Ali eşlerinden ve cariyelerinden olma 14 erkek çocuk, 18 kız çocuk sahibiydi.Lascia, oltre alla moglie e ai dieci figli, otto nipotini.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Salì al trono il figlio non ancora nato di una delle mogli di Ormisda II, Sapore II.
Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine alsınlar.Скажи твоим женам, твоим дочерям и женщинам верующих мужчин, чтобы они туго затягивали свои покрывала.
İstisnai durumlar hariç padişahlar eşleri ile nikâh kıymıyorlardı.Супруги Карзинкины были в большой дружбе с супругами Шаляпиными, и не только.
385 yılında çıkardığı bir kararname ile rahipleri eşleriyle birlikte yaşayabileceği konusunda hüküm verdi.Указ 385 года гласил, что священники должны прекратить сожительство с жёнами.
Eşlerin konuşmadığı biçimi de vardır.У обоих есть жёны, которые их не удовлетворяют.
Sleptonlar ve Skuarklar (spin-0) Standart Model'deki fermiyonların süpersimetrik eşleridir.Слептоны и Скварки (спин — 0) — суперсимметричные партнёры фермионов Стандартной модели.
X ve Y bozonuları Büyük Birleşim Kuram'ları tarafından önesürülen W ve Z bozonlarının daha ağır eşleridirler.X-бозон и Y-бозон предсказываются теориями Великого объединения как более тяжёлые эквиваленты W- и Z-бозонов.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Русалкою во главе, причём оба боярина были с женами.
Grandükler eşlerine grandüşes adı verilir.Абысын — жены братьев так называют друг друга .
Astsubay eşlerine polis müdahale etti.Супруги вызвали полицию.
Hanedanın Sürgününden sonra eşleri ve çocukları ile Fransa'ya yerleşti.После смерти имение перешло его вдове и детям.
Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.قْتل 70% من ضحايا جرائم القتل من الإناث من قبل أزواجهم أو اصدقائهم.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."ولا يتم الدخول في الزواج إلا بموافقة حرة ووافية من الزوجين المعنيين".
Eşlerine bağlı kuşlardır.أفقه نساء زمانها".
Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı.كل واحد منهم كان لديه طفلان من علاقات سابقة.
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.في بعض الحالات, تم اعتقال النساء انفسهن.
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.حق المرأة في التحرر.
Zeyneb binti Huzeyme (Arapça: زينب بنت خزيمة), İslam peygamberi Muhammed’in eşlerinden birisidir.لبيد بن الأعصم: هو رجل يهودي، ذكرت الروايات أنه سحر النبي محمد صلى الله عليه وسلم.
385 yılında çıkardığı bir kararname ile rahipleri eşleriyle birlikte yaşayabileceği konusunda hüküm verdi.Escreveu um decreto no 385, afirmando que os padres deveriam parar de conviver com suas esposas.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Os médicos podem também incentivar os pacientes a recomendar aos seus parceiros que sejam tratados.
Hususi pasaport alabilecek durumda bulunanların eşlerine de aynı tür pasaport verilir.Além deles, os membros do Parlamento recebem este tipo de passaporte.
Müslümanlar, Muhammed'in eşlerini bir saygı ifadesi olarak "Mü'minlerin anneleri" sıfatıyla ifade ederler.Ela é comumente reconhecido pelos muçulmanos como "Mãe dos Crentes" (Umalmuminim).
Benedetto, Fulcone Zaccaria ile eşlerinden Giulietta ya da Beatrice'in birden ikinci oğlu olarak doğmuştur.Benedito era o segundo filho de Fulcão Zaccaria de uma de suas esposas: Juliana ou Beatriz.
Umialikler ve eşleri kendi yerel ailelerinin şefleridir.Amigos, mas patrões na própria casa.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.Todos os membros são Dançarinos Principais.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Ambas esposas estão envolvidas com suas publicações.
Bu portreler genellikle zengin sosyete kadınları ve finanscıların eşlerinin veya gözdelerinin resimleri idi.Com frequência, essas revistas contém fotografias de mulheres e/ou homens atraentes.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Quando os resultados dos exames confirmam a doença, recomenda-se que os parceiros sejam também tratados.
Cooper eşleri yığını bu sebepten dolayı bir süperakışkandır, elektron kaybı olmadan hareket edebilir.Concluindo que o par de Cooper é um superfluido, significando que pode fluir sem dissipação de energia.
Eşlerin konuşmadığı biçimi de vardır.De vrouwen komen erachter dat hun echtgenoten iets voor hun verbergt.
Erkek kardeşler, birbirlerinin eşlerine de yenge şeklinde hitap edebilirler.Overigens kunnen de broertjes elkaars naam wel zeggen.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Sjapoer II was het ongeboren kind van een van de bijvrouwen van Hormazd II.
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.De beloning hiervoor is hun vrijheid.
Erkekler eşlerini gece ziyaret ederler.Ze waren vrij om 's avonds hun vriendinnetjes op te zoeken.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Ook al ontmoetten de twee elkaar elke dag, ze schreven ook brieven naar elkaar.
Nikahlı ve nikahsız eşlerinden 5 çocuğu vardır.Ze kregen vijf dochters en een zoon, die ongehuwd blijft.
Erkekler poligamdır, yani birden fazla eşleri vardır.Het mannetje is polygaam en paart dus met verschillende vrouwtjes.
Erkeklerin büyük bir bölümü, iş yerlerini kadınlarla, özellikle de eşleriyle paylaşmak istememekteydi.Veel vrouwen willen bovendien hun man niet meer delen met andere vrouwen.
Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun?Dlaczego zakazujesz sobie tego, co pozwolił ci Bóg, chcąc przypodobać się twoim żonom?
Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine alsınlar.Powiedz swoim żonom i swoim córkom, i kobietom wierzących, aby się szczelnie zakrywały swoimi okryciami.
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.W zemście kobiety wymordowały wszystkich mężczyzn na wyspie.
Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.70% zamordowanych kobiet ginie z rąk swoich partnerów.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Konwencja stwierdza, że małżeństwo może być zawarte tylko za pełną i swobodną zgodą przyszłych małżonków.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Obaj królowie rywalizowali o władzę i zwalczali się nawzajem.
Söz konusu surenin inişine dair hadisi peygamberin eşlerinden Aişe anlatmış, Urve nakletmiştir.Oto Prorok powierzył w tajemnicy jednej ze swoich żon pewną historię.
Bu eşlerinden birer kızı olmuştur.Spotyka się z córką jednego z nich.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Obaj mają jednak kłopoty w nawiązywaniu relacji damsko-męskich.
Erkek kardeşler, birbirlerinin eşlerine de yenge şeklinde hitap edebilirler."Czy ci chłopcy chcą udowodnić jeden drugiemu swoją męskość?
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Będziecie jedli ciało synów i córek waszych.
İtirazının nedeni bu unvanın veliaht olan erkek prenslerin eşlerine verilmesidir.Jest to jedyna znana źródłom żona tego księcia.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Äktenskap får endast ingås med de blivande makarnas fria och fulla samtycke.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Om testerna är positiva, rekommenderar de att även deras partners blir behandlade.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Läkare kan också uppmuntra patienterna att be deras partners söka vård.
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.I samband med dem var det ibland möjligt att även fruarna fick delta.
Kulüp üyelerinin eşlerinin de istedikleri takdirde kulübe kabul edilmesinin önü açıldı.Du bestämmer själv tillsammans med de andra medlemmarna i klubben vad ni ska göra i just er klubb.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.Även parets två barn är danslärare.
Oğullarının eşleri hariç toplam 70 kişiydiler.Förhållandet var 70 kvinnor på 100 män.
385 yılında çıkardığı bir kararname ile rahipleri eşleriyle birlikte yaşayabileceği konusunda hüküm verdi.Указ 385 року говорив, що священики повинні припинити співжиття з дружинами.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Якщо результати аналізів позитивні — також пропонується лікування їх партнерів.