Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Læger kan også opfordre patienter til at bede deres partnere om at søge behandling.
Her ikisininde eşleri dul kalmış.De to nævnte damer var begge enker.
Eşlerden biri ölene kadar tek eşle çiftleşir.Der har man ens kørekort, indtil man dør.
Bunun yerine, Cooper eşleri adı verilen eşler halinde bulunurlar.Samlevere skal opfylde de samme krav som ægtefæller.
Erkekler poligamdır, yani birden fazla eşleri vardır.Det er polyandri, når en kvinde har mere end to mænd.
Kantura İbrahim'in eşlerinden üçüncüsü olduğu düşünülen kadın.Mindst tre kvinder mente sig at være Holmes' kone.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Magten blev overdraget til en af Hormizds hustruers ufødte barn.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Ekteskap må bare inngås etter fritt og fullt samtykke av de vordende ektefeller.
1. Eşler ve Kızlar.Du mener gutter og jenter?’"
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Båndene mellom individene er sterke og parene lever som oftest sammen til en av dem dør.
Eşlerin her ikisi de yavrularına yiyecek taşırlar.Begge foreldrene bringer mat til valpene.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Jika mereka positif, mereka menganjurkan agar pasangan mereka juga dirawat.
Aynı şekilde kadınların eşlerinin isimlerini almaları da mümkün kılındı.Karena pilihan itu pula dia diberi nama Istri Kanya (kanya berarti melajang atau tidak kawin).
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Dokter juga dapat mendorong pasien untuk mengirim pasangan pasien untuk mencari perawatan kesehatan.
Eşinin (veya eşlerinin) adı verilmemiştir.Namun demikian istrinya tidak satu kepercayaan (agama) dengannya.
Oğullarının eşleri hariç toplam 70 kişiydiler.Gideon mempunyai 70 putra dari istri-istrinya.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Karena keduanya membuat keributan, mereka berdua pun digiring ke kantor polisi.
Zeyneb binti Huzeyme (Arapça: زينب بنت خزيمة), İslam peygamberi Muhammed’in eşlerinden birisidir.Menurut agama Hindu, Aditi (Sanskerta: अदिती; Aditī) adalah ibu para dewa, istri bagi Resi Kasyapa.
Erkekler eşlerini gece ziyaret ederler.Polisi mengunjungi apartemennya pada malam hari.
Veri tabanını destekleyen eşler, zaman zaman tarihin farklı versiyonlarına sahiptir.Peer (rekan) yang mendukung basis data memiliki versi riwayat yang berbeda-beda dari waktu ke waktu.
Eşler evlilikten önce kısa bir nişanlılık dönemi geçirirler.Periode pertunangan yang panjang diperlukan sebelum pernikahan berlangsung.
Bu yanıp sönmeler eşlerin birbiriyle haberleşmesini sağlar.Istri-istri Rasulullah memberikan isyarat satu sama lain.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Kerajaan-kerajaan kecil ini tak henti-hentinya bergonta-ganti sekutu dan saling memerangi.
Hepsinin eşleri İngiliz’di ve sonuç olarak liberal İngiliz görüşlerinin etkisi altında kalmakla suçlandılar.Những vị này đều có vợ là người Anh, nên họ bị coi là chịu sự chi phối của tư tưởng tự do Anh.
Her ikisininde eşleri dul kalmış.Vợ chồng đều là tướng lĩnh của Hai Bà Trưng.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Vua mới còn nhỏ, các công tử tranh nhau làm phụ chính, xung đột với nhau.
Dar anlamda aile (evlilik birliği); sadece eşlerden oluşan birlikten meydana gelir.配偶者のある者は、配偶者と共同してのみ養子縁組をなすことができる。
Eşler, evlenme akdi (nikah) için ehliyete sahip olurlar.(酔った勢いで)親同士が決めた許嫁・道明寺咲良がいる。
İçinizde en hayırlınız eşlerine karşı en şefkatli, muhabbetli olanınızdır.舟木家にもっとふさわしい嫁を」と舟木家を去る。
Kuma, çok eşli bir erkeğin ilk eşi dışındaki eşlerinden her biri.かの子との間に1女、最初の妻との間には1男1女。
Eşlerin konuşmadığı biçimi de vardır.女房は… 妻に言えない事もある!
Eşi (veya eşlerinin) ismi verilmemiştir.妻(みつえ)が娘(なぎさ)から下の名前で呼ばれているのを快く思っていない。
Aynı zamanda Zeus'un eşlerinden biridir.ゼウスの妻でもある。
Türkiye'de kadınlar eşlerinin soyadını kullanmak zorundadır.日本の人名で、女性の名前に用いられる。
Eşlerden birisi ölünce başka bir eş edinebilirler.片方が亡くなると新たな伴侶を見つけることもある。
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.二人の娘はそれぞれに母親との関係について著作がある。
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.そして、彼女たちは島の男性達を弁護すると決定した。
Resimde sol tarafta üç kardeş, merkezde babaları, sağ tarafta ise kızkardeşleri ve eşleri yer alır.『ホラティウス兄弟の誓い』では、ホラティウス三兄弟が左側に、その父が中央に、妻や姉妹は右側に描かれている。
Nebuchadnezza’ın eşi Amyitis (veya diğer eşler) hakkında da bir söz yoktur.婿入りしているためか妻の鷹祢には頭が上がらない。
Eşler, 16-18 gün kadar sırayla kuluçkaya yatar.雌のみが16-17日間にわたって抱卵する。
Görevli olarak Interpol pasaport sahipleri. eşleri 14 yaş altındaki çocukları, ve Mauritius sakinleri.印刷工たちが住むパリのカイロ通りで、内縁の妻テレーズと自分の子供3人、テレーズの連れ子4人と一緒に住んでいる。
Grandükler eşlerine grandüşes adı verilir.子供は老婆に坊ちゃまと呼ばれている。
Eşlerden biri bir koz veya ceza söyler.犯人は尊攘派または天誅組。
Eşler evlilikten önce kısa bir nişanlılık dönemi geçirirler.求婚は、結婚を決める前の一段階。
Resimde sol tarafta üç kardeş, merkezde babaları, sağ tarafta ise kızkardeşleri ve eşleri yer alır.畫中三兄弟在左面,父親在中間,三兄弟的妻子及姊妹在右面。
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.自由是社会人的权利。
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.他的兩個姊姊都是舞者。
Delilah, erkekleri sevgililerinden veya eşlerinden uzaklaştırmaya çalışan kadın anlamına gelir.姆威當會幫助被丈夫或情人拋棄的女性。
Aynı şekilde kadınların eşlerinin isimlerini almaları da mümkün kılındı.相对於宅男,有相似生活习惯的女性則被稱為宅女。
Eşi (veya eşlerinin) ismi verilmemiştir.其所污婦女,所受饋遺,不可勝記。
İsyancı köylülerin, hatta bazılarının eşleri ve çocuklarının yanmış cesetleri direklere asıldı.农民的胡须被烧毁,他们的妻子和女儿被强奸。
Zeyneb binti Huzeyme (Arapça: زينب بنت خزيمة), İslam peygamberi Muhammed’in eşlerinden birisidir.紀嫣然,黃易《尋秦記》中的女主角,是男主角項少龍的妻子。
İstasyonların orijinal rusça isimleri Ukrayna'nın bağımsızlığı sonrası Ukraynaca eşleri ile değiştirildi.烏克蘭獨立之後,改用烏克蘭語表記名稱。
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.在很多情况下,他们还助长了他们。
Eşleri ve çocukları protokolde hiçbir dereceye girmez.他的妻子和女儿偶尔在节目中出现。
Yerler kanla kaplıdır ve duvarlarda Mavi Sakal'ın önceki eşlerinin cesetleri asılıdır.그방의 바닥은 피로 얼룩져있으며, 남편의 전 아내들의 시체가 벽에 걸려있었다.
Bir kişi bir erkek eşi avlarsa, başarılı olmak için eşlerinden iş birliği yapmalıdır.만약 한 사람이 사슴을 잡고자 한다면, 그는 성공률을 높이기 위해 파트너와 협력을 해야 한다.
Eşler birbirlerine bağlıdır.배우자는 서로 촌수가 없다.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.다른 사안들을 놓고도 두 사람의 이견이 나왔다.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.전분은 두영의 친구인 관부와 대립하였는데, 서로를 탄핵하기에 이르렀다.