Erkek kardeşler, birbirlerinin eşlerine de yenge şeklinde hitap edebilirler."Czy ci chłopcy chcą udowodnić jeden drugiemu swoją męskość?
Eşler birbirlerine bağlıdır.Małżonkowie godzą się ze sobą.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Będziecie jedli ciało synów i córek waszych.
İtirazının nedeni bu unvanın veliaht olan erkek prenslerin eşlerine verilmesidir.Jest to jedyna znana źródłom żona tego księcia.
Eşlerden biri ölecek olursa, kalan eş ömür boyu başkasıyla eşleşmez.Co mają zrobić ci którzy mają więcej niż jedną żonę z pozostałymi żonami?
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler - Sean McGinnes, en ung irländare som vill skaffa sig ett nytt liv västerut.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Äktenskap får endast ingås med de blivande makarnas fria och fulla samtycke.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Om testerna är positiva, rekommenderar de att även deras partners blir behandlade.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Läkare kan också uppmuntra patienterna att be deras partners söka vård.
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.I samband med dem var det ibland möjligt att även fruarna fick delta.
Kulüp üyelerinin eşlerinin de istedikleri takdirde kulübe kabul edilmesinin önü açıldı.Du bestämmer själv tillsammans med de andra medlemmarna i klubben vad ni ska göra i just er klubb.
1. Eşler ve Kızlar.Flickor, flickorna.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.Även parets två barn är danslärare.
Oğullarının eşleri hariç toplam 70 kişiydiler.Förhållandet var 70 kvinnor på 100 män.
385 yılında çıkardığı bir kararname ile rahipleri eşleriyle birlikte yaşayabileceği konusunda hüküm verdi.Указ 385 року говорив, що священики повинні припинити співжиття з дружинами.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Якщо результати аналізів позитивні — також пропонується лікування їх партнерів.
Sleptonlar ve Skuarklar (spin-0) Standart Model'deki fermiyonların süpersimetrik eşleridir.Слептони і Скварки (спін — 0) — суперсиметричні партнери ферміонів Стандартної моделі.
Umialikler ve eşleri kendi yerel ailelerinin şefleridir.Всі вони були вдови і голови сімейств.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Також і лікарі можуть спонукати пацієнтів до того, щоб вони привели своїх партнерів на обстеження.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Живуть у стабільних парах, які залишаються разом, поки один з пари не вмирає.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Pokud je výsledek pozitivní, doporučuje se léčba i jejich partnerům.
Sync Birden fazla Google takvimi ve irtibat bilgilerini bir Google hesabı kullanarak mobil telefonlarla eşler.Sync Synchronizace více mobilních telefonů s použitím účtu Google.
Eşinin (veya eşlerinin) adı verilmemiştir.Nepožádáš manželky přítele svého (nov.) 2.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Lékaři mohou svým pacientům rovněž doporučit, aby jejich partneři vyhledali odpovídající péči.
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.V některých případech si těla zabitých také odnesly jejich rodiny.
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.Děly jejich svobodu nespoutáte.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Vůdci jednotlivých frakcí se navzájem neuznávali a soupeřili mezi sebou.
Nikahlı ve nikahsız eşlerinden 5 çocuğu vardır.Měl čtyři manželské děti a pět dětí nemanželských.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Uniformu museli platit dívkám rodiče.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.Oba manželé byli vynikající tanečníci.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Medicii pot de asemenea să recomande pacientelor să le ceară partenerilor lor să solicite asistență medicală.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Dacă sunt pozitive, se recomandă de asemenea tratamentul partenerilor acestor femei.
Arşidüklerin eşleri arşidüşes unvanını taşıyorlardı.Soțiile monarhului purtau titlul de împărăteasă.
Aynı zamanda Zeus'un eşlerinden biridir.Este una dintre soțiile zeului Shiva.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler ca Seán McGinnes, un tânăr ambițios irlandez în căutarea sa de a face avere în Vestul SUA.
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.Spiritului femeiesc îi este refuzată libertatea.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Când cei doi erau despărțiți, își scriau frecvent scrisori.
683) İslâm peygamberi Muhammed'in eşlerinden biri.678) (arabă عائشة) a fost a treia soție a profetului Mahomed.
Müslümanlar, Muhammed'in eşlerini bir saygı ifadesi olarak "Mü'minlerin anneleri" olarak ifade ederler.Soțiile Profetului sunt acceptate de către musulmani ca Mamele Credincioșilor (Ummahāt ul-Muʾminīn).
Eşleri Sultanum Begüm (y.În timpul sultanului femeilor (kadinlar Sultanat).
1900'lü yıllarda, eşleri askerde olan çocuklu kadınlara para yardımı yapılmaktaydı.În Africa Centrală, femeile însărcinate numărau lunile de sarcina cu ajutorul lor.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.A kezelőorvosok ugyancsak ösztökélhetik a betegeket arra, hogy partnerüket küldjék orvoshoz.
Eşler birbirlerine bağlıdır.A párok hűségesek egymáshoz.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.A trón így II. Hurmuz egyik özvegyének még meg sem született fiára szállt.
Müslümanlar, Muhammed'in eşlerini bir saygı ifadesi olarak "Mü'minlerin anneleri" sıfatıyla ifade ederler.A muszlimok, úgy ahogyan a Próféta többi feleségét, édesanyjukként tisztelik.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.A párok egész évben együtt maradnak és a kötelék köztük addig tart, amíg valamelyikük el nem pusztul.
Eşler bir yaz süresince 3-4 defa yavru çıkarırlar.A nőstény évente egyszer vagy kétszer 3-4 kölyköt ellik.
Erkekler eşleri dışındakilerlede cinsel ilişki yaşıyordu.Hivatalos személyek kapcsolata mások feleségeivel.
Grandükler eşlerine grandüşes adı verilir.Ezek a nevek főleg úrnők nevei voltak.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."2. Avioliiton solmiminen tapahtukoon vain tulevien aviopuolisoiden vapaasta ja täydestä suostumuksesta.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Pari pysyy yhdessä yleensä siihen asti kunnes toinen kuolee.
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.He myös tappavat mahdolliset uhat saarella.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Kruunu varattiin Hormmizd II:n erään vaimon syntymättömälle lapselle.
Soyluların meclis dokunulmazlığı, İngiliz soylularının eşleri ve dul kadınlarına kadar uzanır.Muutamat suvun kreivit naivat vaimoikseen saksalaisia kreivittäriä.
Eşler birbirlerine sarılarak saatlerce suda sürüklenir.Naiset huudetaan kuljetettavaksi yksi kerrallaan.
Sleptonlar ve Skuarklar (spin-0) Standart Model'deki fermiyonların süpersimetrik eşleridir.Sleptonit ja skvarkit (spin-0) ovat Standardimallin fermionien supersymmetrisiä partnereita.
1. Eşler ve Kızlar.Naiset ja lapset ensin.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Αν οι εξετάσεις βγουν θετικές, προτείνει επίσης τη θεραπεία του συντρόφου της εκάστοτε γυναίκας.
Eşlerinin özgürlüğü onların özgürlüğüdür.Οι φίλαθλοι του Ελευθεριακού είναι οι Liberta.
Eşleri ve çocukları protokolde hiçbir dereceye girmez.Ούτε οι γυναίκες και τα παιδιά ετύγχαναν οίκτου.