Ana içeriğe geç
Sözlük

eşler ile cümle

eşler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Organizma, enfekte olmuş kadınların erkek eşlerinde de %80 oranında bulunur.감염 남성의 10%와 감염 여성의 80%가 무증상이다.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.שני הוריה היו רקדנים.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.כס המלכות נשמר עבור ילדה של אחת מנשותיו של הורמיזד השני, שעדיין לא נולד.
Bu liste, Osmanlı padişahlarının eşlerini listelemektedir.בכך הושוו קצבאותיהם לאלה של אלמנות צה"ל.
Erkekler eşlerini gece ziyaret ederler.היאך בני אדם מותרים בנשותיהם בלילה?
Bazı durumlarda yanlarına eşleri de ilave edilirdi.בעבודות קלות יותר עזרו גם נשותיהם.
Çiftleşen eşler birlikte yaşadıkları sürece tekeşli olarak kalır.זאת כל עוד אחד מבני הזוג המעניק היה נותר בחיים.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Лекарите може също така да насърчават пациентите да изпращат партньорите си да потърсят помощ.
Erkekler eşlerini gece ziyaret ederler.Двамата се уговарят да се видят вечерта.
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.Ревнивите съпруги избиват една нощ всички мъже на острова.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Право да избират се дава само на жените майки със законен брак.
Genellikle yalnız başlarına veya çiftleştikleri eşleriyle küçük bölgelerinde bulunurlar.Обикновено живеят сами или в малки групи представен от мъжки и женска с няколко техни малки.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Ako je nalaz pozitivan, preporučuje se liječenje oba partnera.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Liječnici također trebaju poticati bolesnike da upute svoje partnere na liječenje.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prijestolje je bilo rezervirano za nerođeno dijete jedne od žena Hormizda II.
Kuma, çok eşli bir erkeğin ilk eşi dışındaki eşlerinden her biri.On se satoji prije svega od ženki koje su međusobno sve u srodstvu.
Eşleri ve çocukları ^ Peter Keepnews (8 Ekim 2011).Peter Keepnews (7. siječnja 2012.).
Eşler çiftleştikte sonra ayrılır ve yavruların bakımını dişi yapar.Mrijeste se u parovima i vode brigu o potomstvu.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Trón bol vyhradený pre ešte nenarodené dieťa jednej z manželiek Hormizda II.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Seán McGinnes (Ben Esler) - mladý Ír, ktorý prišiel hľadať prácu na Západ.
1. Eşler ve Kızlar.Ostali manželky, deti...
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.Rodičia boli tanečníci.
Karakterler yaşlı bir anne-baba, iki oğulları, onların eşleri ve sevgilileridir.Niektoré deti mal s Hekabou, iné s druhými manželkami, alebo milenkami.
Ancak bu durum eşler arasında uzaklaşmaya yol açmıştır.No i táto skutočnosť sa na zlepšení vzťahu medzi manželmi neprejavila.
Eşleri ve çocukları protokolde hiçbir dereceye girmez.S manželkou a deťmi poriadne nekomunikoval.
Sonuçlar pozitif çıkarsa, eşlerin de tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir.Če so pozitivne, priporočajo tudi zdravljenje njihovih partnerjev.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Zdravniki lahko tudi spodbujajo bolnike, naj vplivajo na svoje partnerje, da se obrnejo na zdravstveno službo.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Prestol so namenili še nerojenemu otroku ene od žena Hormizda II..
Eşlerden birinin ölmesi ya da hastalanması durumunda ikinci evlilik yapılabilmektedir.Po smrti moža oziroma žene se lahko drugi zakonec ponovno poroči.
Aynı zamanda Zeus'un eşlerinden biridir.Bila je ena izmed ljubic Zevsa.
Resimde sol tarafta üç kardeş, merkezde babaları, sağ tarafta ise kızkardeşleri ve eşleri yer alır.Slika prikazuje tri brate na levi, oče Horacij v središču in tri ženske skupaj z dvema otrokoma na desni.
1. Eşler ve Kızlar.Žmona ir vaikai: 1.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Sostas buvo rezervuotas negimusiam vienai iš Hormizdo žmonų vaikui.
Her ikisininde eşleri dul kalmış.Giminė vedama iš abiejų sutuoktinių.
Eşleri ve dostları aracılığıyla pek çok spiritualist ve din adamlarıyla bir araya geldi.Per savo vyrą susipažino su įvairiais anarchistais ir komunistais.
Çiftler sosyal olarak tekeşlidir ve eşlerden biri ölünceye kadar birlikte kalırlar.Vilkų pora yra ištikimi vienas kitam, nebent vienas iš jų žūtų.
Eşler birbirlerine bağlıdır.Abikaasad võõrdusid teineteisest.
Kız çocuklarının babalarına, kadınların ise eşlerine hizmet etmesi gerekirdi.Tema vanemad annetasid tütarlapse neerud abivajajatele.
Eşleri de adadaki tüm erkekleri öldürür.Seejärel tapsid tema väed kõik linna meessoost elanikud.
1. Eşler ve Kızlar."Poisid ja tüdrukud.
Ailelerini şehre getirmiyorlar. Birbirlerinin eşlerine ya da çocuklarına rastlamıyorlar.Nie biorą ze sobą swoich rodzin, nie spotykają się wzajemnie w towarzystwie żon i dzieci.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Aber weder Schwestern noch Ehefrauen waren bereit, meine Arbeit zu unterstützen.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Ale ani sestry, manželky, nejsou připravené účastnit se takového výzkumu.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Bahkan saudari dan istri saya sekalipun tidak siap untuk mendukung penelitian ini.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Ciągle spotykała mnie odmowa.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.하지만 동생과 아내조차 제 연구를 도와줄 준비가 돼있지 않았습니다.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Ma anche le sorelle, come le mogli, non sono pronte a collaborare.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Maar zussen noch echtgenote wilden het onderzoek steunen.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Mais même les sœurs, les femmes mariées, n'étaient pas prêtes à soutenir les recherches.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Nhưng ngay cả những người chị, người vợ, họ không sẵn sàng để hỗ trợ cho nghiên cứu.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Nici chiar surorile sau soția nu au susținut proiectul.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Pero hermanas y esposas, no están dispuestas a ayudar en la investigación.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Αλλά ακόμα και οι αδελφές, και οι γυναίκες, δεν ήταν έτοιμες να υποστηρίξουν την έρευνα.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.Но и мои замужние сёстры не готовы были помочь с исследованиями.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.אבל אפילו אחיות, נשים, הן לא מוכנות לעזור במחקר.
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.لكن حتى الشقيقات والزوجه غير مستعدين لدعم هذا البحث
Ancak kız kardeşler, eşler bile bu araştırmayı desteklemeye hazır değiller.だから私はずっとインドの聖人たちがうらやましかったです
Ben sık sık, onların eşleri ve çocukları kendi koyabilirdik erkek görmek için merak ettikIch habe mich oft gefragt, um Männer, die ihre Frauen und Kinder ihr eigen nennen konnte sehen,
Ben sık sık, onların eşleri ve çocukları kendi koyabilirdik erkek görmek için merak ettik나는 종종 자신의 아내와 아이 자신의 부를 수있는 남자를보고 궁금했습니다
Ben sık sık, onların eşleri ve çocukları kendi koyabilirdik erkek görmek için merak ettikلقد تساءلت كثيرا لرؤية الرجال التي يمكن استدعاء زوجاتهم وأطفالهم بأنفسهم
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod