Ana içeriğe geç
Sözlük

eşit ile cümle

eşit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dünyada insanlar her zaman daha fazla özgürlüğü ve eşitliği savunuyor.People in the world are always advocating for more freedom and equality.
Pastayı eşit olarak paylaşmak zorundasın.You have to share the cake equally.
Müzik alanında hiç kimse bu genç kadın eşit değildir.Nobody is equal to this young woman in the field of music.
Anahtar sözcük eşitliktir.The key word is equality.
Sonuç olarak, daha fazla kadın eşit işi alıyor.As a result, more women are receiving equal work.
Kavunu altı eşit parçaya böl.Cut the melon into six equal pieces.
Para muhtemelen bu ikisi arasında eşit olarak bölünecek.The money will probably be split evenly between those two.
İki öğretmenin de eşit sayıda öğrencisi vardı.The two teachers had an equal number of students.
İki dağ eşit yüksekliktedir.The two mountains are of equal height.
Bütün insanlar eşit yaratılmaz.Not all men are created equal.
Hukuk önünde herkes eşittir.Everybody is equal before the law.
Bütün insanların eşit hakları vardır.All men have equal rights.
Bütün insanlar eşit yaratılırlar.All men are created equal.
Bütün insanlar eşit yaratıldılar.All men are created equal.
Allah önünde bütün insanlar eşittir.All men are equal before God.
Yeryüzünde tek eşitlik ölümdür.The sole equality on earth is death.
Bu doğruyu 20 eşit parçaya bölün.Divide this line into twenty equal parts.
Sen zeka olarak ona eşitsin.You are equal to him in intelligence.
Bir üçgende tüm açıları toplamı 180 dereceye eşittir.The sum of all the angles in a triangle equals 180 degrees.
İki çocuğun yaşları toplandığında babalarınkine eşit oluyordu.The ages of the two children put together was equivalent to that of their father.
İki pint bir litreye eşittir.Two pints are equal to a quart.
Bir yarda üç fite eşittir.A yard is equal to three feet.
Bir metre tam bir yardaya eşit değildir.A meter is not quite equivalent to a yard.
Bir mil yaklaşık 1600 metreye eşittir.A mile is equal to about 1600 meters.
Bir dolar yüz sente eşittir.A dollar is equal to a hundred cents.
On dimen bir dolara eşittir.Ten dimes are equal to one dollar.
Evlilikte vermek ve almak eşit olması gerekir.In marriage there should be equal give and take.
Yasa şimdi kadınların erkeklerle eşit şartlarda istihdam edilmesini gerektiriyor.The law now requires women to be employed on equal terms with men.
Servet mirasçılar arasında eşit olarak bölündü.The property was divided equally among the heirs.
Sana bir dolar ödersem, eşit oluruz.If I pay you a dollar, we'll be even.
Doğum ve ölüm oranları neredeyse eşitti.The birth rate and death rate were nearly equal.
Allah'ının nazarında bütün insanlar eşittir.In the sight of God, all men are equal.
Hepsi eşit.All are equal.
Bütün insanlar eşittir.All men are equal.
Bir kare dört eşit kenara sahiptir.A square has four equal sides.
Ben erkeklerin ve kadınların eşit olduğunu güçlü bir şekilde hissediyorum.I feel strongly that men and women are equal.
Kadınlar ve erkekler arasında hiçbir eşitsizliğin var olmasına izin verilmemesi gerekir.No inequality should be allowed to exist between men and women.
O, herkes için eşitliğin lehindeydi.He was in favor of equality for all.
O görev için eşit olan tanıdığım tek kişidir.He is the only person that I known who is equal to the task.
O, babasına eşit değil.He is not equal to his father.
Kadınlar için eşit hakları savundu.She advocated equal rights for women.
Eşitlik anayasa tarafından garantiye alınmıştır.Equality is guaranteed by the Constitution.
Yasalar önünde bütün insanlar eşittir.All men are equal under the law.
Yasa tüm insanların eşit olduğunu söylüyor.The law says that all men are equal.
Hiç kimse ona güçte eşit değildir.Nobody equals him in strength.
Bütün hayvanlar eşittir ancak bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.All animals are equal, but some animals are more equal than others.
İnsanlar doğarlar ve haklar bakımından özgür ve eşit kalırlar.Men are born and remain free and equal in rights.
Dayanışma ve eşit haklar kamu politikasının temel taşını oluştururMake solidarity and equal rights the cornerstone of public policy.
Bu doğru parçasını 20 eşit parçaya bölün.Divide this line segment into twenty equal parts.
Tüm diller eşittir, ama İngilizce diğerlerinden daha eşittir.All languages are equal, but English is more equal than the others.
Tüm diller eşittir, İngilizce hepsinin en eşitidir.All languages being equal, English is the most equal of all.
Bir artı iki üçe eşittir.One plus two is equal to three.
Eğer tamsayı sadece sıfırdan büyük veya eşit ise tamsayı doğaldır.An integer is natural if and only if it is greater or equal to 0.
Her şahıs memleketin kamu hizmetlerine eşitlikle girme hakkını haizdir.Everyone has the right of equal access to public service in his country.
Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.
Her eylem için eşit ve karşıt bir tepki vardır.For every action there is an equal and opposite reaction.
Otuz beş santigrat derece doksan beş Fahrenheit dereceye eşittir.Thirty-five degrees centigrade equals ninety-five degrees Fahrenheit.
İnsanlar daha fazla özgürlük ve eşitlik peşinde.People pursue more freedom and equality.
Esperanto ile diğer ülkelerden gelen insanlarla eşit olarak iletişim kurabilirsiniz.With Esperanto you can communicate equally with people from other countries.
İstediğiniz herhangi bir dilde yazabilirsiniz. Tatoeba'da bütün diller eşittir.You may write in any language you want. On Tatoeba, all languages are equal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod