Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Vajon őt mért csípik inkább, mint engem?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Waarom wordt ze meer gebeten dan ik?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Warum bekommt sie mehr Stiche ab als ich?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Γιατί να τσιμπούν περισσότερο εκείνη κι όχι εμένα;
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Почему её кусают чаще, чем меня?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Чому вона отримує більше укусів, ніж я?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?למה היא חוטפת יותר עקיצות ממני?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?لماذا تتلقى زوجتى لدغات أكثر منى؟
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?その答えは彼女の体臭にあります
Eşim olman ve ailemle asla tanışmaman nasıl?Hoe komt het dat je mijn man bent en je hebt nog nooit mijn familie ontmoet?
Eşim olman ve ailemle asla tanışmaman nasıl?Jak je možné, že jsi můj manžel a nikdy ses neseznámil s mojí rodinou?
Eşim olman ve ailemle asla tanışmaman nasıl?Sao mà anh là chồng em mà anh chưa hề gặp gia đình em?
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.E lei mi disse di farmi gli affari miei.
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.Istri saya menjawab, "Bukan urusanmu."
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.제 아내는 답했습니다, "신경쓰지마"
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.Ma femme a répondu : "Ça ne te regarde pas".
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.Mi esposa respondió: "No es asunto tuyo".
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.Mijn vrouw antwoordde: "Gaat je niets aan".
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.Moje žena odpověděla: "Do toho ti nic není."
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı."Nie twój interes", odpowiada żona.
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı."Nu e treaba ta", mi-a răspuns.
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.Und meine Frau antwortete: "Das geht dich nichts an."
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.Vợ tôi trả lời, "Không phải là việc của anh."
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.Η γυναίκα μου απάντησε, "Να μη σε νοιάζει".
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.Моя жена ответила: "Не твоё дело".
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.אישתי השיבה, "זה לא העסק שלך".
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.اجابت زوجتي " ان هذا لايعنيك"
Eşim "Seni ilgilendirmez." diye yanıtladı.そう言われても 私は夫ですので 彼女の後ろに回り込み
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:A minha mulher — que está algures na audiência hoje — telefonou-me para o escritório e disse:
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:오늘 청중들 가운데 어딘가 있을 제 아내는 사무실에서 제게 전화를 해서
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:Meine Frau, die sich irgendwo hier im Publikum befindet, rief mich im Büro an und sagte:
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:Mijn vrouw, die vandaag in het publiek aanwezig is, belde me op kantoor op en zei:
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:Mi mujer, que está en algún lugar entre la audiencia, me llamó a la oficina y me dijo:
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:Moja žena, ki je sedaj nekje v občinstvu, me je poklicala iz pisarne in rekla:
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:Moja žena, ktorá je tu dnes niekde v hľadisku, mi zavolala do práce a vravela:
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:Moja żona, która siedzi tu gdzieś na widowni, zadzwoniła do mojego biura i powiedziała:
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:Moje žena, která je dnes někde tady v publiku, mi zavolala do kanceláře a řekla:
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:Soţia mea, care e undeva în public azi, m-a sunat la birou:
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:Η γυναίκα μου, που βρίσκεται κάπου στο κοινό σήμερα, με πήρε τηλέφωνο στο γραφείο και είπε.
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:אשתי, שנמצאת כאן בקהל היום, התקשרה אלי למשרד
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:زوجتي , التي هي من ضمن الجمهور اليوم , إتصلت بي في المكتب
Eşim, şimdi aranızda bir yerlerde oturuyor, ofisimi aradı ve dedi ki:妻が職場に電話してきて ナイジェル 一番下の子のハリーを学校に迎えに行ってあげて"
Eşim... ...sizin meslektaşınız.Meu marido é... um embalsamador.
Eşim... ...sizin meslektaşınız.Mijn man is een... aflegger.
Eşim... ...sizin meslektaşınız.Mi marido es... ... embalsamador.
Eşim... ...sizin meslektaşınız.Mio marito... č un esperto di deposizioni.
Eşim... ...sizin meslektaşınız.Moj mož je balzamer.
Eşim... ...sizin meslektaşınız.Mon mari... est un embaumeur.
Eşim... ...sizin meslektaşınız.Soţul meu... ... pregăteşte morţii pentru a fi puşi în sicrie.
Eşim... ...sizin meslektaşınız.Ο σύζυγός μου... τοποθετεί τους νεκρούς σε φέρετρα.
Eşim... ...sizin meslektaşınız.Мой муж - мастер церемонии прощания.
Eşim... ...sizin meslektaşınız...زوجي يعمل متعهد تكفين
Eşim, sohbete kattığım her gereksiz bilgi için beni bir dolar ile cezalandırdı.제 아내는 제가 얘기중에 상관없는 사실들을 언급할 때 마다 1달러씩 벌금을 매기기 시작했죠.
Eşim, sohbete kattığım her gereksiz bilgi için beni bir dolar ile cezalandırdı.A minha mulher começou a multar-me em um dólar por cada facto irrelevante que eu introduzia na conversa.
Eşim, sohbete kattığım her gereksiz bilgi için beni bir dolar ile cezalandırdı.Mia moglie ha cominciato a multarmi di un dollaro per ogni fatto irrilevante che inserivo nelle conversazioni.
Eşim, sohbete kattığım her gereksiz bilgi için beni bir dolar ile cezalandırdı.Mijn vrouw begon me een dollar boete te geven voor elk irrelevant feitje dat ik in het gesprek inpaste.
Eşim, sohbete kattığım her gereksiz bilgi için beni bir dolar ile cezalandırdı.Min fru började bötfälla mig på en dollar för varje irrelevant fakta jag förde in i vår konversation.
Eşim, sohbete kattığım her gereksiz bilgi için beni bir dolar ile cezalandırdı.Moja žena me je oglobila za en dolar vsakič, ko sem v pogovor vstavil kakšno nepomembno dejstvo.
Eşim, sohbete kattığım her gereksiz bilgi için beni bir dolar ile cezalandırdı.Moje žena mi začala dávat pokuty - jeden dolar za každou nepodstatnou zajímavost, kterou řeknu.
Eşim, sohbete kattığım her gereksiz bilgi için beni bir dolar ile cezalandırdı.Soția mea începuse să mă amendeze un dolar pentru fiecare fapt irelevant pe care-l aduceam în discuție.