Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Kiedy kochałem się z żoną, wypływała ze mnie nie sperma, lecz krew.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.아내와 사랑을 나눌 때, 정액이 나오는게 아니라 피가 나왔어요.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Mikor a feleségemmel szeretkeztem, sperma helyett vér ömlött belőlem.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Quand je faisais l'amour à ma femme, ce n'était pas du sperme qui sortait de moi, mais du sang.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Quando facevo l'amore con mia moglie, non mi usciva nemmeno più sperma; usciva sangue.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Quando fazia amor com a minha mulher, não saía esperma, mas sangue.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Wenn meine Frau und ich uns geliebt haben, kam kein Sperma mehr, nur Blut.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Όταν έκανα έρωτα με τη γυναίκα μου, δεν έβγαινε σπέρμα από μέσα μου, αλλά αίμα.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Когда я занимался любовью со своей женой, из меня вытекала не сперма, а кровь.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.Коли я займався коханням з дружиною, то у мене навіть не було сперми. Була кров.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.כשתיניתי אהבה עם אשתי, לא זרע פרץ ממני כי אם דם.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.عندما مارست الحب مع زوجتي، لم يكن هناك أي حيوانات المنوية تخرج مني خرج مني دم.
Eşimle ilişkiye girdiğimde, dışarıya çıkacak sperm kalmamıştı; sadece kanım vardı.血が流れました パリにいる友人の医者のところに行き
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.Comencé a celebrarlo con mi mujer, pero resultó ser sólo un truco.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.De ambtenaren zeiden dat ze ons huwelijk zouden goedkeuren.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.J'ai commencé à célébrer la nouvelle avec ma femme - mais c'était un leurre.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.Zacząłem świętować z żoną - ale to była tylko zmyłka.
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.Ξεκίνησα να το γιορτάζω με τη σύζυγό μου—αλλά αυτό ήταν κόλπο.
Eşim, Lélia Wanick Salgado. Brezilya son derece radikalleşti.Brazilië radicaliseerde zeer sterk.
Eşim, Lélia Wanick Salgado.제 아내, 레리아 와닉 살가도입니다.
Eşim, Lélia Wanick Salgado.Meine Frau, Lélia Wanick Salgado.
Eşim, Lélia Wanick Salgado.To moja żona, Lélia Wanick Salgado.
Eşim, Lélia Wanick Salgado.אשתי , ליילה וואניק סלגאדו.
Eşim, Lélia Wanick Salgado.زوجتي (ليليّ وانك سالغادو).
Eşim, Lélia Wanick Salgado.ブラジルは政治面で急進的になり
Eşimle şu anda Kuzey Kalifornya'da kiralık bir evde yaşıyoruz. -A se svou ženou teď žiji v severní Kalifornii. A bydlení si pronajímáme.
Eşimle şu anda Kuzey Kalifornya'da kiralık bir evde yaşıyoruz. -E minha esposa e eu, agora, que vivemos do Norte da Califórnia. E nós estamos alugando.
Eşimle şu anda Kuzey Kalifornya'da kiralık bir evde yaşıyoruz. -Mi esposa y yo vivimos ahora mismo en Y estamos rentando.
Eşimle şu anda Kuzey Kalifornya'da kiralık bir evde yaşıyoruz. -Tôi và vợ tôi đang sống ở Bắc California. Và chúng tôi thuê nhà ở đó.
Eşimle şu anda Kuzey Kalifornya'da kiralık bir evde yaşıyoruz. -Und meine Frau und ich leben im Moment in Nord-Kalifornien Und wir wohnen zur Miete.
Eşimle şu anda Kuzey Kalifornya'da kiralık bir evde yaşıyoruz. -Με την γυναίκα μου αυτή την στιγμή ζούμε στην Βόρεια Καλιφόρνια. Και νοικιάζουμε το σπίτι μας.
Eşimle şu anda Kuzey Kalifornya'da kiralık bir evde yaşıyoruz. -ちなみに借りています。 そして、選択によって指摘したいと思います。
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.Am o prietenă apropiată din facultate care a trecut printr-un divorț și-și dorea copii.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.Así que mi marido es el padre biológico de dos hijos con unas amigas lesbianas de Minneapolis.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.Donc mon mari est le père biologique de deux enfants avec des amies lesbiennes de Minneapolis.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.Dotarło do mnie, że można kochać każde dziecko, jeśli ma się taką wolę.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.Io mi sono reso conto che ognuno è in grado dii amare ogni figlio se ha l'effettiva volontà di farlo.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.그리고 전 깨달았습니다. 누구든지 어떤 아이든 사랑할 수 있다는 걸요. 정말 그럴만한 의지가 있다면요.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.O meu marido é o pai biológico de dois filhos com algumas amigas lésbicas em Minneapolis.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.Toen zijn as ter aarde werd besteld, zei ze:
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.Uvedomil som si, že potom je možné pre každého milovať akékoľvek dieťa, ak majú dostatočnú vôľu tak učiniť.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.Và tôi nhận ra bất cứ ai cũng hoàn toàn có thể yêu mến bất cứ đứa trẻ nào nếu ý chí họ đủ mạnh.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.И я осознал, что любой человек может любить любого ребёнка, если у него достаточно силы духа для этого.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.Я зрозумів, що кожен може полюбити дитину, якщо тільки забажає цього.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.ואני הבנתי שאם כך, כל אדם יכול לאהוב כל ילד אם ירצה בכך.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.ومن ثم استنتجتُ أنه من الممكن لأي شخص أن يحب أي طفل إذا كان يملك النية لذلك.
Eşim Minneapolis'teki lezbiyen arkadaşlarının 2 çocuğunun biyolojik babası.愛することが可能なのだと気づきました 私の夫には ミネアポリスに住む レズビアンの友人との間に
Eşim Müslüman olsaydı, evliliğimizin onaylanmasının daha yüksek bir ihtimale sahip olabileceği de söylendi.Daarnaast kreeg ik te horen dat we meer kans maakten als mijn vrouw zich tot de islam zou bekeren.
Eşim Müslüman olsaydı, evliliğimizin onaylanmasının daha yüksek bir ihtimale sahip olabileceği de söylendi.On m'a aussi dit que nos chances d'être approuvés seraient meilleures si ma femme était musulmane.
Eşim Müslüman olsaydı, evliliğimizin onaylanmasının daha yüksek bir ihtimale sahip olabileceği de söylendi.Powiedziano mi również, że szanse na aprobatę wzrosną, jeśli moja żona będzie muzułmanką.
Eşim Müslüman olsaydı, evliliğimizin onaylanmasının daha yüksek bir ihtimale sahip olabileceği de söylendi.También me dijeron que tendríamos más opciones de ser aceptados si mi mujer fuese musulmana.
Eşim Müslüman olsaydı, evliliğimizin onaylanmasının daha yüksek bir ihtimale sahip olabileceği de söylendi.Επίσης, μου είπαν ότι θα είχαμε καλύτερη ευκαιρία να πάρουμε έγκριση αν η γυναίκα μου ήταν Μουσουλμάνα.
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?De ce o ciupesc mai mult decât pe mine?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Dlaczego ona jest kąsana częściej niż ja?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?왜 와이프가 저보다 더 많이 물릴까요?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Perché pungono lei più di me?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?¿Por qué la pican más a ella que a mí?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Porque razão ela é mais picada do que eu?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Pourquoi est-ce qu'elle reçoit plus de piqûres que moi ?
Eşim neden benden daha çok ısırılıyor?Tại sao vợ tôi lại bị đốt nhiều hơn tôi?