Ana içeriğe geç
Sözlük

eşim ile cümle

eşim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eşim bir yazı tahtası aldı.Vợ tôi mua một bảng lật (flip chart)
Eşim bir yazı tahtası aldı.Żona kupiła tablicę.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Η γυναίκα μου έφερε έναν πίνακα παρουσιάσεων.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Жена купила доску с маркерами.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Жена ми купи флипчарт.
Eşim bir yazı tahtası aldı.Моя дружина купила дошку з блокнотом.
Eşim bir yazı tahtası aldı.אשתי קנתה פנקס מתהפך.
Eşim bir yazı tahtası aldı.اشترت زوجتي سبورة.
Eşim bir yazı tahtası aldı.素晴らしい対話をしたのです 私たちに大切なことは何か
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.A férjem, Brian is hajléktalan volt gyerekkorában.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Chồng tôi, Brian từng là người vô gia cư khi còn bé
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.제 남편 브라이언도 어렸을 때 노숙 생활을 했어요.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Mein Mann Brian war als Kind auch obdachlos.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Mijn man Brian was als kind ook dakloos.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Mi marido Brian también fue indigente de niño.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Min man Brian var också hemlös som liten.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Min mand Brian var også hjemløs som barn.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Mio marito Brian era anche lui un senzatetto da ragazzo.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Mój mąż Brian też był bezdomny w dzieciństwie.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Mon mari Brian était aussi sans abri dans son enfance.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Můj manžel Brian byl jako dítě také bezdomovec.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Myös mieheni Brian oli lapsena koditon.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.O meu marido Brian também foi um sem-abrigo quando era criança.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Soțul meu Brian a fost și el printre cei fără casă în copilărie.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Suami saya, Brian, juga merupakan seorang tunawisma.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Ο άντρας μου, ο Μπράιαν, ήταν επίσης άστεγος όταν ήταν παιδί.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Мій чоловік Брайан був також бездомним у дитинстві.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Мой муж Брайан тоже был бездомным в детстве.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.Съпругът ми Браян също е бил бездомен като дете.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.בעלי, בריאן, גם כן היה חסר בית כילד.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.زوجي برايان كان أيضا بدون مأوى في طفولته.
Eşim Brian da evsiz bir çocuktu.彼が11才の時 一家が全てを失って
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Cô ấy [vợ tôi] nghi ngờ tôi dùng nó như một cái cớ để theo đuổi các cô gái trẻ trường y.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Credea că asta e un pretext să agăț studente la Medicină.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Ella sospecha que uso esto como excusa para ir tras las chicas de la facultad de medicina.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Elle me soupçonnait d'utiliser ça comme un prétexte pour courir après les filles de la fac de médecine.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Istri saya curiga saya menggunakannya sebagai kartu truf untuk mendekati mahasiswi kedokteran.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.아내는 제가 여자 의대생으로 실험하는 것을 그들을 쫓아다니기 위한 구실로 생각했기 때문입니다.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Podejrzewała, że to tylko przykrywka, żeby się za nimi uganiać.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Podezírala mně, že výzkum používám jako zástěrku, abych mohl běhat za medičkami.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Sie vermutete, ich würde mein Projekt als Trumpfkarte verwenden, um mich an die Studentinnen ranzumachen.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Sospettava che stessi usando questa scusa per correre dietro alle ragazze del college.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Ze zag dat als excuus om achter medische studentes aan te rennen.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Υποπτευόταν ότι το χρησιμοποιούσα σαν πρόσχημα για να προσεγγίζω τις φοιτήτριες.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Она подозревала, что я использую это как козырь, чтобы приударять за студентками.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.היא חשדה שאני משתמש בזה כתירוץ כדי לרדוף אחר בנות המכללה לרפואה.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.لقد شكت باني اختلق ذريعه لملاحقة فتيات الكليه الطبيه
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.医学校の女学生を追いかけているのだろうって そうこうするうちに 松の木から採れる特殊な
Eşimde benimle geldi.A minha mulher foi comigo.
Eşimde benimle geldi.Istri saya menemani saya.
Eşimde benimle geldi.제 아내가 저와 함께 왔습니다.
Eşimde benimle geldi.Ma femme m'a accompagné.
Eşimde benimle geldi.Meine Frau begleitete mich.
Eşimde benimle geldi.Mi accompagnò mia moglie.
Eşimde benimle geldi.Mi esposa estaba conmigo.
Eşimde benimle geldi.Mijn vrouw kwam met me mee.
Eşimde benimle geldi.Min fru följde med mig.
Eşimde benimle geldi.Moja żona przyszła ze mną.
Eşimde benimle geldi.Soţia mea a mers cu mine.
Eşimde benimle geldi.Žena šla se mnou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod