Ana içeriğe geç
Sözlük

eşim ile cümle

eşim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Burada bir puan kazanmak istiyorum, çünkü eşim burada.ואני רוצה להעלות נקודה כאן, מכיוון שבעלי יושב פה בחדר שם.
Burada bir puan kazanmak istiyorum, çünkü eşim burada.وأريد أن أنوه لنقطة هنا لان زوجي موجود في الغرفة هناك ..
Burada bir puan kazanmak istiyorum, çünkü eşim burada.今日ここに来ている夫です ご起立いただけますか
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.A feleségemnek emberi meniszkusz pótporcot tettem a térdébe, egyenesen az ízületi résbe.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.Also gab ich ihr ein menschliches Meniskus-Allotransplantat geradewegs in ihre rechte Kniegelenkkapsel.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.Así que a ella le implanté un menisco mediante un alotrasplante en la articulación de la rodilla.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.Astfel pentru ea am pus o grefă umană de la un donator exact în spaţiul din articulaţia genunchiului.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.En voor haar plaats ik dan een menselijke transplantaatmeniscus in de ruimte van haar kniegewricht.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.그래서 그녀를 위해 저는 관절 공간에 그녀에게 맞는 관절 조직을 이식했습니다.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.Przeszczepiłem jej łąkotkę od dawcy, do przestrzeni w stawie kolanowym.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.Saya memasang alograf meniskus manusia di ruang antara persendian lututnya.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.Takže pro ni já vezmu dárcovský štěp lidského menisku a dám jí ho do prostoru v kolením kloubu.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.Для супруги я произвёл аллотрансплантацию из мениска человеческого донора внутрь суставного промежутка.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.При нея поставих човешки менискус от алографен донор направо в пространството на коленната й става.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.וכך למענה שמתי מניסקוס אנושי מתורם ישר במרווח של מפרק הברך.
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.عندما عالجت زوجتي قمت بوضع غضروف بشري من متبرع في ذلك الفراغ عند المفصل
Bu yüzden eşimin eklem boşluğuna bir bağışta bulunandaki menisküsü koyduk.膝関節スペースに移植しました 同種移植により 失われた半月板を補うのです
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.I grund och botten är min fru och jag väldigt olika men vi har många saker gemensamt.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Ja i żona różnimy się trochę od siebie, ale mamy też wiele wspólnych cech.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Jeg mener, i sidste ende, min kone og jeg er temmelig forskellige, men vi har mange ting til fælles.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.제 말은, 제 아내와 저는 꽤 달라요. 그렇지만 공통점도 많습니다.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Koneckonců, i když jsme já i moje žena úplně jiní, máme mnoho společného.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.La urma urmei, noi doi suntem destul de diferiți, dar avem lucruri în comun.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Ma femme et moi, sommes différents au final, mais nous avons beaucoup de choses<br /> en commun.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Meine Frau und ich sind recht verschieden, aber wir haben auch viel gemeinsam.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Mia moglie ed io siamo abbastanza diversi, ma abbiamo molte cose in comune.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Mi epsosa y yo somos muy diferentes, pero tenemos muchas cosas en común.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Mijn vrouw en ik zijn behoorlijk verschillend, maar we hebben ook veel gemeen.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Olemme vaimoni kanssa aika erilaisia, mutta meillä on myös paljon yhteistä.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Quer dizer, no fundo, a minha mulher e eu somos muito diferentes, mas temos muito em comum.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Síce som ja i moja žena dosť rozdielni, ale máme veľa spoločných vecí.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Úgy értem, a feleségem és én eléggé különbözőek vagyunk, de rengeteg közös dolog is van bennünk.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Ý tôi là, cuối cùng, vợ tôi và tôi cũng khá khác nhau, nhưng chúng tôi có nhiều điểm chung.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Δηλαδή, στο τέλος, η σύζυγός μου κι εγώ είμαστε εντελώς διαφορετικοί, αλλά έχουμε πολλά κοινά.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Имам предвид в крайна сметка аз и съпругата ми сме съвсем различни но имаме много общи неща.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Тобто, ми з дружиною досить різні, але маємо багато спільного.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.Я имею в виду, что хотя мы с женой совершенно разные, в то же время у нас есть много общего.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.כי בסופו של דבר, אשתי ואני שונים מאד, אבל יש לנו הרבה במשותף.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.أعني من جانبي، زوجتي وأنا مختلفين تماماً، لكن لدينا أشياء كثير نتشاركها.
Demek istediğim, sonuçta eşim ve ben farklıyız, ama bir çok ortak noktamız var.妻と私は相違点が かなりありますが 共通点も多いのです 旅行や音楽が大好きで
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Am ieşit din câmpul muncii şi am petrecut un an acasă cu soţia şi cei patru copii ai noştri.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.A rozhodl jsem se zkusit změnit svůj život.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Daarom stopte ik met werken en was ik een jaar thuis met mijn vrouw en vier kleine kinderen.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Então, afastei-me do trabalho, e passei um ano em casa com a minha mulher e quatro filhos pequenos.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Izstopil sem iz delovne sile in preživel leto dni doma z mojo ženi in s štirimi otroki.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.그래서 저는 일에서 물러나, 아내와 어린 네 자녀들과 함께 집에서 일 년을 보냈습니다.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Me retiré del mercado laboral y pasé un año en casa con mi mujer y mis cuatro hijos.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Odišiel som z práce, a strávil rok doma, s mojou ženou a štyrmi malými deťmi.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Odstąpiłem od zatrudnienia i spędziłem rok w domu z moją żoną i czworgiem małych dzieci.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Så jag klev av från arbetslivet, och tillbringade ett år hemma med min fru och fyra småbarn.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Visszavonultam hát a munkából, és otthon töltöttem egy évet a feleségemmel és a négy kisgyerekkel.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Для этого я уволился с работы, и провел год дома с женой и четырьмя маленькими детьми.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Така че напуснах работата си, и прекарах една година в къщи с жена ми и четири малки деца.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.Тож я відійшов від роботи, і провів рік вдома з жінкою і чотирма малими дітьми.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.אז יצאתי מכוח העבודה, וביליתי שנה בבית עם אשתי וארבעת ילדי הצעירים.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.لذلك توقفت عن العمل . وقضيت عاما في المنزل . مع زوجتي و أطفالي الأربعة الصغار.
Dolayısıyla işi bırakıp bir yılımı evde geçirdim, eşim ve dört küçük cocuğumla.妻と4人の子供と共に 家で1年間過ごしました しかし その期間で
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Ma femme vivait avec ma famille, mais nous ne nous sentions ni en sécurité, ni dans une situation stable.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Mijn vrouw woonde in bij mijn familie, maar we hadden geen gevoel van veiligheid en stabiliteit.
Eşim ailemle yaşıyordu, ancak istikrarlı veya güvenli hissetmedik.Mi mujer estaba viviendo con mi familia, pero no nos sentíamos seguros, ni con estabilidad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod