Ana içeriğe geç
Sözlük

eşim ile cümle

eşim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilirsiniz, bu, eşim ve bizim çılgın miras projemiz.Что касается меня, у нас с женой есть свой проект безумного наследия.
Bilirsiniz, bu, eşim ve bizim çılgın miras projemiz.Що стосується мене, то в мене з жінкою є власний божевільний проект спадку.
Bilirsiniz, bu, eşim ve bizim çılgın miras projemiz.אתם יודעים, באשר אליי, לאישתי ולי יש פרוייקט מורשת משוגע משלנו.
Bilirsiniz, bu, eşim ve bizim çılgın miras projemiz.أما بالنسبة لي فإنا نملك أنا وزوجتي مشروع الارث غير المعتاد
Bilirsiniz, bu, eşim ve bizim çılgın miras projemiz.馬鹿げた遺産計画を 妻と共謀しています 何年かごとに 膝をつき合わせて
Bir esim dosyası seç.Choisissez un fichier image.
Bir esim dosyası seç.Elija un archivo de imagen.
Bir esim dosyası seç.Escolha um ficheiro de imagem.
Bir esim dosyası seç.Kies een pixmap-bestand.
Bir esim dosyası seç.Pixmap-Datei auswählen.
Bir esim dosyası seç.pixmap 파일을 선택하십시오.
Bir esim dosyası seç.Scegli un file pixmap.
Bir esim dosyası seç.Vælg en billedfil.
Bir esim dosyası seç.Válasszon ki egy képfájlt.
Bir esim dosyası seç.Välj en punktavbildningsfil.
Bir esim dosyası seç.Vyberte súbor s pixmapou.
Bir esim dosyası seç.Wybierz plik piksmapy.
Bir esim dosyası seç.Επιλογή ενός αρχείου εικόνας.
Bir esim dosyası seç.Виберіть файл малюнка.
Bir esim dosyası seç.Избор на файл с изображение.
Bir esim dosyası seç.اختر a ملفّ.
Bir esim dosyası seç.ピックスマップファイルを選択します。
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıEn dag kom min fru hem från jobbet och samlade modet, genom många tårar, att ha en väldigt ärlig konversation.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıJednoho dne přišla z práce a sebrala odvahu a přes spoustu slz jsme si upřímně promluvili.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladı어느날, 제 아내는 일터에서 돌아와서 많은 눈물을 흘리다가 용기를 내어 아주 솔직한 대화를 하자고 했습니다.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıMoja żona przyszła kiedyś z pracy i przez łzy zebrała się na odwagę, żeby przeprowadzić szczerą rozmowę.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıMột hôm vợ tôi đi về nhà và lấy hết can đảm, với rất nhiều nước mắt, để có một cuộc trò chuyện trung thực.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıЕдин ден жена ми се върна от работа и събра куража през много сълзи да проведем един открит разговор.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıיום אחד אישתי באה הביתה מהעבודה אזרה אומץ, דרך הרבה דמעות, לדבר שיחה כנה.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıحتى عادت ذات يوم زوجتي من عملها وتشجعت وقالت لي الحقيقة .. بين كثير من الدموع حيث كانت صريحة للغاية
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladı涙を流しながら思い切って 正直な気持ちを打ち明けてくれました 「貴方のことをもう愛してないの」と
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Egyik nap feleségemmel sétáltunk a piacon, amikor valaki egy kalitkát tolt az arcom elé.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Eines Tages ging ich mit meiner Frau über den Markt, und jemand hielt mir einen Käfig vors Gesicht.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Estava a andar pelo mercado, um dia, com a minha mulher e alguém me enfiou uma gaiola na cara.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Jednou jsem šel se svou ženou na trh a někdo mi strčil před nos klec.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.하루는 아내와 함께 시장을 돌아다니는데 갑자기 제 얼굴 앞에 (동물을 가두는) 우리 하나가 나타났습니다
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Một ngày kia, tôi đang đi dạo trong chợ với vợ mình, bỗng một người đưa một cái lồng trước mặt tôi.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Op een dag liep ik op de markt met mijn vrouw, en iemand toonde me een kooi.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Pewnego dnia, gdy byłem z żoną na targu, ktoś zaprezentował mi klatkę.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Un día iba caminando en el mercado con mi esposa, y alguien me atravesó una jaula enfrente.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Un jour, je me promenais dans un marché avec ma femme lorsque quelqu'un m'a collé une cage sous les yeux.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Както един ден си вървях заедно с жена ми на пазара, някой завря в лицето ми клетка.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.Как-то раз мы с женой шли по рынку, и кто-то сунул мне в лицо клетку.
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.הסתובבתי בשוק יום אחד עם אשתי ומישהו דחף לי כלוב בפנים
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.كنت أمشي في محلّ من المحلات مع زوجتي في يوم ما عندما قام أحدهم بتوجيه قفص إلى وجهي
Bir gün eşimle pazarda yürüyordum ve biri suratıma bir kafes yapıştırdı.誰かが、ケージを目の前につきだしました。 かごの隙間から見えたのは
Bob Mankoff: Bu benim ilk eşim.Esta é a minha primeira mulher.
Bob Mankoff: Bu benim ilk eşim.이 여자분은 제 첫번째 아내입니다.
Bob Mankoff: Bu benim ilk eşim.Είναι η πρώτη μου σύζυγος.
Bob Mankoff: Bu benim ilk eşim.זאת אשתי הראשונה.
Bob Mankoff: Bu benim ilk eşim.بوب مانكوف: هذه زوجتي الأولى.
Böylece tek pürüz: mevcut tek kurban, eşim.Deci, singura victimă disponibilă e soția mea.
Böylece tek pürüz: mevcut tek kurban, eşim.Het enige beschikbare slachtoffer was mijn vrouw.
Böylece tek pürüz: mevcut tek kurban, eşim.Jadi masalahnya adalah, satu-satunya korban yang tersedia adalah istri saya.
Böylece tek pürüz: mevcut tek kurban, eşim.그 문제를 해결할 유일한 방법은 바로 제 아내였습니다.
Böylece tek pürüz: mevcut tek kurban, eşim.Le seul problème, c'est que la seule victime disponible était ma femme.
Böylece tek pürüz: mevcut tek kurban, eşim.Mein Problem war also: Das einzige vorhandene Opfer ist meine Frau.
Böylece tek pürüz: mevcut tek kurban, eşim.Ofiarą została moja żona.
Böylece tek pürüz: mevcut tek kurban, eşim.Quindi l'unica vittima disponibile sarebbe stata mia moglie.
Böylece tek pürüz: mevcut tek kurban, eşim.Solo un problema: la única víctima era mi esposa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod