Ana içeriğe geç
Sözlük

eşi ile cümle

eşi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz parayı üçümüz arasında eşit olarak paylaştık.We shared the money evenly among the three of us.
Her şey oldukça eşitti.Everything was pretty equal.
Dışarı çıkın ve serin esintinin tadını çıkarın.Come out and enjoy the cool breeze.
Tom'un yerinde yeller esiyor.Tom is gone forever.
Bu bütünüyle eşi benzeri görülmemiş.This is totally unprecedented.
Skor eşitti.The score was even.
Sen ve eşin birlikte vakit geçirmeniz gerekir.You and your spouse should spend time together.
O, çocuklarına eşit olarak davrandı.She treated her kids equally.
Yaratıcının gözünde herkes eşittir.In the eyes of the Creator, all are equal.
Tanrı'nın gözünde herkes eşittir.In the eyes of the Creator, all are equal.
Mary eşinden daha fazla para kazanıyor.Mary makes more money than her husband.
Tüm insanlar eşittir.All people are equal.
O, Tom'un eski eşine çok benziyor.That looks a lot like Tom's ex-wife.
O, onun eşini öldürmekle suçlandığı için mahkemeye gitti.He went on trial charged with murdering her wife.
Tom ölümün eşiğinden geri getirildi.Tom was brought back from the very brink of death.
Tom Mary'nin ruh eşi olduğunu ve birbirleri için yaratıldıklarını söylüyor.Tom says Mary is his soul mate and that they were made for each other.
Üç kere altı on sekize eşittir.Six times three equals eighteen.
Tatoeba'da bütün diller eşittir. Ve onlardan bazıları daha da eşittir.All the languages on Tatoeba are equal. And some of them are more equal.
Allah tüm insanları eşit yarattı ama insanlar farklı olarak düşünüyor.God created all men equal but men think it differently.
"Özgürlük, eşitlik, kardeşlik" bir Fransız sloganıdır."Liberty, equality, fraternity" is a French motto.
Esperantistler dil eşitliği için çalışmaktadır.Esperantists work for language equality.
Esperanto konuşanları dil eşitliği için çalışmaktadır.Esperanto speakers work for language equality.
Benim eşim İtalyan.My wife is italian.
Keşke eşim yemek pişirebilse.I wish my wife could cook.
Güneyden sıcak bir rüzgar esiyor.A hot wind is blowing in from the south.
Her şey kanun önünde eşittir.Everyone is equal before the law.
Kral savaş sırasında esir edildi ve kafası kesildi.The king was captured during the battle and beheaded.
Ölümün eşiğinde olduğumu biliyorum.I know that I am near death.
Şu kadını görüyor musun? O benim eşim.Do you see that woman? She's my wife.
Şu adamı görüyor musun? O benim eşim.Do you see that man? He's my husband.
Tüm bilimsel çalışmalar eşit değildir.Not all scientific studies are equal.
Arabanın mülkiyetini eşime transfer ettim.I transferred ownership of the car to my spouse.
Biz hiç esir almıyoruz.We don't take any prisoners.
Rüzgar şiddetle esiyor.The wind is blowing violently.
Biraz meltem esiyor.A little breeze is blowing.
Bütün insanlar balıkların önünde eşittir.All men are equal before fish.
Biz hepimiz kendi aramızda ve hayvanlara karşı eşitlik için çabalamalıyız.We should all strive for equality amongst ourselves and towards animals.
İşi eşit olarak paylaşalım.Let's divide the work equally.
Ekvator dünyayı iki eşit parçaya bölen hayali bir çizgidir.The equator is an imaginary line which divides the globe into two equal parts.
Eşim, çocuklarımın annesi, Filistinlidir.My wife, the mother of my children, is Palestinian.
Tüm lehçeler eşittir.All dialects are equal.
Denizden serin bir rüzgar esiyor.A cool wind is blowing from the sea.
Bu ülkede cinsiyet eşitliği vardır.There is gender equality in this country.
Rüzgar yüzüme esiyor.The wind is blowing into my face.
Biz kasırganın eşiğindeydik.We were at the edge of the hurricane.
Bir rüzgar esintisi geldi ve Curdken'in şapkasını uçurdu.A puff of wind came and blew Curdken's hat far away.
Tom genellikle eşiyle öğle yemeği yemez.Tom doesn't often eat lunch with his wife.
Sunumda konuşmacı daha çok cinsiyet eşitsizliğinden bahsetti.During the presentation the speaker talked mainly about gender inequality.
Mary'nin eşim olmadığına memnun oldum.I'm glad Mary isn't my wife.
Bu evde, kadınlar ve erkekler eşit sorumlulukları paylaşırlar.In this household, the women and men share equal responsibilities.
Biz hepimiz eşit yaratılırız.We're all created equal.
Mary Tom'un eşiydi.Mary was Tom's wife.
Tom'un Kanadalı bir eşi var.Tom has a Canadian wife.
Lafını esirgemezsin.You don't pull any punches.
Lafını esirgemezsin, değil mi?You don't pull any punches, do you?
Bu hikaye gerçek olaylardan esinlendi.This story was inspired by true events.
Tom Almanlar tarafından esir alındı.Tom was taken prisoner by the Germans.
Mary Tom'un eşi değil.Mary isn't Tom's wife.
Bu ülke, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkeleri üzerine kurulmuş.This country is founded upon the principles of freedom, equality and fraternity.
Biz bu yıl Noeli eşimin ailesiyle geçirmeyi planlıyoruz.We plan to spend Christmas with my wife's family this year.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod