Ana içeriğe geç
Sözlük

eş ile cümle

eş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tüm çocuklarımı eşit olarak seviyorum.I love all my children equally.
Dün Duolingo'da Esperanto öğrenmeyi tamamladım.Yesterday I finished learning Esperanto on Duolingo.
Eskiden cadıların gerçek olduğunu düşünürdüm. Bugün onların gerçek olduğunu biliyorum.I used to think that witches were real. Today I know they are real.
Ayakkabılarım çok eski. Yenilerine ihtiyacım var.My shoes are too old. I need some new ones.
Güneş ışığı D vitamininin esas kaynağıdır.Sunshine is the main source of vitamin D.
Birçok şairler uyku ile ölümü eşit tutarlar.Many poets equate death with sleep.
Bu hayvanlar yok olmanın eşiğindedirler.These animals are on the verge of extinction.
Tom'un eş cinsel olduğunu bilmiyor muydun?You didn't know Tom was gay?
Bu fıkra çok eski!This joke is ancient!
Tom garajında eski bir kasa buldu.Tom found an old safe in his garage.
Onun eşit sayıda erkek ve kız torunları var.She has an equal number of grandsons and granddaughters.
Caddeler eski mağazalarla kaplı.The streets are lined with old shops.
Bu sayfiye artık eskisi kadar popüler değil.This summer resort is no longer as popular as it used to be.
Ben eşimle evde olmalıyım.I should be home with my wife.
Onlar çocukların okula gitmesi için eşlik ediyor.They accompany the children to school.
İyi bir espri anlayışı zor dönemlerle başa çıkmana yardımcı olacaktır.A good sense of humor will help you deal with hard times.
"O eşsiz bir insandır." - "Her insan eşsizdir."She's a unique person." - "Every person is unique."
Beş çarpı iki ona eşittir.Five times two equals ten.
O, daha yakın bir için tıraş kremiyle eski moda jilet kullanır.He uses an old-fashioned razor, with shaving cream, for a closer shave.
Tatoeba Esperantomun gelişmesine yardım ediyor.Tatoeba is helping to improve my Esperanto.
Ben esnemek istiyorum.I like to yawn.
Peynir çok esnek.The cheese is very stretchy.
Eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir.A fool with a tool is still a fool.
Teneke açacakları ve makaslar gibi çoğu eşyalar sağ elini kullananlar için yapılmıştır.Most utensils, such as can openers and scissors, are made for right-handers.
Kent, bu eski tarihi binayı restore etti.The town restored this old historic building.
Mary kocası hakkında yine yakındı - aynı eski hikaye.Mary complained about her husband again - the same old story.
Kyoto'da şans eseri eski bir arkadaşa rastladım.By chance, I ran into an old friend in Tokyo.
Bu mağazada onlar Esperanto konuşuyor.In this store they speak in Esperanto.
Tepedeki ev çok eski.The house that stands on the hill is very old.
Tüm sayıları, renkleri ve evdeki eşyaları ezbere biliyorum.I know all the numbers, colors and things at home by heart.
Esperanto uluslararası bir dildir.Esperanto is an international language.
Eşarbım mavi.My scarf is blue.
Ana'nın ana dili Esperantoydu galiba.I guess Mom's native language was Esperanto.
Hayır, adamım, bu esrar birinci sınıftır.Yo, man, this shit is top notch.
Daha fazla zamanımız olsaydı Esperanto öğrenirdik.We would have learned Esperanto if we'd had more time.
Bu eski bir Alman geleneği.That's an old German custom.
Bu eski bir Amerikan âdeti.That's an old American custom.
O eski bir Rus geleneği.That's an old Russian custom.
O, eski bir Japon geleneği.That's an old Japanese custom.
O eski bir Kanada geleneğidir.That's an old Canadian custom.
Bu eski bir Çin geleneği.This is an ancient Chinese custom.
Tanrı da Esperanto'yu anlar.God understands Esperanto too.
Tom eşcinsel olarak tanınır.Tom identifies as queer.
Tom hamile eşine çilek almak için mağazaya kadar 30 km bisiklet sürdü.Tom biked 30 km to the store to buy strawberries for his pregnant wife.
O eskisi kadar aktif değil.He's not as active as he used to be.
Bu müzik eseri dört hareketten oluşur.This musical piece is composed of four movements.
İspanyolca eskiden Filipinler'in resmi diliydi.Spanish used to be the Philippines' official language.
"Zıt anlamlı" sözcüğü "eş anlamlı" sözcüğünün zıt anlamlısıdır.The word ‘antonym’ is antonymous to ‘synonym’.
Güneş eski yelkenlinin önündeki suda parlıyordu.The sun glittered on the water in front of the old sailboat.
İnterlingue, Esperantodan daha güzel ve daha kolaydır.Interlingue is more beautiful and easier than Esperanto.
Yahudi Mordecai Kraliçe Esther'in kuzeniydi.Mordecai the Jew was a cousin of Queen Esther.
Kral Ahasuerus Esther'i severdi.King Ahasuerus loved Esther.
Esperanto Interlinguadan çok daha basit.Esperanto is much simpler than Interlingua.
Esperanto Interlinguadan çok daha kolay.Esperanto is much easier than Interlingua.
Tom'un eskisi kadar aptal olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is as stupid as he used to be.
Biz parayı üçümüz arasında eşit olarak paylaştık.We shared the money evenly among the three of us.
Eskiden bu köprü paralıydı.This bridge used to be a toll bridge.
Biraz süre sonra Esperanto bileceksin.After a little while you'll know Esperanto.
Tatoeba'da neden bu kadar çok Esperantist vardır?Why are there so many Esperantists on Tatoeba?
Evde, neredeyse hiç eşya yoktu.There was hardly any furniture in the house.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod