Ana içeriğe geç
Sözlük

eş ile cümle

eş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Arkadaşı eski bir senatör.His friend is an ex-Senator.
Tom Mary'ye eşyasını alması için yardım etti.Tom helped Mary pick up her stuff.
Ben zaten ödeme yaptım. Lütfen eşyayı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde gönderin.I have already paid. Please ship the item as rapidly as possible.
Biz adanın eşsiz ve kırılgan doğasını korumalıyız.We must protect the island's unique and fragile environment.
Bu eski.This one's old.
Bu sandalyenin bir eşi daha yok.This chair is one of a kind.
Tom pencere eşiklerini beyaza boyadı.Tom painted the window sills white.
Tom, You Tube'daki eski siyah beyaz filmleri izlemekten keyif alır.Tom enjoys watching old black and white movies on YouTube.
Mary boynuna kırmızı bir eşarp giydi.Mary wore a red scarf around her neck.
Eski günlerde, ayar resmi geceleri TV'de tek şeydi.I'm freezing cold.
Tom espriliydi.Tom was witty.
Tom esprili değildir.Tom isn't witty.
Tom eskisi kadar güçlü değil.Tom isn't as strong as he used to be.
Tom bahçede çok eski bir sikke buldu.Tom found a very old coin in the garden.
Tom sonunda Mary'yi eski kemanını kendisine satması için ikna etti.Tom finally talked Mary into selling him her old violin.
Sence Tom esprili midir?Do you think Tom is witty?
Sen esnek misin?Are you flexible?
Tom bana eşlik etti.Tom kept me company.
Bu caddede eski bir ev var.There is an old house on this street.
Eski zamanlar hakkında konuşalım.Let's talk about old times.
Tom Mary'yi onun eski arabasını almaya ikna etti.Tom talked Mary into buying his old car.
Eski erkek arkadaşımı ne kadar unutmaya çalışırsam onu o kadar düşünürüm.The more I try to forget about my ex-boyfriend, the more I think about him.
Tom, Mary'nin esprilerine asla gülmez.Tom never laughs at any of Mary's jokes.
Sanırım Tom esprili.I think Tom is witty.
Tom'un esnek olduğunu düşünüyorum.I think Tom is flexible.
Eşyalarımdan uzak dur.Stay away from my stuff.
Hepimiz kanun önünde eşitiz, ancak zenginlerin çoğu kez büyük bir avantajı var.We are all equal before the law, but the rich often have a big advantage.
Sana eski güzel günleri anlatayım.Let me tell you about the good old days.
Anketlerde iki parti de eşit.In the polls, both parties are on par.
Tom bana eşyalarımı toplamamı ve gitmemi söyledi.Tom told me to pack up and leave.
Tom'a onun eski arabasını istemediğimi söyle.Tell Tom I don't want his old car.
Bana eski alet çantanı kime verdiğini söyle.Tell me who you gave your old toolbox to.
Tom'a eşyasını nereye koyacağını söyledin mi?Have you told Tom where to put his stuff?
Tom'a bütün bu eşya ile ne yapacağını söyledin mi?Did Tom tell you what to do with all his stuff?
Tom bana sahip olabileceğim eski bir bilgisayarı olduğunu söyledi.Tom told me he had an old computer I could have.
Bu resim eskiden ne kadar aptalca göründüğümü gösteriyor.This picture shows how stupid I used to look.
Şu anda bütün bu eşyalardan kurtulmak aptalca olurdu.It would be stupid to get rid of all this stuff at this time.
Tom'un arılar, eşek arıları ve yaban arılarına karşı alerjisi vardır.Tom is allergic to bees, hornets and wasps.
Bir eşek arısı tarafından sokuldum.I've been stung by a hornet.
Onlar onları eskiden olduğu gibi inşa etmek istemiyor.They don't build them like they used to.
Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.We will divide the large area of family land equally between our children.
Bu harabeler eskidir.These ruins are ancient.
Eski park şehirdeki yerlerden sonra en çok aranan bir yer haline dönüştü.The old park has become one of the most sought after places in the city.
O nostaljik olarak eski punk kayıtlarını dinledi.He listened to his old punk records nostalgically.
Tom eşi Mary'yi bir özel dedektife izletti.Tom had his wife Mary followed by a private detective.
Tom ve Mary eskisi kadar sık dışarıda yemiyor.Tom and Mary don't eat out as often as they used to.
Tom bana Boston'un eskisi kadar güvenli olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Boston wasn't as safe as it used to be.
Bu yer eskisi kadar güvenli değil.This place isn't as safe as it used to be.
Ben bir Esperantistim.I am an Esperantist.
Bu eski şişeleri saklamanın bir nedeni var mı?Is there some reason you're saving these old bottles?
Edu'nun aşağı yukarı bin tane eşcinsel arkadaşı var.Edu has more or less a thousand gay friends.
Esperantoca cümleleri uygun bir klavye olmadan yazmak kolay değildir.It isn't easy to write sentences in Esperanto without the proper keyboard.
Ben biraz eski kafalıyım.I'm a bit old-fashioned.
Henüz Esperantodan Danimarkacaya çeviri yapamıyoruz.We can't yet translate from Esperanto to Danish.
Bu esinti denizden geliyor.This breeze comes from the sea.
Rüzgar denizden esiyor.The wind is blowing from the sea.
Tom eski eşine geri döndü.Tom is back with his ex-wife.
Ödül on tane sendika üyesi arasında eşit olarak bölündü.The prize was divided equally among the ten syndicate members.
Duvarları kaplamak için eski gazetelere ihtiyacım var.I need old newspapers to cover the walls.
Akşam partisinde güzel bir esmerle tanıştı.He met a pretty brunette at the evening party.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod