Ana içeriğe geç
Sözlük

eş ile cümle

eş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, çok eski bir fırında ekmek pişirir.He bakes bread in a very old oven.
Bu cadde tehlikeli eşya nakilleri için kapalı.This street is closed for transports of dangerous goods.
Esperantoyu bir haftada öğrendiğin doğru mu?Is it true that you learnt Esperanto in a week?
Hiç eski bir binada yaşadın mı?Have you ever lived in an old building?
Eski bir evde yaşıyorum.I live in an old house.
Annem, babamın eski şortunu çaput olarak kullanıyor.My mother uses my father's old short as a dust rag.
Annem, babamın eski şortunu toz bezi olarak kullanıyor.My mother uses my father's old short as a dust rag.
O çok esnektir.She's very flexible.
O çok esnek.He's very flexible.
O birçok değerli eserlere sahip.She owns many valuable works.
Sen hiç bu eserde rol aldın mı?Have you ever taken part in this work?
Buraya bir çift espresso.A double espresso for here.
Jorge Luis Borges'in eserleri yirmi beşten fazla dile çevrildi.The works of Jorge Luis Borges were translated into more than twenty-five languages.
Eski bir film izliyorum.I am watching an old film.
Eski bir film seyrediyorum.I am watching an old film.
Eski kuşlar saman ile yakalanmış değil.Old birds are not caught with chaff.
Onun eserlerini onlarınkiyle karşılaştırmaya çalışalım.Let us try to compare his works with theirs.
Ona şans eseri vurdum.I hit him by chance.
Ona şans eseri rastladım.I hit him by chance.
Esperanto dilinde "hoşça kal" ve "merhaba" demek istiyorum. Yardım edebilir misin?I'd like to say "goodbye" and "thank you" in Esperanto. Can you help me out?
Esperanto dilinde "hoşça kal" ve "merhaba" demek istiyorum. Yardım edebilir misiniz?I'd like to say "goodbye" and "thank you" in Esperanto. Can you help me out?
Bu eskiden kalma bir gelenek.It's a time-honored tradition.
Soğuk bir rüzgar onun yüzüne esiyordu.A cold wind was blowing on his face.
Nasıl tanıştılar? Başka herkes gibi, şans eseri.How did they meet? By chance, like everyone else.
Neredeyse her gün Esperanto öğreniyorum.I learn Esperanto almost every day.
Bu eser hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of this work?
Gitmek ve eşyamı almak istiyorum.I would like to go and get my stuff.
En son ne zaman eşinizi mutlu ettiniz?When was the last time you made your wife happy?
En son ne zaman halkın içinde Esperantoca konuştun.When was the last time you spoke in Esperanto in public?
Eş cinsel çiftler evlenebilmeli.Same-sex couples should be able to get married.
Bu köpek bir eşcinsel.This dog is gay.
Joshua eşcinseldir.Joshua is gay.
Eski belgeleri okuyorum.I read the old documents.
Eski belgeleri okudum.I read the old documents.
Eski bir araba satın aldığını söyledi.He said that he bought an old car.
Onun evi çok küçük ve üstelik çok eski.His house is small and moreover it's old.
Yağmacılar mezardan antik eserler çaldı.Looters stole ancient artifacts from the tomb.
Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye.It's no use crying over spilt milk.
Neden bu eski bilgisayarı kullanıyorsun?Why are you using this old computer?
Karınızın Esperanto konuşmasını istiyor musunuz?Do you want your wife to speak Esperanto?
Sen hiç Esperanto dilini konuşan birini duydun mu?Have you ever heard someone speaking in Esperanto?
Hiç Esperanto konuşan birini duydun mu?Have you ever heard someone speaking Esperanto?
Bir sanat eseri eşsiz bir mizacın eşsiz bir sonucudur.A work of art is the unique result of a unique temperament.
Esperanto cümlem doğru mu?Is my Esperanto sentence correct?
İnsanların internet üzerinden eşyalar almasına yardım ediyorum.I'm helping people to buy things online.
Ben Esperantonun zor bir dil olduğunu düşünüyorum.I think that Esperanto is a difficult language.
O eski Maya kehanetleri ile ilgileniyor.She's interested in ancient Mayan prophecies.
Hala Esperanto dilinde yazmaktan hoşlanıyorum.I still like to write in Esperanto.
Esperanto öğrenmek zor mu?Is it hard to learn Esperanto?
Antigua ve Barbuda eski İngiliz sömürgesidir.Antigua and Barbuda is a former British colony.
Onun eserlerinden birini okudum.I read one of his works.
Eski bir ağaç gölge sağlar.An old tree provides shade.
İspanya'ya İspanyolcada "España" denir.Spain is called "España" in Spanish.
Katalanca'da İspanya'ya "Espanya" denir.Spain is called "Espanya" in Catalan.
Baskça'da İspanya'ya "Espainia" denir.Spain is called "Espainia" in Basque.
O, İspanya'daki eski evleri onarıyor.He renovates old houses in Spain.
Grönland'da kaç tane eskimo yaşıyor?How many Eskimos live in Greenland?
Onun kocası o eski şapkasını atmasını istedi.Her husband asked her to throw that old hat away.
Eski arkeolojik siteler Suriye'de tehdit altındadır.Ancient archeological sites are under threat in Syria.
Ben Esperantoya ücretsiz çevirir yaparım.I translate into Esperanto for free.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
eş ile cümle - Sayfa 26 - eş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App