Ana içeriğe geç
Sözlük

eş ile cümle

eş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Esperanto yapma dilinin yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.Zamenhof, creator of the constructed language Esperanto, was an ophthalmologist.
Esperanto'nun yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.Zamenhof, creator of the constructed language Esperanto, was an ophthalmologist.
Zamenhof, Esperantonun yaratıcısı, bir göz doktoruydu.Zamenhof, the creator of Esperanto, was an ophthalmologist.
Eski bir arkadaşım taradından davet edildim.I was invited by an old friend.
Kristy Anderson, Larry Ewing'in eşidir.Kristy Anderson is the wife of Larry Ewing.
Ben bir alkoliğim. Ben bir uyuşturucu bağımlısıyım. Ben eşcinselim. Ben bir dahiyim.I'm an alcoholic. I'm a drug addict. I'm homosexual. I'm a genius.
O hâlâ kayıp eşya bürosunda.It's still in limbo.
Seni eşimle tanıştırayım.Let me introduce you to my wife.
Eşinle konuştun mu?Did you speak with your wife?
Esnaf sonraki gün geleceğine söz verdi.The tradesman promised to come the next day.
Eski, onarılmış, buharlı bir trene de binebilirsin.You can also ride on an old, restored, steam train.
Ve ben bir eşcinsel olsam, bir suç olur mu?And if I were gay, would that be a crime?
O eski bir ahşap sandığı miras olarak aldı.He inherited an old wooden chest.
Esperanto öğrenmeye başladım.I began to learn Esperanto.
Ara sıra Esperanto çalışıyorum.Every once in a while I study Esperanto.
Bir eşek arısı sürüsü çocuklara saldırdı.A swarm of hornets attacked the children.
Eski işini bırakıp kendi işine başlaması kararı gerçekten işe yaradı.His decision to quit his old job and start his own business really paid off.
Esperanto öğrenmek çok ilginçtir.It is very interesting to learn Esperanto.
Her şahıs memleketin kamu hizmetlerine eşitlikle girme hakkını haizdir.Everyone has the right of equal access to public service in his country.
Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.
O eski gazete yığınından kurtulun.Get rid of that heap of old newspapers.
Esperanto uluslararası planlanmış bir dildir.Esperanto is an international planned language.
Ne kadar süredir Esperanto okuyorsun?For how long have you been studying Esperanto?
Almanların espri anlayışı yok mu? Bunu komik bulmuyorum!Germans have no sense of humour? I don't find that funny!
Esperanto'daki “Koran” sözcüğü Arapça'dan gelmiyor, değil mi?Esperanto word "Koran" doesn’t come from Arabic, does it?
Esperanto, 28 harfli alfabe ile fonetik olarak yazılır.Esperanto is written phonetically with an alphabet of 28 letters.
Uluslararası dil Esperanto, 1887'nin sonlarında herkese gösterildi.The international language Esperanto appeared in public at the end of 1887.
Eski iyilikler çabuk unutuldu.Old favors are soon forgotten.
Tatoeba: Bizim sizden daha eski cümlelerimiz var.Tatoeba: We've got sentences older than you.
En iyi kuaförler eşcinsel.The best hairdressers are gay.
Her eylem için eşit ve karşıt bir tepki vardır.For every action there is an equal and opposite reaction.
Eşi ameliyatta iken, ben ona eşlik ettim.I kept him company while his wife was in surgery.
Ne kadar süre önce Esperanto öğrenmeye başladın?How long ago did you start learning Esperanto?
Benim bir bayan arkadaşım benimle birlikte eşcinsel barlarına gitmeyi seviyor.A female friend of mine loves to go to gay bars with me.
O, eşsiz bir şarkıcıdır.She is a singer without equal.
Tom'un modern resim için estetik duygusu vardır.Tom has an aesthetic sense for modern painting.
Eski kenti bir duvar kuşatır.A wall surrounded the old city.
Gümüş eşyaları cilalı tutmazsan parlaklığını kaybederler.If you don't keep the silverware polished, it'll lose its luster.
Eski arabamı 100 dolara sattım.I sold my old car for one hundred dollars.
Eski günlüğümün sayfalarını karıştırmayı severim.I enjoy looking at my old diary.
Gerçekler inatçı şeylerdir, ancak istatistikler esnektir.Facts are stubborn things, but statistics are pliable.
Eskiden bir gece kuşuydum fakat şimdi bir erken kalkanım.I used to be a night owl, but now I'm an early riser.
Esparanto ne zaman kazanacak?When will Esperanto win?
Ama eski günlerin karları nerede?But where are the snows of olden days?
Tom Akdenizin eski medeniyetlerinin öğrenimini görüyor.Tom is studying the ancient civilizations of the Mediterranean.
Tom'un çok eski bir otomobili var.Tom has a very old automobile.
Eşyaları bir kutuya koyabilirim.I can put things in a box.
Taşınıyorum, bu yüzden eşyalarım için kutulara ihtiyacım var.I'm moving, so I need boxes for my things.
Tom eski bozuk paraları topladı.Tom collected old coins.
Kutu bazı eski mücevherler içeriyor.The box contains some old jewelry.
Otuz beş santigrat derece doksan beş Fahrenheit dereceye eşittir.Thirty-five degrees centigrade equals ninety-five degrees Fahrenheit.
Onların eski inşaat ekipmanları var.They have old construction equipment.
Tom eski patronunu bir konferansta gördü.Tom saw his former employer at a conference.
Coliseum eski Roma'daki eski arenaydı.The Coliseum was the former arena in ancient Rome.
İnsanlar eski altınla ne yaparlar?What do people do with old gold?
Eski demir boru pas doluydu.The old iron pipe was full of rust.
Eski insanlar doğaya yakın yaşadı.Ancient people lived close to nature.
Ressam birçok güzel sanat eserleri üretir.The painter produces many fine works of art.
Eski sınıf arkadaşını tanıdın mı?Did you recognize your old classmate?
Eski mobilyayı kaldırdık.We removed the old furniture.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod