‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.(81:12) Mais mon peuple n`a point écouté ma voix, Israël ne m`a point obéi.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Aber mein Volk gehorcht nicht meiner Stimme, und Israel will mich nicht.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.(Albowiem Jam Pan, Bóg twój, którym cię wywiódł z ziemi Egipskiej;) otwórz usta twoje, a napełnięć je.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Ali ljudstvo moje ni poslušalo glasu mojega in Izrael mi ni bil pokoren.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Dar poporul Meu n'a ascultat glasul Meu, Israel nu M'a ascultat.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Ik ben de HERE, Ik ben uw God. Ik heb u uit Egypte weggevoerd. Alles wat u nodig hebt, geef Ik u.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Já jsem Hospodin Bůh tvůj, kterýž jsem tě vyvedl z země Egyptské, otevři jen ústa svá, a naplnímť je.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Ja som Hospodin, tvoj Bôh, ktorý som ťa vyviedol z Egyptskej zeme. Otvor svoje ústa na široko, a naplním ich.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Jeg er Herren din Gud, som førte dig op av Egyptens land; lukk din munn vidt op, at jeg kan fylle den!
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.내 백성이 내 소리를 듣지 아니하며 이스라엘이 나를 원치 아니하였도다
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Mas o meu povo não ouviu a minha voz, e Israel não me quis.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Men mit Folk vilde ikke høre min Røst, Israel lød mig ikke.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Minä olen Herra, sinun Jumalasi, joka toin sinut Egyptin maasta; avaa suusi, niin minä sen täytän.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Nhưng dân sự ta không khứng nghe tiếng ta, Y-sơ-ra-ên không muốn vâng theo ta.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Nhưng dân_sự ta không khứng nghe tiếng ta , Y-sơ-ra-ên không muốn vâng theo ta .
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi."Pero mi pueblo no escuchó mi voz; Israel no me quiso a mí
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Sono io il Signore tuo Dio, che ti ho fatto uscire dal paese d'Egitto; apri la tua bocca, la voglio riempire
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Tapi umat-Ku tak mau mendengarkan Aku, Israel tak mau taat kepada-Ku
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Αλλ' ο λαος μου δεν ηκουσε της φωνης μου, και ο Ισραηλ δεν επροσεξεν εις εμε.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.Но людете Ми не послушаха гласа Ми; Израил не Ме искаше.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.ולא שמע עמי לקולי וישראל לא אבה לי׃
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.فلم يسمع شعبي لصوتي واسرائيل لم يرض بي.
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.無 奈 我 的 民 不 聽 我 的 聲 音 . 以 色 列 全 不 理 我
‹‹Ama halkım sesimi dinlemedi, İsrail bana boyun eğmek istemedi.無奈 我 的 民 不 聽 我 的 聲音 . 以色列 全 不 理我
Baş eğmek yok.Älkää kumartako.
Baş eğmek yok.Buk ikke.
Baş eğmek yok.Das ist nicht nötig.
Baş eğmek yok.Não se curvem.
Baş eğmek yok.Neklaňajte sa.
Baş eğmek yok.Nem kell meghajolni.
Baş eğmek yok.Ne vous inclinez pas.
Baş eğmek yok.Non inchinatevi.
Baş eğmek yok.No os inclinéis.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Nee, nee, buig niet.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Nej, nej, buga inte.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Ne, ne, neklaňte se.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Nie, nie kłaniajcie się.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Όχι, όχι, μην υποκλίνεστε.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Нет-нет, не кланяйтесь.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.父の前で-
İşte bu uluslar ayrımcılığa ve zorba yönetimlere boyun eğmektedir;C'est les pays qui succombent à la discrimination et de la tyrannie ;
Sonra yavaşça bir yay şekil sopa eğmek gerekirDan moeten we buigt de stok in een boog vorm
Sonra yavaşça bir yay şekil sopa eğmek gerekirDann müssen wir vorsichtig nach den Stick in eine Bogenform
Sonra yavaşça bir yay şekil sopa eğmek gerekirNastępnie musimy delikatnie zginać kij w kształcie łuku
Sonra yavaşça bir yay şekil sopa eğmek gerekirPoi abbiamo bisogno di flettere leggermente il bastone a forma di fiocco
Sonra yavaşça bir yay şekil sopa eğmek gerekirSå har vi brug for at forsigtigt bøje stokken i en bue form
Sonra yavaşça bir yay şekil sopa eğmek gerekirThen we need to gently bend the stick into a bow shape
Sonra yavaşça bir yay şekil sopa eğmek gerekirЗатем нам нужно аккуратно согнуть палку в форме лука
Sonra yavaşça bir yay şekil sopa eğmek gerekirПосле трябва внимателно да извиете стика във форма на лък
Sonra yavaşça bir yay şekil sopa eğmek gerekirもう一方の端にある溝の周りフロスを包み、結び目にそれを結ぶ
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""Beh, cavolo, devo impegnarmi davvero."
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""Bueno, realmente tienes que ponerte las pilas"
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""Ei bine, uite, eu chiar ar fi trebuit să mă pun serios pe lucru."
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""Ich sollte mich wirklich auf eine Sache konzentrieren."
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""Ik moet mezelf echt onder controle krijgen".
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""이런.. 진짜로 제대로 열심히 해야겠어"
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""Mince, je devrais vraiment m'y mettre."
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""No dobra, naprawdę muszę przyłożyć się do tego."
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""Да, наистина трябва да се захвана с нещо сериозно"
"Tamam, of, buna boyun eğmek zorundayım""Мне надо остепениться".