Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...Pues la intención de la carne es enemistad contra Dios; porque no se sujeta a la ley de Dios, ni tampoco puede
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...zato ker je meseno mišljenje sovraštvo do Boga, ker se Božji postavi ne pokorava, saj se tudi ne more.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...потому что плотские помышления суть вражда против Бога; ибо закону Божию не покоряются, да и не могут.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...Тим що думаннє тілесне - ворогуванне проти Бога; законові бо Божому не корить ся, та й не може.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...יען מחשבת הבשר רק שנאת אלהים היא באשר לא תשתעבד לתורת האלהים ואף איננה יכולה׃
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...لان اهتمام الجسد هو عداوة للّه اذ ليس هو خاضعا لناموس الله لانه ايضا لا يستطيع.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...原 來 體 貼 肉 體 、 就 是 與 神 為 仇 . 因 為 不 服 神 的 律 法 、 也 是 不 能 服
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...原 來體貼 肉體 、 就 是 與神為仇 . 因 為不服神 的 律法 、 也是 不 能 服
Doğduğu günden beri selam vermek için başını eğmemiş birisin.Είναι ένα είδος αξιοπρέπειας που έχετε και δεν χαμηλώνετε το κεφάλι σας από την ημέρα της γέννησής σας.
Doğduğu günden beri selam vermek için başını eğmemiş birisin.نوع من الكرامة, التي لن تحني معها رأسك منذ يوم ولادتك
Eğme UzaklığıLengde for klipp
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."Dijo: "Es importante distinguir entre la castidad y la impotencia".
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."El a zis, " Este întotdeauna important să facem diferența între castitate și impotență. "
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""È sempre importante distinguere tra castità ed impotenza"
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""Het is belangrijk om onderscheid te maken tussen kuisheid en impotentie."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."Il dit : " Il est important de bien distinguer la chasteté de l'impuissance. "
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""Istotnym jest, aby odróżnić wstrzemięźliwość od impotencji".
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""정절과 발기부전의 차이를 분별하는것은 언제나 중요하다."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."Ông nói, "Điều quan trọng là phân biệt giữa thanh tịnh và bất lực."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""Винаги е важно да правиш разлика между целомъдрие и импотентност."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."Он сказал: "Очень важно различать целомудрие и импотенцию".
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir.""זה תמיד חשוב להבחין בין צניעות לאימפוטנטיות."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."" من المهم دائماً التفريق التفريق بين العفة والعجز الجنسي."
"Erdemli olma ile boyun eğme arasındaki farkı bilmek önemlidir."区別するのは重要である」 さて・・・ (笑)
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Hajtsd igába őket, és vedd el ami az övék! Ha nem hagyják magukat, öld meg őket!
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Hele. Invaze, potlačení a konfiskace zdrojů. A pokud se nepoddají, zabij je.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Invadează-i, supune-i, ia-le resursele. Dacă nu se supun, omoară-i.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Invadera, förtyck dem, ta deras resurser. Om de inte ger med sig, döda dem.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Kijk, val binnen, onderwerp ze, pak hun grondstoffen. Als ze zich niet overgeven, vermoord ze.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.쳐들어가서, 그들을 정복하고 그들의 자원을 차지하라. 만일 그들이 복종하지 않으면 죽여라.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Marschiere ein, unterdrücke sie, nimm ihre Ressourcen. Wenn sie sich nicht unterwerfen, töte sie.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Mirar, invadir, subyugar, tomar sus recursos. Si no se someten, matarlos.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Nhìn này, đánh chiếm, cưỡng ép họ, lấy đi tài nguyên của họ. Nếu họ không chịu, giết họ.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Obserwacja, inwazja, ujarzmienie, przejęcie dóbr. Jeżeli nie dadzą się okiełznać, zabić ich.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Osserva, invadi, sottometti, prendi le loro risorse. Se non si sottometteranno, uccidili.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Pozri sa, doby, podmaň si ich, zober im ich zdroje. Ak sa nepodradia, zabi ich.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Regarder, envahir, les soumettre, prendre leurs ressources. S'ils ne se soumettent pas, les tuer.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Vejam: "Invadam, subjuguem-nos, tirem-lhes os recursos. "Se eles não se deixarem subjugar, matem-nos".
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Παρατηρήστε, εισβάλετε, υποτάξτε τους, πάρτε τους πόρους τους. Αν δεν υποταχθούν, σκοτώστε τους.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.Гледайте сега, нападнете ги, покорете ги и им вземете ресурсите. Ако не се покорят, убийте ги.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.תראה, תכבוש, הכנע אותם, קח את המשאבים שלהם. אם הם לא ייכנעו, הרוג אותם.
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.أنظروا , إحتلوا ، إقهروهم , وخذوا مواردهم . إذا لم يخضعوا , إقتلوهم .
Git, işgal et, kontrol altına al, kaynaklarını sömür, boyun eğmezlerse, öldür.反抗すれば殺される すべての説明がつきました
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Nee, nee, buig niet.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Nej, nej, buga inte.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Ne, ne, neklaňte se.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Nie, nie kłaniajcie się.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Όχι, όχι, μην υποκλίνεστε.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.Нет-нет, не кланяйтесь.
Hayır, hayır. Baş eğmek yok.父の前で-
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Hvis du mister den kraft, som du tror på, - - så vil du gå under, svag som du er.
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Jeśli tracisz moc, której ufasz, poddaj się, słabeuszu.
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Jos menetät voiman, johon uskot- -sinun kannattaa alistua, raukka.
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Om du tappar kraften som du tror på- -så får du gå under, svag som du är.
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Se perderes o poder no qual acreditas... ... deves sucumbir, enfraquecido.
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Se perdi la forza in cui credi, allora soccombi, debole creatura.
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Si pierdes el poder en el que crees entonces debes sucumbir, debilucho.
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Αν χάσεις τη δύναμη στην οποία πιστεύεις, τότε να υποκύψεις, αδύναμο πλάσμα.
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Если ты лишишься силы, в которую веришь... ...то ты должен подчиниться, слабак.
İslam kelimesi teslim olmak, Allah'a boyun eğme anlamlarına gelir.Islám znamená "podřízení", nebo "odevzdání vlastních zájmů vůli Alláhově".