eğlenme ile cümle
eğlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yüzmek veya eğlenmek için buraya gelinir.Ta kodustati liha saamise ja meelelahutuse eesmärgil .
Bu geliş, Boğaziçi'nde eğlenmek ve dinlenmek amacıyla değildi.Puhkus polnud aga mõeldud igavlemiseks ega meelelahutuseks.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.이제 2006년입니다. 이제부터 재미있어집니다.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.2006 - pora na prawdziwą zabawę.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.A tak, v roku 2006, prišiel čas naozaj sa baviť.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.Così, nel 2006, è davvero tempo di divertirsi.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.Deci, în 2006, acum chiar e timpul să ne distrăm.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.Donc, en 2006, nous avons commencé à nous amuser.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.Im Jahr 2006 also, war es Zeit wirklich Spaß zu haben.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.In 2006 begon het echt leuk te worden.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.Most pedig, 2006-ban itt az idő a mulatságra.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.Năm 2006, đã đến lúc vui vẻ.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.V roce 2006 byl čas na trochu zábavy.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.Ya en 2006 era hora de divertirse.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.Έτσι το 2006, τώρα είναι πραγματικά ώρα για διασκέδαση.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.И вот, в 2006-ом, пришло время действительно повеселиться.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.През 2006-та вече наистина е време за забавление.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.בשנת 2006, הגיע הזמן לכיף האמיתי.
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.وفي عام 2006 وجدنا أنه قد حان الوقت لقليل من المتعة ..
2006'da artık gerçekten eğlenme zamanı.知性を持たせたのです 必要な計算能力を与えました
Açık konuşursam, bu sokağı bu yüzden inşa ettim. Yeniden doğacakları zamana dek eğlenmeleri için.Karena itulah aku membangun tempat ini... ...agar mereka dapat menikmati hidup hingga mereka berenkarnasi.
Ah Ahjushi! Bunu nasıl yapabildin? Siz aynı okuldansınız yani birlikte eğlenmenizde bir sorun yok.아쩌시 이런 법이 어디서?
Ah! Siz çocukların bu yaşlarda eğlenmeleri gerekir,bu ne tür bir işkence böyle?아!
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››ale veseliť a radovať sa patrilo, lebo tento tvoj brat bol mŕtvy a ožil, bol ztratený a našiel sa.
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››이 네 동생은 죽었다가 살았으며 내가 잃었다가 얻었기로 우리가 즐거워하고 기뻐하는 것이 마땅하다 하니라
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››men vi burde fryde og glede oss fordi denne din bror var død og er blitt levende, var tapt og er funnet.
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››Nhưng thật nên dọn tiệc và vui mừng, vì em con đây đã chết mà lại sống, đã mất mà lại thấy được.
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››Nhưng thật nên dọn tiệc và vui_mừng , vì em con đây đã chết mà_lại sống , đã mất mà_lại thấy được .
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››а о том надобно было радоваться ивеселиться, что брат твой сей был мертв и ожил, пропадал и нашелся.
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››אבל נכון לשוש ולשמח כי אחיך זה היה מת ויחי ואבד היה וימצא׃
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››ولكن كان ينبغي ان نفرح ونسرّ لان اخاك هذا كان ميتا فعاش وكان ضالا فوجد
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››只 是 你 這 個 兄 弟 、 是 死 而 復 活 、 失 而 又 得 的 、 所 以 我 們 理 當 歡 喜 快 樂
‹Ama sevinip eğlenmek gerekiyordu. Çünkü bu kardeşin ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu!› ››只是 你這個 兄弟 、 是 死 而 復活 、 失 而 又 得的 、 所以 我 們理當歡 喜 快樂
Ama şimdi sadece eğlenmekle kalmadınız aynı zamanda bu oyun hakkında meraklanmaya başladınız.Ale teď nejen že se nenudíš, ale začínáš se zajímat o podstatu této hry.
Ama şimdi sadece eğlenmekle kalmadınız aynı zamanda bu oyun hakkında meraklanmaya başladınız.このゲームそのものについて 興味を感じはじめることでしょう. 面白い点は,もっとたくさんの点があると,
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.Az egyik dolog, amit kedvtelésből készítettem, az hogy most már tudunk ezzel a kóddal írni.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.Eén van de dingen die ik deed -- gewoon voor de lol, is... ...we kunnen nu dingen opschrijven in deze code.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.Ho fatto una cosa giusto per divertirmi un po' grazie al fatto che possiamo usare questo codice.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.재미삼아서 제가 해보았던 것은 많은것들을 이런 코드로 써봤습니다.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.Postanowiłem zrobić coś wyłącznie dla zabawy, jako że potrafimy pisać tym kodem.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.Uma das coisas que fiz apenas para me entreter é que agora podemos escrever coisas neste código.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.Wir sind soweit, dass wir, nur zum Vergnügungszweck, selber Sache in diesem Code schreiben können.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.Y una de las cosas que hice sólo por diversión... Ahora podemos escribir cosas con este código.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.Ένα από τα πράγματα που έκανα απλώς για ευχαρίστηση είναι ότι τώρα μπορούμε να γράψουμε με αυτόν τον κώδικα.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.Шутки ради я сделал кое-что. Мы можем делать записи с помощью этого кода.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.למעשה, אחד הדברים שעשיתי רק למטרות שעשוע הוא שאנו יכולים כעת לכתוב דברים באותו קוד.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.في الحقيقة، أحد الأمور التي قمت بها فقط لغرض التسلية هو أنه بإمكاننا الآن كتابة الأشياء بذلك الترميز.
Aslında, sadece eğlenmek amacıyla yaptığım şeylerden biri; bu kod ile birşeyler yazabiliriz.やってみたことですが、現在は この記号で文章を書くこともできます ここに100μgの白い粉があります
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.스키. 그냥 재미있습니다. 사람들은 재미있는 것을 하기 위해 돌아다니는 것을 좋아합니다
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Sau o alternativă la ski, deoarece este distractiv, iar oamenilor le place să se distreze.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.To zabawne, a ludzie kochają ruch i zabawę.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Или каране на ски. просто е забавно, а хората обичат да се движат наоколо и да правят забавни неща.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Это весело, а людям нравится весело передвигаться по городу.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.أو للتزلج على الثلوج. إنه ممتع، والناس بحاجة للاستمتاع أثناء تنقلاتهم.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.そして今上げた産業の全てが-
Benim için endişelenme ve eğlenmene bak. Ayıcık, Zor beğenen biri olmasına rağmen hala her şeyi yapıyor.걱정 말고 제미게 놀다고 용.
Benim için endişelenme ve eğlenmene bak.Đừng lo cho con, ba cứ đi chơi vui vẻ ạ.
Benim için endişelenme ve eğlenmene bak.Maak je geen zorgen over mij, en heb plezier.
Benim için endişelenme ve eğlenmene bak.Mach dir keine Gedanken um mich und hab deinen spass.
Benim için endişelenme ve eğlenmene bak.Nebojte sa o mňa a zabavte sa.