Ana içeriğe geç
Sözlük

eğitti ile cümle

eğitti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
İnsanları kovboy olmaları için eğittik, işe aldık ve ödüllendirdik.Обучили сме, наели сме и сме платили на хората, за да бъдат каубои.
İnsanları kovboy olmaları için eğittik, işe aldık ve ödüllendirdik.הפכה לאסון. הכשרנו, שכרנו ותגמלנו אנשים
İnsanları kovboy olmaları için eğittik, işe aldık ve ödüllendirdik.لدينا مدربين، واستأجرت ومكافأة الشعب أن رعاة البقر.
İnsanları kovboy olmaları için eğittik, işe aldık ve ödüllendirdik.育て 雇い 賞賛してきました しかし現在 必要とされているのは
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Aj, jak blahoslavený jest člověk, kteréhož tresce Bůh! A protož káráním Všemohoucího nepohrdej.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Eis que bem-aventurado é o homem a quem Deus corrige; não desprezes, pois, a correção do Todo-Poderoso.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Felice l'uomo, che è corretto da Dio: perciò tu non sdegnare la correzione dell'Onnipotente
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Ferice de omul pe care -l ceartă Dumnezeu! Nu nesocoti mustrarea Celui Atot Puternic.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Glej, blagor možu, ki ga Bog strahuje! Zato ne zaničuj kazni Vsegamogočnega.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.¡He aquí, bienaventurado es el hombre a quien Dios disciplina! No menosprecies la corrección del Todopoderoso
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Held den Mand, som revses at Gud; ringeagt ej den Almægtiges Tugt!
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Heureux l`homme que Dieu châtie! Ne méprise pas la correction du Tout Puissant.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Hľa, blahoslavený človek, ktorého tresce Bôh; preto nepohŕdaj káraním Všemohúceho.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Ímé, boldog ember az, a kit Isten megdorgál; azért a Mindenhatónak büntetését meg ne utáljad!
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Ja, salig er det menneske Gud refser, og den Allmektiges tukt må du ikke akte ringe!
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Ja, säll är den människa som Gud agar; den Allsmäktiges tuktan må du icke förkasta.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Katso, autuas se ihminen, jota Jumala rankaisee! Älä siis pidä halpana Kaikkivaltiaan kuritusta.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.볼지어다 하나님께 징계받는 자에게는 복이 있나니 그런즉 너는 전능자의 경책을 업신여기지 말지니라
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Mujurlah engkau bila Allah menegurmu! Jangan kecewa bila Ia mencelamu
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Người mà Ðức Chúa Trời quở trách lấy làm phước thay! Vậy, chớ khinh sự sửa phạt của Ðấng Toàn năng.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Người mà Ðức_Chúa_Trời quở_trách lấy làm_phước thay ! Vậy , chớ khinh sự sửa phạt của Ðấng_Toàn năng .
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Oto błogosławiony człowiek, którego Bóg karze; przetoż karaniem Wszechmocnego nie pogardzaj,
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Siehe, selig ist der Mensch, den Gott straft; darum weigere dich der Züchtigung des Allmächtigen nicht.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Ιδου, μακαριος ο ανθρωπος, τον οποιον ελεγχει ο Θεος δια τουτο μη καταφρονει την παιδειαν του Παντοδυναμου
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Блажен человек, которого вразумляет Бог, и потому наказания Вседержителева не отвергай,
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.Ето, блажен е оня човек, когото Бог изобличава; Затова не презирай наказанието от Всемогъщия;
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.הנה אשרי אנוש יוכחנו אלוה ומוסר שדי אל תמאס׃
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.هوذا طوبى لرجل يؤدبه الله. فلا ترفض تأديب القدير.
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.神 所 懲 治 的 人 是 有 福 的 . 所 以 你 不 可 輕 看 全 能 者 的 管 教
‹‹İşte, ne mutlu Tanrının eğittiği insana! Bu yüzden Her Şeye Gücü Yetenin yola getirişini küçümseme.神 所 懲治 的 人 是 有福 的 . 所以 你 不 可 輕 看 全能者 的 管教
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,Aquí va una historia sobre Jim Tulles, un chico al que yo enseñé.
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri, Dedim ki, "Jim, artık zamanı geldi.Iată o poveste: lui Jim Tulles, unul din oamenii pe care i-am pregătit, i-am spus, "Jim, e timpul acum.
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri, Dedim ki, "Jim, artık zamanı geldi.Jim Tulles, jeden z gości, których wyszkoliłem, powiedziałem mu "Jim, już czas.
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,이야기를 하나 드립니다. 제가 훈련시킨 짐 툴스에게
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,Mais uma história: eu disse a Jim Tulles, um dos homens que ensinei:
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,Řeknu vám příběh o Jimu Tullesovi, kterého jsem školil.
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,Вот вам история о Джим Таллесе, одном из моих учеников.
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,Ось вам історія про Джима Таллеса, одного з моїх учнів.
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,והנה סיפור: ג'ים טולס, אחד הבחורים שאימנתי,
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,وهنا قصة : جيم تولس، واحد من الرجال الذين دربتهم،
İşte size bir hikaye: Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,「ジム 君に骨組みづくりのチームの
Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri, Dedim ki, "Jim, artık zamanı geldi.Jim Tulles, un des gars que j'ai formés, je lui dis, "Jim, c'est l'heure.
Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri, Dedim ki, "Jim, artık zamanı geldi."Tim, è il momento.
Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri, Dedim ki, "Jim, artık zamanı geldi."Джим, време е.
Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,Ich sagte zu Jim Tulles, einer der Jungs, die ich ausgebildet habe,
Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,Jim Tulles, een van de mensen die ik heb opgeleid.
Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,Jim Tulles, egy srác, aki nálam tanult, akinek azt mondtam:
Jim Tulles, eğittiğim gençlerden biri,Jim Tulles, một trong những người thợ tôi đã đào tạo,
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.Ahogy egy kicsit többet tanultam a műanyagokról, rájöttem, hogy ez egy rossz dolog.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.Al documentarme un poco más sobre plásticos me di cuenta que, en realidad, era algo malo.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.Als ich mich etwas weiter über Plastik informierte, erkannte ich so richtig, dass das eine schlimme Sache ist.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.Ao aprender um pouco mais sobre os plásticos, apercebi-me de facto de que isto era uma coisa má.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.Documentandomi un po' di più sulla plastica, ho capito che in effetti questa era una cosa negativa.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.După ce am aflat mai multe despre plastic, mi-am dat seama de fapt că ăsta e un lucru rău.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.En étudiant un peu plus les plastiques, je me suis en fait rendue compte que c'était une mauvaise chose.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.Hoe meer ik te weten kwam over kunststoffen, hoe meer ik me realiseerde dat dit een probleem is.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.Když jsem se toho dozvěděla o plastech trochu více, zjistila jsem, že to je vlastně špatně.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.그러나 플라스틱에 대해 공부하기 시작하면서 그것이 나쁜 징조임을 알았습니다
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.Nhưng khi tự tìm hiểu về chất nhựa dẻo, tôi nhận ra rằng thực sự đây là một điều tồi tệ.
Kendimi plastikler konusunda biraz daha eğittikten sonra, bunun kötü bir şey olduğunu fark ettim.Po samovzdelávaní sa o plastoch som si uvedomila, že to vlastne bolo zlé.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod