Ana içeriğe geç
Sözlük

eğitti ile cümle

eğitti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendimi müzik dersleriyle eğittim.Навчався в музичних школах.
İlerleyen yıllarda ise kendini mimar olarak eğitti.Ea și-a petrecut următorii ani fiind antrenată ca spion.
Peter Jasper'ın yakın bir arkadaşıdır ve onu yeni doğanları eğittiği yaşamından kurtarmıştır.Peter on Jasperin hyvä ystävä, joka auttoi Jasperia pakenemaan entisestä elämästään uusien vampyyrien luojana.
Yüzlerce hücum pilotu ve 4000 paraşütçü eğitti.Σε αυτά κατόρθωσε να εκπαιδεύσει εκατοντάδες μετέπειτα πιλότους μαχητικών και σχεδόν 4.000 αλεξιπτωτιστές.
Peter Jasper'ın yakın bir arkadaşıdır ve onu yeni doğanları eğittiği yaşamından kurtarmıştır.Peter er en god venn av Jasper og hjalp han å unnslippe sitt tidligere liv på slagmarken.
Bu süre zarfında, Ruanda Soykırımını yürüten asker ve gerillaları eğitti.Saat menjabat, ia melatih para tentara dan gerilyawan yang melaksanakan Genosida Rwanda.
Kendimi müzik dersleriyle eğittim.Pelajaran musik diberikan melalui pelatihan.
İlerleyen yıllarda ise kendini mimar olarak eğitti.Trong thời gian này, ông đã tự học để trở thành một kiến trúc sư.
Yaz geldiğindeyse Mathew Knowles bir "acemi birliği" kurarak onları dans ve vokal konusunda eğitti.Đến hè, Mathew Knowles đã mở một trại hè và cùng nhóm tập luyện vũ đạo và luyện thanh rất khắc nghiệt.
Kendimi müzik dersleriyle eğittim.音楽学を指導した。
1866-1869 yılları arasında Hendrik Willem Mesdag'i eğitti.1866年から1869年まで、後にハーグ派の中心人物となるヘンドリック・ウィレム・メスダフを教えた。
Kendimi müzik dersleriyle eğittim.Sam se podučavao glazbi.
Peter Jasper'ın yakın bir arkadaşıdır ve onu yeni doğanları eğittiği yaşamından kurtarmıştır.Peter je Jasperjev dober prijatelj, ki mu je po preobrazbi pomagal zbežati iz vojske.
Kendimi müzik dersleriyle eğittim.Parašė muzikos mokymo priemonių.
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Aber sie werden das tun. Die Grossmütter werden das tun."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Ale ony ano. Ty babičky vám je vyškolí."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Dar ele pot. Bunicile pot."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler.""허나, 저 분들께선 할 것입니다"고 답했죠
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Maar de oma's kunnen het wel.'
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Mais elles le feront. Les grands-mères le feront."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Ma loro lo faranno. Lo faranno le nonne."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler.""Mas elas treinam. As avós treinam."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Men de kan. Bedstemødrene kan."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Mutta he voivat. Isoäidit voivat."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Nhưng họ. Những bà cụ sẽ làm."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Ők ellenben igen. A nagymamák képesek rá."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Pero ellas sí. Las abuelas lo harán".
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Αλλά θα το κάνουν οι γιαγιάδες".
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Але вони можуть. Бабусі це зроблять".
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Но они обучат. Бабушки обучат".
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."Но те ще го направят. Бабите ще го направят."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."אבל הן יכולות. הסבתות יכולות."
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."لكن هن سيفعلن. الجدتان سيفعلن"
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."そしてシエラレオネに初の「裸足の訓練センター」が作られ
"Ama onlar yapabilirler, eğittiğim büyükanneler yapabilirler."不過呢啲阿婆可以做到。」
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Cô có biết là quân đội Mỹ đang huấn luyện ong bắp cày đánh hơi các chất nổ?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'미국 군대가 벌이 폭박물을 찾아내도록 훈련시키는걸 알고 있어요?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."¿Sabía Ud. que el Ejército de EEUU entrena abejorros para detectar explosivos?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Sapeva che l'esercito degli Stati Uniti addestra i calabroni a fiutare gli esplosivi?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Ştiai că armata SUA antrenează bondari ca să depisteze explozivi?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Tudta, hogy az USA hadserege poszméheket tanít be robbanóanyag kiszimatolására?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Viete, že americká armáda trénuje čmeliaky na vyhľadávanie výbušnín?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim." Vous saviez que l'armée américaine entraine des bourdons à flairer des explosifs ? "
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Wie pani, że armia trenuje trzmiele, by wyczuwały materiały wybuchowe?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'Wist je dat het Amerikaanse leger hommels africht om explosieven op te sporen?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Wussten Sie, dass die U.S. Armee Hummeln trainiert, um Bomben aufzuschnüffeln?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Ξέρεις ότι ο αμερικανικός στρατός εκπαιδεύει αγριομέλισσες να ανιχνεύουν εκρηκτικά;"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."А ви можете собі уявити, що американська армія тренує бджіл винюхувати вибухівку?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Вы знали, что вооружённые силы США тренируют пчёл искать врывчатку?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."Знаете ли, че армията на Съединените щати обучава пчели, които откриват експлозиви?"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.'ידעת שצבא ארה"ב מאמן דבורים כדי להריח ולאתר חומרי-נפץ?'
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim."هل تعلمين أن الجيش الأمريكي يدرب النحل الطنان ليتشمم المتفجرات؟"
'Amerikan ordusunun patlayıcıları koklamak için yaban arılarını eğittiğini biliyor muydun?' dedim.知ってたかい?"って 言ったんだ ある時自分のカルテを見たら
Arathorn. Onları çok iyi eğittim.優秀すぎるな
Aynen pek çok hayvanın kendilerini eğittikleri gibi onlarda kendilerini yetişkinliğe hazırlıyorlar.그들은 하루종일 다른 동물들처럼
Aynen pek çok hayvanın kendilerini eğittikleri gibi onlarda kendilerini yetişkinliğe hazırlıyorlar.הן מכשירות את עצמן, כמנהגן של חיות צעירות,
Aynen pek çok hayvanın kendilerini eğittikleri gibi onlarda kendilerini yetişkinliğe hazırlıyorlar.انها تحاول تدريب نفسها كما تقوم الحيوانات الصغيرة
Aynen pek çok hayvanın kendilerini eğittikleri gibi onlarda kendilerini yetişkinliğe hazırlıyorlar.大人になるための 練習をしているのです
Bana eğittiğim adamları anlatma! Sanki onları tanıyormuşsun gibi!Älkää puhuko kouluttamistani miehistä kuin tuntisitte heidät.
Bana eğittiğim adamları anlatma! Sanki onları tanıyormuşsun gibi!Não fale dos homens que treinei como se os conhecesse!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod