"Doruk Performans Eğitimi" eğitmeni olarak çalışmaktadır.Regele însuși activ ca antrenor ..."
Salon Lideri (Gym Leader) adı verilen bu eğitmenleri yenerek Rozet (Gym Badge) kazanılır.Egy edzőterem-vezető legyőzéséért jelvény (Gym Badge) jár.
Sensei Wu: Ninjaların eğitmenidir.Wu Sensei – A nindzsák mestere.
Bir dönem Montpellier'de eğitmenlik yaptı.Még ifjúkorában Montpellier-be ment tanulni.
Daha sonra koreograf ve dans eğitmeni olarak çalışmıştır.Hamarosan mint táncosnő és kurtizán bukkan fel.
Pokémon dünyasında eğitmen bir Pokémonla karşılaştığında "PokéBall" (PokéTopu) fırlatarak yakalayabilmektedir.Ha sikerült rábukkanni egy szörnyre, akkor pokémonlabdával csapdába ejthetjük.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Olin juuri päättänyt edetä omin voimin ja nyt oli ilmestynyt toinen "opettaja".
Onun hali hazırdaki eğitmeni ve menajeri uluslararası usta Selvio Danailovdur.Hänen valmentajansa ja managerinsa on kansainvälinen mestari Silvio Danailov.
Misty büyük bir su Pokémonu eğitmeni olmak için çalışır.Misty haluaa olla maailman parhaimpia vesityypin Pokémonkouluttajia.
Dialog Anlatım İletişim okulunda eğitmenlik yapmaya devam etmektedir.Tutkinto antaa valmiuden työskennellä sähköisen viestinnän alalla.
Başvurusu kabul gören Schopenhauer, 1820'de Berlin Üniversitesi'nde eğitmenlik yapmaya başladı.Vuonna 1820 Schopenhauer aloitti luennoitsijana Berliinin yliopistossa.
Eğitmenleri arasında Francisco Jurnet ve Joan Baptista Pujol gibi isimler vardı.Täällä hänen opettajinaan toimivat muun muassa Francisco Jurnet sekä Joan Baptista Pujol.
Annesi Cher bir dekoratör, babası Peter ise kişisel fitness eğitmenidir.Steinfeldin äiti Cheri on sisustussuunnittelija ja isä Peter personal trainer.
Almanya'da oyuncu eğitmenliği de yapmıştır.Saksankin tuleva näyttelijä oppi hyvin.
Erhan Gökgücü(d.1939), Tiyatro rejisörü, oyun yazarı, oyunculuk ve reji eğitmeni.WSOY 1936 Teatterivaeltaja: Kirjoista, kirjailijoista ja näyttämön taiteesta.
Eğitmenlerinden Barthelme, daha sonra onun akıl hocası ve yakın dostu oldu.Tästä tulikin hänen innoittajansa luonnontutkimiseen ja myöhemmin hyvä ystävä.
Bir dönem Montpellier'de eğitmenlik yaptı.Hän teki kauden aikana yhden maalin Montpellier’ta vastaan.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Είχα μόλις αποφασίσει να προχωρήσω μόνος μου και τώρα ένας ακόμα "δάσκαλος" είχε εμφανιστεί.
Onun hali hazırdaki eğitmeni ve menajeri uluslararası usta Selvio Danailovdur.Προπονητής και μάνατζέρ του είναι ο διεθνής μαιτρ Σίλβιο Νταναΐλοβ.
Kesrevi bu eğitmenlik süresinde Amerikalılardan İngilizceyi öğrendi.Ο Ροσφόρ έμαθε αγγλικά αποκλειστικά για αυτόν τον ρόλο.
Ekim 2011 yılında pilates eğitmeni Erdinç Bekiroğlu ile Barselona'da evlendi.Τον Οκτώβριο του 2012 παντρεύτηκε τον Κύπριο δικηγόρο Φώτο Πιτάτζη, στην Κύπρο.
Daha sonra koreograf ve dans eğitmeni olarak çalışmıştır.Senere blev hun ansat som koreograf.
Ash Ketchum, geleceğin büyük eğitmeni olacaktır.Ash Ketchum er hovedpersonen i Tv-serien Pokémon.
Diş teknisyeni eğitmeni olarak çalıştı.Hun arbeidet som tannlegesekretær.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Her er han coach og personlig trener.
Ve Karamanoğlu Beyliği'nde şehzade eğitmeniliği de yapmıştır.Hun driver også veldedighet ved å bygge brønner i Gambia.
Sojin ilk önce K-Pop erkek grubu Ulala için bir vokal eğitmen olarak çalıştı.Sebelum debutnya, Sojin bekerja sebagai pelatih vokal K-pop boy band Ulala Session.
Bu sıralarda fitness eğitmeni Carlos Leon ile romantik bir yakınlaşma içine girdi.Pada masa ini, Madonna terlibat hubungan percintaan dengan pelatih fitness Carlos Leon.
ODTÜ Akıllı Sınıf’ın oturma kapasitesi eğitmen hariç 32 kişidir.Tenaga pendidik (guru) berjumlah 32 orang dengan kualifikasi sarjana.
Daha sonra koreograf ve dans eğitmeni olarak çalışmıştır.Kemudian ia memulai kariernya sebagai seorang penari dan koreografer.
Yazar, eleştirmen ve temelde eğitmendi.Menjadi pelatih yang selalu berstatement kritis tapi membangun.
Başvurusu kabul gören Schopenhauer, 1820'de Berlin Üniversitesi'nde eğitmenlik yapmaya başladı.Pada tahun 1820 Schopenhauer menjadi dosen di Universitas Berlin.
Bu şampiyonu yenen eğitmen Pokémon Ustası (Pokémon Master) ve yeni şampiyon olur.Di mana kita berperan sebagai seorang pelatih, dan kita harus bisa memenangkan gelar Pokémon Master.
Pokémon Ligi'nde Elit Dörtlü (Elite Four) isimli oldukça güçlü 4 eğitmene karşı mücadele verilir.Di mana di sana kita akan menantang empat sesepuh Pokémon yang kemudian disebut The Elite Four.
On yaşına kadar evde özel eğitmenlerden ders aldı.Dia menempuh pendidikan sekolah rumahan hingga berusia sepuluh tahun.
Sojin ilk önce K-Pop erkek grubu Ulala için bir vokal eğitmen olarak çalıştı.Trước khi ra mắt, Sojin đã làm việc như một huấn luyện viên thanh nhạc cho K-pop boy band Ulala Session.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Fisher cũng phải thuê một huấn luyện viên cá nhân và một chuyên viên dinh dưỡng.
Yaklaşık 12 düzine öğrenci ile birlikte seçildi ve o yılın sonuna kadar eğitmen pilotu seçildi.Mỗi năm, 12 đến 15 sinh viên được chọn làm nhân viên giảng dạy cho chương trình này.
Bu sıralarda fitness eğitmeni Carlos Leon ile romantik bir yakınlaşma içine girdi.Cùng thời gian đó, bà có mối quan hệ tình cảm với nhà huấn luyện thể hình Carlos Leon.
1938 yılına kadar Amur grubunun baş eğitmeni oldu.1938年までアムール群の教官長をしていた。
Jüri yönergesi jüri eğitmeni tarafından yüksek sesle okunarak jüriye bildirilir.宣誓供述書は大陪審に送られた。
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.フィットネスインストラクター、トレーナーの顔ももつ。
Annesi, Sara Lynn Moore (6 Mart 1958) oyuncu, şarkıcı ve oyuncu eğitmenidir .埃文的母亲莎拉·林恩·摩尔出生于1958年3月6日,是一位演员、导演兼表演教练。
Diş teknisyeni eğitmeni olarak çalıştı.此時身分為實習牙體技術學生。
Quintus Lentulus Batiatus (John Hannah) – bir eğitmen (lanista) ve Spartaküs'ün ustası.昆图斯·兰图拉斯·巴蒂塔斯(约翰·汉纳 饰):一位角斗士训练师,斯巴達克斯的主人。
Aynı zamanda tiyatro ve dans eğitmenliği ve seslendirme yapmaktadır.산책과 댄스도 계속 하셔야 해요.
Rayleigh çok iyi bir eğitmendi.라우키는 선생으로서 인기가 꽤 좋았다.
Klee ve Rus ressam arkadaşı Wassily Kandinsky, Bauhaus okulunda eğitmenlik yapmalarıyla da ünlendiler.그와 그의 친구인 러시아 화가 칸딘스키는 예술과 건축의 학교인 바우하우스에서 학생들을 가르친 것으로 유명하다.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.בדיוק בזמן שהחלטתי להתקדם לבד, עוד "מורה" הופיע.
Her iki oğlu da birer yelken eğitmeni olarak yetişti.שני הוריו השתלבו כמורים במערכת החינוך.
Sekiz eğitmen ve yirmi öğrenci vardı.הוא היה בן שש כיתות ובו 220 תלמידים.
İş yerleri iş yeri eğitmeni verirler.כלכלית – כך ייווצרו מקומות עבודה.
René bir pilot ve uçuş eğitmenidir.צוקורס היה טייס ובונה מטוסים במקצועו.
Ekim 1933 yılında tahliye olduktan sonra, Yunanistan'daki birçok alanda parti eğitmeni olarak çalıştı.След освобождението през октомври 1933 г. той е работил като партиен инструктор в много райони на Гърция.
Annesi, Sara Lynn Moore (6 Mart 1958) oyuncu, şarkıcı ve oyuncu eğitmenidir .Майка ѝ, Сара Лин Мур (родена на 6 март 1958), е актриса, режисьор и преподавател по актьорско майсторство.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Тя е сертифициран фитнес инструктор и личен треньор.
Bir dönem Montpellier'de eğitmenlik yaptı.Тогава той е на пробен период в Монпелие.
René bir pilot ve uçuş eğitmenidir.Гилмор е опитен пилот и авио-ентусиаст.
Alman bir eğitmen tarafından yetiştirildi.Измислен е от германския проф.
Babası Gory Guerrero Meksika profesyonel güreşinin önemli isimlerindendir ve ünlü bir güreş eğitmenidir.Дядо му, Гори Гереро, е един от най-известните борци в историята на Мексико.