Ana içeriğe geç
Sözlük

eğitmen ile cümle

eğitmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Halkı eğitmeniz gerekiyor. Şeyh Sayid bunu oldukça iyi bir şekilde yaptı.Phải giáo dục nền dân số. và Sheikh Sayed đã làm điều đó khá tốt.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Trebuie să educi populaţia.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Vous devez éduquer la population.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Πρέπει να ενημερώσεις τον πληθυσμό.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Повышать осведомленность населения.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Треба відповідно виховувати населення.
Halkı eğitmeniz gerekiyor.Трябва да образовате населението.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Een Tanzaniaanse trainer, die de vaardigheden aanleert aan drie Mozambikaanse kerels.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Ein tansanischer Trainer, der sein Wissen an diese drei einheimischen Kollegen weitergibt.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Jeden tanzański treser, który przekazuje swoje umiejętności trzem mozambijskim współpracownikom.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Jeden tanzánsky tréner, ktorý učí zručnosti týchto troch mozambických kolegov.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Seorang pelatih dari Tanzania, yang mentransfer keahliannya kepada ketiga orang Mozambik ini.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Tanzániai szakemberünk három mozambiki társának tanítja meg az alapokat.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Um treinador da Tanzânia, o qual transfere o conhecimento para estes três companheiros de Moçambique.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Un entraîneur tanzanien, qui transmet ses compétences à ces trois collègues mozambicains.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Un entrenador de Tanzania, quien transmite sus habilidades a estos 3 compañeros de Mozambique.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Un istruttore della Tanzania che addestra questi tre Mozambicani.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Yksi tansanialainen kouluttaja, joka siirtää taidot näille kolmelle mosambikilaiselle kaverille.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Ένας Τανζανός εκπαιδευτής, που μεταδίδει τα προσόντα σε αυτούς τους τρεις Μοζαμβικανούς φίλους.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Един Танзанийски треньор, който предава уменията си на тези три Мозамбикски сътрудници.
İçlerinden biri Mozambikli kardeşlerine gerekli becerileri öğreten Tanzanyalı bir eğitmen.Один тренер из Танзании, который передает знания этим мозамбикским ребятам.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.A feleségemnek nincs szüksége az ételre -- ő kiváló tréner, sokkal jobb nálam.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.A minha mulher não usa comida — é uma excelente treinadora, muito melhor que eu.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.제 아내는 먹을 것을 쓰지 않습니다. 그녀는 훌륭한 조련사거든요, 저보다 훨씬 더 말이지요.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Ma femme n'utilise pas de friandise. Elle est très douée en éducation, meilleure que moi.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Meine Frau braucht kein Futter -- sie ist ein toller Trainer, ein viel besserer als ich.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Mia moglie non ha bisogno del cibo — è un'addestratrice fenomenale, molto più brava di me.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Mi esposa no necesita comida para entrenarnos...
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Mijn vrouw heeft geen voedsel nodig, zij is een fantastisch trainer, veel beter dan ik.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Soţia mea nu are nevoie de hrană - e un dresor foarte bun, mult mai bun decât sunt eu.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Η γυναίκα μου δεν χρειάζεται φαγητό -- είναι πολύ καλή εκπαιδεύτρια, πολύ καλύτερη από ότι είμαι εγώ.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.Моей жене не нужна еда - она великолепный дрессировщик, намного лучше, чем я.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.На жена ми не й е нужна храна - тя е страхотен треньор, много по-добър от мен.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.אשתי לא צריכה אוכל - היא מאלפת מצוינת, הרבה יותר טובה ממני.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.زوجتي لا تحتاج للطعام -- أنها مدربة عظيمة، أفضل مني.
Karımın yemeğe ihtiyacı yok -- harika bir eğitmendir, benden çok daha iyi.私よりもです。 わたしも食べ物は使わないが、通常の飼い主には必要です。
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Az a srác a piros csíkkal két évvel ezelőtt diák volt a programban -- most már tanár.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Băiatul cu dunga roşie a fost în program acum 2 ani -- acum este instructor.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Das Kind mit dem roten Band war im Programm vor zwei Jahren -- Er ist jetzt ein Lehrer.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.De jongen met rode strepen volgde het programma twee jaar geleden. Hij geeft nu les.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Dzieciak z czerwonym paskiem brał udział w programie dwa lata temu -- teraz jest instruktorem.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.El joven con la raya roja estaba en el programa hace dos años— ahora es instructor.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Il ragazzo con la banda rossa era nel programma due anni fa -- ed ora è istruttore.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.붉은색 줄무늬 옷 입은 애는 이 년 전 과정에 있었는데 지금은 강사예요.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Le gamin avec la bande rouge était dans le programme il y a 2 ans, Il est maintenant instructeur.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Парень с красной полоской участвовал в программе два года назад. Теперь он преподаёт.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.Хлапето с червеното рае беше в програмата преди 2 години, сега той е инструктор.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.הילד עם הפס האדום היה בתוכנית לפני שנתיים -- עכשיו הוא מורה.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.الطفل ذو الشريط الاحمر كان في البرنامج منذ عامين مضت -- الان هو مدرب.
Kırmızı çizgili çocuk iki yıl önce programdaydı-- şu an bir eğitmen.今はここでインストラクターをしています それに自分の高校卒業証書を 読めない子もいます
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?Co ci daje bycie pomocnikiem lub nauczycielem?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?Entonces, ¿por qué querrían ser facilitadores o profesores?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?여러분은 왜 퍼실리테이터나 교사가 되어야 할까요?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?Prečo by ste mali byť sprostredkovateľ alebo učiteľ?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?「Startup Weekend」や起業家たちのために 時間を使うべき理由は何でしょう?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?Чому саме Ви маєте бути інструктором або вчителем?
Neden bir eğitmen ya da bir öğretmen olmalısınız?لما عليك أن تكون وسيط أو معلم؟
Onlar da birer eğitmen oldular.Asa ca mi-am antrenat copii surzi, elevi mei, sa devină profesori pentru cei cu deficit de auz.
Onlar da birer eğitmen oldular.Così ho preparato i ragazzi sordi, i miei studenti, a diventare insegnanti.
Onlar da birer eğitmen oldular.교육시켜줄 사람이 될 수 있도록 가르쳤습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod