eğitme ile cümle

eğitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tabii ki, onların asıl işi, sondaj değil. Sizin onları eğitmenizi istiyoruz.Искаме да обучите екипа за мисията.
Taliban'ın bu çocukları katılmaya iknada ve eğitmekte mükemmele yakın hale geldiğini gördüm.탈레반이 완벽하게 사람들을 끌어모으고 아이들을 훈련시키는 것을 보아왔습니다.
Taliban'ın bu çocukları katılmaya iknada ve eğitmekte mükemmele yakın hale geldiğini gördüm.leur méthode pour recruter et entraîner des enfants.
Taliban'ın bu çocukları katılmaya iknada ve eğitmekte mükemmele yakın hale geldiğini gördüm.ראתי שהטאליבן שכלל לכדי שלמות את הדרכים בהם הוא מגייס ומאמן ילדים.
Taliban'ın bu çocukları katılmaya iknada ve eğitmekte mükemmele yakın hale geldiğini gördüm.وجدت أن طالبان قد أتقنت الطريقة التي تجند بها وتدرب الأطفال.
Taliban'ın bu çocukları katılmaya iknada ve eğitmekte mükemmele yakın hale geldiğini gördüm.調教する方法は完璧に 出来ているという印象です そしてそれは5つの過程から成っているようです
Tanzanyalı bir eğitmen. Bu insanların gözlerindeki gururu bir görmelisiniz.Un dresor tanzanian, care transferă meșteșugurile acestor trei tipi mozambicani.
Tanzanyalı bir eğitmen.한 명의 탄자니아인 트레이너가 있습니다.
Tanzanyalı bir eğitmen.לשלושה מוזמביקנים
Tanzanyalı bir eğitmen.لثلاثة من زملاءه في الموزمبيق.
Tanzanyalı bir eğitmen.誇りに満ちた表情が見て取れると思います
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek."Dis donc, mes maitres sont faciles à dresser.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek. Golden Retrievers gibiler."Wow, mijn baasjes zijn ongelofelijk gemakkelijk te trainen, ze zijn als Golden Retrievers.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek."우와, 주인님들이야말로 제일 가르치기 쉬운 종족인 걸.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek."Óh, az én gazdáimat hihetetlenül könnyű képezni."
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek."¡Oye! Entrenar a estos amos es super fácil.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek."Rany, moich właścicieli niesamowicie łatwo wytresować.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek."Uau, os meus donos são tão fáceis de treinar.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek."Wow, i mie padroni sono così facili da addestrare.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek."Wow, meine Herrchen, die sind so einfach zu trainieren.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek."Уау, моите стопани, невероятно лесни са за обучение.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek.ואומר, "וואו, הבעלים שלי, הם כל כך קלים לאילוף
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek.فيقول، "واو، ملاكي، سهلو التدريب بشكل مذهل.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek.私が座るだけで、なんでもやってくれるの。
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.1990-ben úgy döntöttek, képzést indítanak a helyi vállalkozóknak, kis összegű kölcsönt adnak nekik.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.1990년에 결정을 내렸습니다. 지역 사업가들을 훈련시키고 소액 대출을 해주기로 했죠.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Ale v roce 1990 se rozhodli, že chtějí začít školit místní podnikatele, a poskytnout jim malé půjčky.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.E em 1990 decidiram começar a dar formação aos empreendedores locais, e atribuir-lhes pequenos empréstimos.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Og de besluttede i 1990 at de ville begynde at træne de lokale entreprenører, gav dem små lån.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Şi în 1990 au hotărât să înceapă un training cu antreprenorii lor locali, dându-le mici împrumuturi.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Và họ quyết định vào năm 1990 là họ muốn bắt đầu huấn luyện các đại lý địa phương, cho họ vay một khoản nhỏ.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.W 1990 zdecydowali, że chcą rozpocząć trening lokalnych przedsiębiorców poprzez dawanie im małych kredytów.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Y, en 1990, decidieron comenzar a entrenar a los emprendedores locales dándoles pequeños préstamos.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.Ze besloten in 1990 om lokale ondernemers op te leiden en hen kleine leningen te verstrekken.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.И в 1990-м решили, что хотят начать обучение местных предпринимателей, предоставляя им небольшие заемы.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.И през 1990 решиха, че искат да започнат да обучават местните предприемачи, давайки им малки заеми.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.І вони вирішили в 1990, що вони хочуть почати тренувати їх локальних підприємців, і давати їм малі позики.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.וב-1990 הם החליטו שהם רוצים להתחיל להכשיר את היזמים המקומיים, ולתת להם הלוואות קטנות.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.وقد قرروا عام 1990 أنهم يريدون تدريب رجال أعمال محليين، بإعطائهم قروض مالية صغيرة.
Ve 1990'da bu bölgesel girişimcilere ufak krediler verip onları eğitmeye karar verdi.これらの現地起業家の教育をして 小額の融資を行おうと決めたのです そして彼らに小型流通センターの役割を与え
Ve bizim yaptığımız da hastanelerden yalnızca test amaçlı bazı numuneler toplayıp fareleri bunlarla eğitmekti.Kértünk néhány kórházi mintát feltevésünk megvizsgálására.
Ve bizim yaptığımız da hastanelerden yalnızca test amaçlı bazı numuneler toplayıp fareleri bunlarla eğitmekti.그래서 우리가 한 것은 테스트 수단으로서 병원으로 부터 몇몇 표본을 수집하고
Ve bizim yaptığımız da hastanelerden yalnızca test amaçlı bazı numuneler toplayıp fareleri bunlarla eğitmekti.אז מה שביצענו זה לאסוף מספר דגימות -- רק כדרך של בדיקה -- מבתי חולים,
Ve bizim yaptığımız da hastanelerden yalnızca test amaçlı bazı numuneler toplayıp fareleri bunlarla eğitmekti.ذلك ما فعلناه هو أننا جمعنا بعض العينات -- فقط كوسيلة لاختبار -- من المستشفيات ،
Ve bizim yaptığımız da hastanelerden yalnızca test amaçlı bazı numuneler toplayıp fareleri bunlarla eğitmekti.病院からいくつかのサンプルを 取り寄せ それを使ってラットを訓練し
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.A i přesto máme děti vzdělávat tak, aby se v něm neztratily.
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.A jednak usiłujemy edukować je na tą okoliczność.
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.A napriek tomu máme na to vzdelať.
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.그러면서도 우리는 이 미지의 미래에 대비하도록
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.l'espace de 5 ans. Et pourtant, nous sommes supposés
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.Och trots det är vi menade att undervisa dem för det.
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.Și totuși trebuie să-i educăm pentru viitor.
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.Und trotzdem sollen wir sie dafür ausbilden.
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.Y sin embargo se supone que estamos educando a los niños para él.
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.איך ייראה העולם אפילו בעוד 5 שנים,
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.بعد خمس سنوات. إلا أننا نود
Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz.未来に向かって彼らを教育していく立場にある
Ve böylece duygularınızı anlamanız ve eğitmeniz bilgeliğin temel faaliyetlerinden biridir.Aşa că cititul şi educarea emoţiilor sunt activităţile centrale ale înţelepciunii.
Ve böylece duygularınızı anlamanız ve eğitmeniz bilgeliğin temel faaliyetlerinden biridir.Čítanie vašich emócií a ich vzdelávanie je jednou z centrálnych aktivít rozumu.
Ve böylece duygularınızı anlamanız ve eğitmeniz bilgeliğin temel faaliyetlerinden biridir.Die eigenen Gefühle zu lesen und auszubilden, ist eine der zentralen Aktivitäten der Weisheit.

İlgili Sayfalar