Yörünge düzlemi ekliptik düzlemine 2,8° eğimlidir.The orbital plane is inclined by 2.8° to the plane of the ecliptic.
Yörünge düzlemi ekliptik düzleminden 7.9° eğimlidir.Its orbital plane is inclined by 7.9° from the plane of the ecliptic.
Yörünge düzlemi ekliptik düzlemine 5,56°'lik bir açı ile eğimlidir.The orbital plane is inclined by an angle of 5.56° to the plane of the ecliptic.[1]
Yörünge düzlemi ekliptik düzlemine 7,7° eğimlidir.The orbital plane is inclined by 7.7° to the plane of the ecliptic.
Yörünge düzlemi ekliptik düzlemine 7° eğimlidir.The orbital plane is inclined by 7° to the plane of the ecliptic.
Yörünge düzlemi, ekliptik düzlemine 8,59 ° 'lik bir açıyla eğimlidir.The orbital plane is inclined by an angle of 8.59° to the plane of the ecliptic.
Kabaca dairesel yörüngesi, gök ekvatoruna göre 156° eğimlidir.Its roughly-circular orbit is inclined 156° with respect to the celestial equator.
Bu asteroitler yüksek eğimli yörüngelerde Jüpiter ile kararlı 2:1 librasyon içindedir.These asteroids are in stable 2:1 libration with Jupiter, in high-inclination orbits.
Yörüngesi oldukça eğimli ve eksantriktir ve dönüşünün kaotik olması muhtemeldir.Its orbit is highly inclined and eccentric, and it is likely that its rotation is chaotic.
Eğimli kısmı bar olarak kullanılmaktadır.Der Turm wird als Bar genutzt.
Eğimli yerlerde birikme katı olan B katmanı her zaman bulunmaz, sadece A ve C katmanları vardır.Allerdings ist die Herkunft der Strophen, die nur in A oder nur in C überliefert sind, nicht klar.
Hatta, taraf değiştirmeye eğimliydi.Es gab sogar Bestrebungen ihn dort abzulösen.
Fakat yamaçları sadece bir derece eğimlidir.Die Züge hatten nur eine Klasse.
Bu tür tarlalar genelde eğimli yamaçlara kurulmuştu.Meist waren diese Brunnen an Kreuzungen positioniert.
Yüksek eğimli bir yamaca yerleşmiş olan kasaba, pitoresk Orta Çağ görünümünü korumaktadır.Das befestigte Dorf Pianiano hat sein mittelalterliches Erscheinungsbild bewahrt.
Çatı ağaçları sık eğimli halde bağlanmıştır.Der Stängel ist oft bogig aufsteigend.
Bu kısmın çatısı ise kuzeye doğru eğimlidir.Dessen Dach fällt gegen Norden ab.
Mağara girişleri el bombaları ve alev silahlarına karşı eğimli inşa edildi.Les entrées des grottes étaient construites de manière à résister aux grenades et aux lance-flammes.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.De plus, l'orbite de 2004 XR190 est relativement circulaire, ce qui est inhabituel pour un objet épars.
1990 yılında Irak; Kuveyt'i, eğimli sondaj yaparak kendi petrollerini çalmakla suçladı.En 1990, l'Irak a accusé le Koweït de voler le pétrole irakien par le biais de forages dirigés.
Coğrafik olarak ise eğimli tepe demektir.Techniquement parlant, c'est une colle.
İki yana eğimli ahşap kırma çatıları kiremit kaplıdır.Un toit à deux versants droits recouvre la charpente.
Daha eğimli pozisyonlar, kütlenin daha yüksek olduğuna işaret eder.Mais qui dit sol plus dur, dit également rebond plus haut.
Eğer eğimli zırhı ve uzun top namlusunu yok sayarsak Panther tankı tipik bir Alman tankıdır.Exceptuando el blindaje inclinado y el cañón sobresaliente, el Panther era un diseño alemán convencional.
Bir çarşı, çeşitli dükkanlar ve eğimli minareli cami vardı.Había un bazar, varias tiendas y una mezquita con un minarete inclinado.
Coğrafik olarak ise eğimli tepe demektir.En este sentido estrictamente geográfico, es sinónimo de llanura padana.
Hristiyan Araplar, İsrail’deki en çok eğimli kesimi oluşturmaktadır.Los cristianos son uno de los grupos más educados de Israel.
Biz aslında hareket etmediğimizden ve şekil sabit olduğundan düz çizgilerde eğimli olanlar gibi görünmektedir.Ya que no nos estamos moviendo y la figura es estática, percibimos mal las líneas rectas como curvas.
Hristiyan Araplar, İsrail’deki en çok eğimli kesimi oluşturmaktadır.Gli arabi cristiani sono uno dei gruppi più istruiti in Israele.
Bu olay basınç yüzeyinin eğimli olmasından kaynaklanır.Tale condizione permane fino al raggiungimento della condizione di saturazione di pressione.
LK, bu sayede 20 dereceye kadar eğimli yüzeylere güvenle inme kabiliyetine sahipti.Si stimava che la nave avesse una stabilità garantita fino a 20 gradi.
BT-IS – Prototip ağır eğimli zırha sahip ileride T-34 modelinde kullanıldı.BT-IS - Prototipo/test di concetto di armatura pesantemente inclinata, antesignana della corazza del T-34.
Ekranlar, cihazın yatay kenarları üzerinde eğimli kavisli kenarlara sahiptir.I display hanno lati curvi che si inclinano sui bordi laterali del dispositivo.
Denize doğru değil de karaya doğru eğimlidir.Дело в том, что он обращён не на восток, а в сторону моря.
Köy yerleşimi, dağlarin arasında, eğimli bir arazi üstünde, Çoruh nehrinin yanındadır.Рельеф в верховьях — горный, ниже села Уйское — равнинный.
Kızak, tersanelerde gemilerin inşa edildiği eğimli yapılardır.Здесь можно увидеть инструменты, использовавшиеся при постройке кораблей.
Hristiyan Araplar, İsrail’deki en çok eğimli kesimi oluşturmaktadır.Католики представляют крупнейшее направление христианства в Израиле.
Aracın ön kısmı eğimli bir zırh ile kaplanmıştı.Передняя часть корпуса остеклена бронестеклами.
Bu eğimli hareketin ivmesi elektronun synchrotron radyasyonu formunda enerji ışımasını içerir.يحرض هذا التسارع من حركة التقوس الإلكترون بأن يشع طاقة على شكل إشعاع سنكروتروني.
Birleşik Devletler bahriyesinde farklı modeller fermuarlar ile eğimli cepler kullanıldı.تستخدم البحرية الأمريكية نموذج مختلف قليلاً، فإنها أظهرت جيوب مائلة مع سحابات.
Bu eğimli hareketin ivmesi elektronun synchrotron radyasyonu formunda enerji ışımasını içerir.A aceleração deste movimento em curva induz um elétron a irradiar energia na forma de radiação síncrotron.
Züppe etkisi, çoğu mikroekonomi teorisinin aksine negatif değil pozitif eğimli bir talep oluşturur.A maioria dos economistas são a favor de uma taxa de inflação positiva porém baixa.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.Mas 2004 XR190 tem uma baixa excentricidade orbital com um periélio de 51 UA.
Ağızları eğimli olanlar en kullanışlı olanlardır.Os mais comumente empregados são os seguintes.
Kasaba gelişme alanı içerisinde ise yerleşmeyi olumsuz yönde etkileyecek derecede eğimli alan yoktur.Binnen de muren van de stad kan geen plaats zijn voor iets wat onrein is.
Denize doğru değil de karaya doğru eğimlidir.Nie podróżuje po niebie, lecz po ziemi.
Tarlaların çoğunluğu küçük ve az eğimlidir.W większości przypadków osady wydają się niewielkie i raczej krótkotrwałe.
İki yana eğimli ahşap kırma çatıları kiremit kaplıdır.Dwuspadowy stromy dach kryty był dachówką.
Yer Yer kayalık ve eğimli bir vadinin yamaçları boyunca yayılmış olan köy yemyeşildir.Pole to jest wytwarzane przez prądy płynące we wnętrzu i atmosferze Ziemi oraz przez namagnesowane skały.
Asanın ucu düz fakat kabzası keskin eğimlidir.Sterówki rdzawobrązowe, lecz środkowa para szarobrunatna.
Perçinli zırhı eğimli değildi ve birçok modelinde ince 10 ila 25 mm lik zırh bulunuyordu.Pansaret var inte lutat och varierade i tjocklek från 10 mm till 25 mm i de flesta versioner.
Çatı ağaçları sık eğimli halde bağlanmıştır.Ofta är taket snedlutande.
Bir dağ veya tepe gibi eğimli arazide, halatlarla yukarıya çekilerek çalışır.Med hjälp av rep och änterhake kan man till exempel klättra över en mur.
Akarsular kısa ve eğimlidir.Кінцівки короткі та розвинені.
Evin çatısı genelde dört tarafa eğimlidir.Кожен квартал складався як правило з чотирьох будинків.
Eğimli uzayzamanlarda ışık konisi, uzayzamanın jeodeziğine doğru yana yatacaktır.Hráč se musí probít démony až do kosmodromu přes celé město.
Eğimli pozisyonların %90'ı, kütlenin 3 M⊕'ten az olduğuna işaret eder.90% din posibilele orientări implică o masă sub 3 M⊕.
Eğer eğimli zırhı ve uzun top namlusunu yok sayarsak Panther tankı tipik bir Alman tankıdır.Exceptând blindajul înclinat și tunul, Panther era un proiect german convențional.
Günümüzde oldukça eğimlidir.Sunt foarte în ton cu vremurile actuale.
Biz aslında hareket etmediğimizden ve şekil sabit olduğundan düz çizgilerde eğimli olanlar gibi görünmektedir.Mivel valójában nem mozgunk és az alak állandó, tévesen az egyenes vonalakat görbének észleljük.