eğilim ile cümle

eğilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ona göre mutluluk eğilimi insan yapısının doğal bir eğilimidir.Pagal jį nelygybė yra natūralus visuomenės išgyvenimo būdas.
Eleştirmenler yeni sosyal hareketleri Narsizme eğilim olarak yorumlamışlardır.Žinoma, kai kurie yra skeptiški naujosios žiniasklaidos vaidmens socialiniuose judėjimuose atžvilgiu.
Onun sıkça verdiği sert yanıtlar, Moe'nun şiddete eğilimli yanına temel oluşturdu.Dauguma manė, kad tokį Clay elgesį iššauke begalinė jo baimė.
Bu eğilim 2007 ve 2008'de sürmüştür.Enne seda purskas ta 2007. ja 2008. aastal.
Duygusal dengede yüksek puan alanlar duygusal olarak duyarlı ve strese eğilimlidirler.Kõrgema neurootilisuse tasemega inimestel on emotsionaalselt tundlikud ja stressile haavatavad.
Ama mutluluk eğilimi başıboş bırakılamaz elbet.Aga siis ei saa ka käskida õnnelikkust.
Politik karşıtın ortadan kaldırılması eğilimi.Püüti lahti saada tülikast poliitilisest opositsioonist.
Vergi avantajları sebebiyle kentin nüfusu büyüme eğilimi göstermektedir.Elanike arv kasvab hoogsalt maksusoodustuste tõttu.
Gazete, siyasal olarak muhafazakâr ve monarşist yönlere eğilimlidir.Monarhism on monarhiat toetav või taotlev poliitiline suund.
Ancak zamanla bu eğilimden vazgeçti ve devrin Avrupa seçmeci anlayışına yöneldi.Sellest taastumine võttis oodatust rohkem aega ja sellepärast loobus ta Euroopa meistri tiitlist.
Bu hipoteze göre engellenme süreçleri insanlarda saldırgan davranma eğilimi açığa çıkartır.Oletame, et ma tean, millised ajuseisundid tekitavad normaalsetel inimestel vihaelamuse.
Ancak defans veya defansif orta saha oyuncusu olarak sol eğilimlidir.Kink on vasakujalgne ründav poolkaitsja või ründaja.
100 dolarlık bir bilgisayarın neden bu derece önemli olduğu bundan dolayı. Ama bu güzel bir eğilim.100달러짜리 컴퓨터가 그렇게 중요한 이유가 될 것입니다. 하지만 좋은 경향입니다.
100 dolarlık bir bilgisayarın neden bu derece önemli olduğu bundan dolayı. Ama bu güzel bir eğilim.לכן המחשב במאה דולר יהיה כה חשוב. אבל זו מגמה נחמדה.
100 dolarlık bir bilgisayarın neden bu derece önemli olduğu bundan dolayı. Ama bu güzel bir eğilim.سوف يكون مهمًا للغاية. ولكنه توجه لطيف
100 dolarlık bir bilgisayarın neden bu derece önemli olduğu bundan dolayı. Ama bu güzel bir eğilim.世界がフラットになっているかのようです
%15 artmış olmakla beraber, diğer veriler bu artış eğilimine kuşku düşürmektedir.Figur 3: Tendenser i det seneste års prævalens af cannabisbrug blandt unge voksne (15-34 år)
%15 artmış olmakla beraber, diğer veriler bu artış eğilimine kuşku düşürmektedir.Z osob ve věku 15–64 let, které někdy užily konopí, tak pouze 30 % učinilo v posledním roce (58).
1991 ve 2001 yılları arasında Avrupa kıyı bölgelerindeki nüfus eğilimleri (NUTS3)Befolkningstrender 1991–2001 i Europas kustområden (NUTS3)
1991 ve 2001 yılları arasında Avrupa kıyı bölgelerindeki nüfus eğilimleri (NUTS3)Populacijski trendi med letoma 1991 in 2001 v evropskih obalnih regijah (NUTS3)
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.2002년에 Google에서 주목한 한 가지 트렌드는 웹에 올라오는 콘텐츠가 훨씬 더 풍성해졌다는 것입니다.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.2002年頃から始まったのが ウェブのリッチ化です 画像や動画など コンテンツが多様化しました
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Bem, em 2002, uma das tendências que começámos a observar foi que a Web se tinha tornado muito mais rica.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Eden izmed trendov, ki smo jih opazili leta 2002, je bila obogatitev spleta.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.En 2002, nous avons constaté que le Web s'était énormément enrichi.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.I 2002 begyndte vi at lægge mærke til, at nettet var blevet meget mere indholdsrigt.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Mayer: En av trenderna under 2002 var att webben fick ett allt rikare innehåll.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Mayer: In 2002 bleek een van de stijgende trends dat internet steeds gevarieerder werd.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Mayerová: V roku 2002 sme si začali uvedomovať, že web je zrazu omnoho rôznorodejší.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Mayer: Vuonna 2002 huomasimme, että verkosta oli tullut monipuolisempi.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Mayer: W 2002 r. zauważyliśmy, że w sieci zaczęło pojawiać się coraz więcej multimediów.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Nel 2002, una delle tendenze che iniziammo a notare era che il Web era diventato molto più ricco.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Pada tahun 2002, salah satu tren yang mulai kami amati adalah web telah menjadi semakin kaya.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.V roce 2002 jsme si začali uvědomovat, že web je najednou mnohem bohatší.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.В 2002 году мы обнаружили, что Интернет стал гораздо более насыщенным.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.Меєр:
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.מאייר: ב-2002, אחת המגמות שהתחלנו לראות הייתה שהאינטרנט הפך להיות הרבה יותר עשיר.
2002 yılında görmeye başladığımız eğilimlerden biri de web'in çok büyük oranda zenginleşmesi oldu.ماير: في عام 2002، كان من بين المؤشرات التي بدأت في الظهور أن الويب أصبح أكثر ثراءً بكثير.
2007’de ele geçirilen 18,2 ton metamfetamin 2004’ten beri süregelen bir eğilimin devamı niteliğindedir.3677/90), și în regulamentele adoptate ulterior pentru a reglementa comerţul în interiorul UE (CE nr.
2007’de ele geçirilen 18,2 ton metamfetamin 2004’ten beri süregelen bir eğilimin devamı niteliğindedir.Az Európában lefoglalt amfetaminminták tisztasága 2007ben rendkívül változatos volt, olyannyira, hogy az
2007’de ele geçirilen 18,2 ton metamfetamin 2004’ten beri süregelen bir eğilimin devamı niteliğindedir.In de EU werd 582 liter P2P in beslag genomen, tegenover 2 005 liter in 2006.
2008 Avrupa’da sera gazı emisyon eğilimleri ve öngörüler, 5/2008 sayılı AÇA Raporu.Alla 27 medlemsstaterna (EU-27) kommer att omfattas.
2008 Avrupa’da sera gazı emisyon eğilimleri ve öngörüler, 5/2008 sayılı AÇA Raporu.Effektiviteten af naturlige dræn som f.eks. oceanerne, som optager
2008 Avrupa’da sera gazı emisyon eğilimleri ve öngörüler, 5/2008 sayılı AÇA Raporu.Gibanja in napovedi emisij toplogrednih plinov v Evropi 2008, Poročilo Evropske agencije za okolje št. 5/2008.
2008 Avrupa’da sera gazı emisyon eğilimleri ve öngörüler, 5/2008 sayılı AÇA Raporu.Os dados mais recentes mostram que as emissões globais de CO aumentaram
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (20 9 del consumo di eroina per via parenterale (
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (20 9 inject≤rii cu heroin≤ (
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (20 9 i sammenhæng med intravenøs heroinbrug (
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (210 en minimiskattning (
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (210 pidettävä vähimmäisarviona. (
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (21 1 por el número de consumidores al año (
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (Dans d’autres pays encore, la tendance est moins nette ou les chiffres plus stables.
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (Olyan ország is van, ahol ez a minta kevésbé kivehető, vagy a számok stabilan egy szinten maradtak.
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (Úmrtí související s extází a amfetaminy souvisejících s kokainem nejsou údaje srovnatelné.
20 9 enjeksiyonundaki eğilimlere bağlanabilir (Zgony związane z ecstasy i amfetaminami
8 yönelik bir eğilim vardır (8 per uso personale e ad aumentarle per i reati di spaccio (
8 yönelik bir eğilim vardır (8 povezana z dobavo drog (
8 yönelik bir eğilim vardır (8 związane z dostarczaniem narkotyków (
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Buprenorfin és fentanil okozta halálesetek
AB’den elde edilen veriler uyuşturucuya bağlı ölümlerde bazı genel eğilimler ortaya koymaktadır.Entwicklungstendenzen bei akuten drogenbedingten Todesfällen
İlgili Sayfalar