eğilim ile cümle

eğilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çok hızlı konuşma eğiliminiz var.You have a tendency to talk too fast.
Zenginlerin fakirleri hor görme eğilimleri vardır.The rich are apt to look down upon the poor.
Zenginler insanları küçük görmeye eğilimlidir.The rich are apt to look down on people.
Bilgili insanlar cahil insanları küçümseme eğilimindedir.The learned are apt to despise the ignorant.
Biz boşa zaman geçirmeye eğilimliyiz.We are apt to waste time.
Egzersizin iyi sağlık için bir anahtar olduğunu unutma eğilimindeyiz.We tend to forget that exercise is a key to good health.
Genel olarak, Amerika'daki insanlar büyük arabaları tercih etme eğiliminde.In general, people in America tend to prefer bigger cars.
Onu harfi harfine almayın. O abartma eğilimindedir.Don't take it literally. He is inclined to exaggerate.
Yaşlı adam abartma eğilimindedir.The old man tends to exaggerate.
Tahrikçi önemsiz konuları abartma eğilimindedir.The agitator is inclined to exaggerate trivial matters.
Provokatör önemsiz konuları abartma eğiliminde olur.The agitator is inclined to exaggerate trivial matters.
O eğilim Amerikalılar arasında güçlüdür.That tendency is strong among Americans.
Öğrenciler aynı hataları yapmaya eğilimlidir.The students are apt to make the same mistakes.
John kendi tarzıyla yapmazsa, sinirlenme eğilimindedir.John tends to get angry when he doesn't have his own way.
Bu, öğrencilerin yapmaya eğilimli olduğu bir hata.This is a mistake students are apt to make.
Bu son yirmi yıldır eğilimdi.This has been the trend for the past twenty years.
Bu tür ayakkabı ıslak zeminde kayma eğilimindedir.This kind of shoe is apt to slip on wet ground.
Şu öğretmen kız öğrencilere düşkün olma eğilimindedir.That teacher tends to be partial to female students.
Bu yol yağmurdan sonra çamur olmaya eğilimlidir.That path is apt to be muddy after rain.
Günün sosyal sorunları gittikçe daha karmaşık olma eğilimindedir.The social problems of the day tend to be more and more complicated.
Karım üşütmeye eğilimli.My wife is liable to catch a cold.
Çocukların asi olma gibi bir eğilimleri var.Children have a tendency to become rebellious.
Biz hangi programın açık olduğuna bakmaksızın televizyon izlemeye eğilimliyiz.We are apt to watch television, irrespective of what program is on.
Biz hatalar yapmak eğilimindeyiz.We are apt to make mistakes.
Biz politikacıları iki yüzlülük ile ilişkilendirmek eğilimindeyiz.We tend to associate politicians with hypocrisy.
Oğlum okula devamsızlık yapma eğilimindedir.My son is apt to be absent from school.
Hem fiziğe hem kimyaya eğilimim var.I have a liking for chemistry as well as for physics.
Bu gerçeği unutmaya eğilimliyiz.We are apt to forget this fact.
Biz bir yabancı gördüğümüzde İngilizce kullanmaya eğilimliyiz.We tend to use English when we see a foreigner.
Genç insanlar günah işlemeye eğilimlidir.Young people are prone to fall into temptation.
Genç insanlar, öyle düşünmeye eğilimlidir.Young people tend to think so.
Genç insanlar o şekilde davranmaya eğilimlidir.Young people are apt to behave that way.
Genç insanlar, boşa zaman harcamaya eğilimlidir.Young people are apt to waste time.
Genç insanlar şeytana uymaya eğilimlidir.Young men are prone to fall into temptation.
Genç insanlar her şey hakkında şikâyet etmeye eğilimlidir.Young people tend to complain about everything.
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşama eğilimindedir.Women tend to live longer than men.
Küçük çocuklar onları sürekli izlemiyorsanız dolaşmaya eğilimlidirler.Small children tend to wander off if you don't watch them all the time.
İnsanlar mazerette bulunma eğilimindedir.People are apt to make excuses.
İnsanlar diğerlerine ön yargı ile bakmak eğilimindedir.People tend to look at others with bias.
Dünya nüfusu yükselme eğilimindedir.The world's population tends to increase.
Hükümet medyayı kontrol etme eğilimindedir.The government tends to control the media.
Yeni doğmuş bir bebek hasta olmaya eğilimlidir.A newborn baby is liable to fall ill.
Birçok genç erkek, aynı hataları işleme eğilimindedir.Many young men tend to commit the same errors.
Yazın burada çok yağmur yağma eğilimi vardır.It tends to rain here a lot in the summer.
Yol göle doğru hafifçe eğilimlidir.The road curves gently toward the lake.
Japonya depreme eğilimlidir.Japan is subject to earthquakes.
Japonlar kendilerini ait oldukları grupla tanımlamak eğilimindedir.The Japanese tend to identify themselves with the group they belong to.
Ona katılmazsan, kızmaya eğilimlidir.If you disagree with him, he is liable to get angry.
O yalan söyleme eğilimindedir.He tends to tell lies.
O, öfke nöbetlerine eğilimlidir.He is subject to fits of anger.
O, kızmaya eğilimlidir.He is inclined to get mad.
O çok fazla konuşma eğilimindedir.He tends to talk too much.
Para açısından her şeyi düşünmeye eğilimli.He tends to think of everything in terms of money.
O, aylak olma eğilimindedir.He tends to be idle.
Toplantılara geç kalmaya eğilimlidir.He tends to be late for meetings.
O hislerini açığa vurmaya eğilimlidir.He is apt to give vent to his feelings.
O heyecanlanmaya eğilimlidir.He is prone to getting excited.
İnsanlar ona karşı geldiği zaman o sinirlenmek eğilimindedir.He tends to get angry when people oppose him.
İnsanların isimlerini unutmaya eğilimlidir.He is apt to forget people's name.
Onun müzik için doğal bir eğilimi var.He has a natural bent for music.
İlgili Sayfalar