duyuyorsunuz ile cümle
duyuyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.Han escuchado durante los últimos años que el mundo es más seguro porque Saddam Hussein no gobierna Irak.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.우리는 사담 후세인이 더 이상 집권하지 않기 때문에 세계가 더 안전해 졌다는 말을 지난 몇해동안 듣고 있지요.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.Negli scorsi anni avete sentito dire che il mondo è più sicuro, ora che Saddam Hussein non è più al potere.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.Ouviram nos últimos anos, que o mundo está mais seguro porque o Saddam Hussein não está no poder.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.Počas minulých rokov ste počuli, že svet je bezpečnejší bez Saddama Husseina pri moci.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.Poslední roky jste slýchávali, že svět je bezpečnější, protože Saddám Husajn byl odstaven.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.Słyszeliście w ciągu paru ostatnich lat, że świat jest bezpieczniejszy, gdyż Saddam Hussein nie jest u władzy.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.В последние годы много говорится о том, что мир стал безопаснее после отстранения Саддама Хусейна от власти.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.Сигурно сте чували през последните години, че светът е по-сигурно място, защото Садам Хюсеин не е на власт.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.אלא אם היא שווה את הפשרה. שמעתם במהלך השנים האחרונות, שהעולם בטוח יותר כי סדאם חוסיין כבר לא בשלטון.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.سمعتم في السنوات القليلة التي مضت، أن العالم مكان آمن أكثر لأن صدام حسين ليس بالحكم.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.サダム・フセインが権力を振るっていないので世界はより安全だと 真実かもしれませんが関連性はごく僅かでしょう
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.나노테크놀로지, 나노입자- 이런 것들에 대한 걱정 섞인 이야길 많이 들으셨을 겁니다.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.La nanotechnologie, les nanoparticules, il y a beaucoup d'inquiétudes à ce sujet.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.La nanotecnologia, nanoparticelle, sentite molta preoccupazione al riguardo.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.La nanotecnología, nanopartículas, se escucha mucha preocupación sobre esto.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Nanotechnológia, nanorészecskék, gyakran hallunk aggódó hangokat miattuk.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Nanotechnologie, nanodeeltjes, je hoort er een hoop ophef over.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Nanotechnologie, Nanopartikel, Sie hören, dass viele deswegen besorgt sind.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Nanotehnologie, nanoparticule, auziţi multe griji despre asta.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Nanoteknologi, nanopartikler, man hører mange bekymringer om dette.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Słyszy się obawy o zagrożenia ze strony nanotechnologii.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Teknologi nano, partikel nano, Anda dengar banyak kekhawatiran tentang ini.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Νανοτεχνολογία, νανοσωματίδια, ακούτε πολλά για αυτά.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Нанотехнологии, наночастицы, об этом много беспокоятся.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Нанотехнология, наночастици, чуват се много притеснения за това.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.ננוטכנולוגיה, חלקיקי ננו, אתם שומעים הרבה דאגה סביב זה.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.تكنولوجيا النانو ، النانوية، تسمعون الكثيرعن المخاوف المحيطة بهذه الأمور .
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.野放しのナノ粒子 とても興味を惹かれるのですが
Ne dediğimi duyuyorsunuz. Bu kusurlu bir şaheser.Bạn biết những gì tôi nói về nó mà, một kiệt tác không hoàn mỹ
Ne dediğimi duyuyorsunuz. Bu kusurlu bir şaheser.아이폰을 평가하자면, "아주 말 많은 걸작 중의 걸작"입니다.
Ne dediğimi duyuyorsunuz. Bu kusurlu bir şaheser.Twierdzę, że iPhone to cacuszko pełne niedociągnięć.
Ne dediğimi duyuyorsunuz. Bu kusurlu bir şaheser.Виждате какво ми беше мнението: дефектен шедьовър.
Ne dediğimi duyuyorsunuz. Bu kusurlu bir şaheser.אתם יכולים לראות מה כתבתי לגביו. זו יצירת אומנות פגומה.
Ne dediğimi duyuyorsunuz. Bu kusurlu bir şaheser.تستطيعون ان ترون ماذا قلت بهذا الخصوص.كانت تلك تحفة معيبة.
Ne dediğimi duyuyorsunuz. Bu kusurlu bir şaheser.いい面も悪い面もあります 全て認めましょう
Ne dediğimi duyuyorsunuz.Je ziet wat ik erover gezegd heb.
Ne dediğimi duyuyorsunuz.Pueden ver lo que dije de él.
Ne dediğimi duyuyorsunuz.Puteti sa vedeti ce am spus despre el.
Ne dediğimi duyuyorsunuz.Quello che voglio dire a riguardo.
Ne dediğimi duyuyorsunuz.Sie können hier sehen, was ich darüber gesagt habe.
Ne dediğimi duyuyorsunuz.Vous savez ce que j'en ai dit.
Ne dediğimi duyuyorsunuz.Вы сами видите, что я говорю о нем.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.A uslyšíte šramot ve vysoké trávě.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.A začujete šuchot v tráve.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.E ouvem um restolhar na erva.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.És susogást hall a fűben.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Et vous entendez un bruissement dans l'herbe.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.I słyszysz szelest w trawie.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Je hoort geritsel in het gras.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.수풀 속에서 부스럭거리는 소리를 듣습니다.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Kuulet kahahduksen ruohostosta.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Och du hör ett rassel i gräset.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Og man hører en raslen i græsset.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Oyes un crujido en la hierba.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Rồi bạn nghe thấy tiếng sột soạt trong cỏ.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Senti un fruscio tra l'erba.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Și auzi un foșnet în iarbă.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Und Sie hören ein Rascheln im Gras.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.Και ακούτε ένα θρόισμα στις φυλλωσιές.