Ana içeriğe geç
Sözlük

duyuyorlar ile cümle

duyuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kültürün nasıl olduğunu. Neye saygı duyuyorlardı?מה היה באותה תרבות ש... מה הם כיבדו?
Her şeyi duyuyorlar.[Infermiera]in quanto non possono..le persone che sono guarite a un passo dalla morte
Her şeyi duyuyorlar.Хора, завърнали се от вратите на отвъдното разказват как са чували всяка произнесена дума.
Her şeyi duyuyorlar.最も大事なこと
İnsanlar, peyzajı değiştiren birşeylere ihtiyaç duyuyorlar.Die Menschen möchten, dass sich etwas an der Landschaft ändert.
İnsanlar, peyzajı değiştiren birşeylere ihtiyaç duyuyorlar. Sonuçta çölün ortasında yaşıyorlar.La gente necesita algo para cambiar el paisaje, viven en medio del desierto.
İnsanlar, peyzajı değiştiren birşeylere ihtiyaç duyuyorlar. Sonuçta çölün ortasında yaşıyorlar.העם צריך משהו כדי לשנות את הנוף, הם חיים באמצע המדבר.
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.인터넷에서 스토킹이나 괴롭힘을 당해서 우리의 도움을 필요로 합니다.
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.lại cần giúp giải quyết chuyện rình rập trên mạng hay bị bắt nạt.
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.הם זקוקים לנו נגד הטרדות ברשת ובריונות.
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.يصبحون بحاجة إلى مساعدتنا للتعامل مع التحرش الإلكتروني (عبر الانترنت) أو التنمر.
Internet tacizciliği ya da zorbalık konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorlar.更にみなさんへ最悪のニュース
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Hanno bisogno di una leadership che faccia una differenza.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.그들이 리더쉽을 필요로 하죠. 그래서 변화가 생깁니다.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Potřebují vedení, dělá to rozdíl.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Potrzebują przywództwa, ponieważ to robi różnicę.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.Χρειάζονται την ηγεσία, κάνει τη διαφορά.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.הם צריכים את ההובלה. זה גורם להבדל.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.انهم يريدون قياته لهم ليحدثوا الغير
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar. Bu liderlik bir fark yaratmaya yarıyor.人々をリードするのに許しを得る必要はありません
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.De behöver ledarskapet.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Ei au nevoie să fie conduşi.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Faz a diferença.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Họ cần sự lãnh đạo.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Igénylik a vezetést.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Ils ont besoin d'être menés.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Mereka butuh kepemimpinan.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Necesitan el liderazgo.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Potrebujú vodcu.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Sie benötigen die Führung.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Ze hebben het leiderschap nodig.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Вони потребують лідерства.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Им нужен лидер.
Liderlik edilmesine ihtiyaç duyuyorlar.Нуждаят се от лидер.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Ei nu stiu ce urmeaza, dar vor auzi ceva spontan
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Eles não sabem quais são, vão ouvir algo de improviso.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Ils ne savent pas ce qui arrive, mais ils entendront quelque chose d'impromptu.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.그들은 어떤 것을 제시받을지 모르지만, 즉흥적으로 뭔가를 듣게 될 것입니다.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Még nem tudják, hogy mi várható, de hallani fognak valami spontán dolgot.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Mereka tidak tahu apa yang akan datang, tetapi mereka mendengar sesuatu dipotong.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Nevedia, čo bude nasledovať ale počujú niečo bez prípravy.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Nie wiedzą co nadchodzi, to co usłyszą weźmie ich z zaskoczenia.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Non sanno cosa, ma all'improvviso arriva.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.No saben lo que va a venir, van a escuchar algo sacado de la manga.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Sie wissen nicht, was kommt, aber sie werden etwas spontan hören.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Ze weten niet wat er gaat komen.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Δεν γνωρίζουν ποιες είναι, αλλά θα ακούσουν κάτι απροετοίμαστοι.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.Те не знаят какво предстои, но чуват нещо на момента.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.הם לא יודעים מה מצפה להם, אבל הם ישמעו משהו ללא הכנה.
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.وهم لا يعرفون ما هي .. سوف يسمعون الكلمة .. ومن ثم سوف يسردون " الراب الحر " إعتماداً عليها
Ne geldiğini bilmiyorlar ama doğaçlama biçimde duyuyorlar.右のサウンドアイコンをクリックしてください
Ne konuda kaygı duyuyorlar?Apa yang diprihatinkan oleh mereka?
Ne konuda kaygı duyuyorlar?Ce îi preocupă?
Ne konuda kaygı duyuyorlar?Com o que é que elas se preocupam?
Ne konuda kaygı duyuyorlar?Cosa li preoccupa?
Ne konuda kaygı duyuyorlar?Czym są zaniepokojeni?
Ne konuda kaygı duyuyorlar?Điều gì làm mọi người quan tâm?
Ne konuda kaygı duyuyorlar?그들은 무엇을 걱정하고 있습니까?
Ne konuda kaygı duyuyorlar?Mi az ami aggasztja őket?
Ne konuda kaygı duyuyorlar?¿Qué les preocupa?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod