Ana içeriğe geç
Sözlük

duyuyorlar ile cümle

duyuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca Çin Komünist Partisi'nin elinde tuttuğu siyasal ve toplumsal yetkiler hakkında endişe duyuyorlardı.Det var bekymring over den sosiale og politiske kontroll som Kinas kommunistparti fremdeles hadde.
Ayrıca Çin Komünist Partisi'nin elinde tuttuğu siyasal ve toplumsal yetkiler hakkında endişe duyuyorlardı.Nó liên quan chặt chẽ tới quyền lực Ban chính trị và Luật pháp của Đảng Cộng sản Trung Quốc.
Ona saygı duyuyorlar.彼らは彼を尊敬している。
Dünya çapında genç Avusturyalılar, Naziler tarafından işlenen suçlar için sorumluluk duyuyorlar.通过这样的纪念服务,年轻的奥地利人为以前奥地利纳粹分子所犯的罪承担责任。
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.하지만 사람들이 부자가 되었다는 소식이 계속 들려옵니다. 1850년에도 같은 소식을 계속 듣습니다. 하지만 그들은 그것이 가짜라고 생각했죠.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Aber sie hören weiter von Leuten, die reich wurden, und 1850 hörten sie es immer noch.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Ale wciąż słyszeli o tych, którzy się bogacili. W 1850 nadal o tym słyszeli.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Ale zprávy o lidech, kteří náhle zbohatli, stále pokračovaly i v roce 1950.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Dar au continuat să audă veşti ,despre oameni care au devenit bogaţi şi în 1850 încă mai auzeau acest lucru.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Folyamatosan érkeztek a hírek meggazdagodott emberekről. 1850-ben még mindig jöttek a hírek.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Ma continuarono a sentire storie di gente che si arricchiva, e ancora nel 1850 continuavano a sentire questo.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Mais ils continuèrent d'entendre que des gens devenaient riches et en 1850 ils l'entendaient encore.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Pero seguían oyendo de personas haciéndose ricas, y en 1850 aún lo oyen.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Но они продолжали слышать истории о разбогатевших людях, и даже в 1850 г. истории не утихали.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.Но продължавали да слушат за хора, които забогатели, през 1850-та все още го чували.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.אבל הם המשיכו לשמוע על עוד אנשים שמתעשרים, ואז ב-1850 הם עדיין שומעים את זה. והם חושבים שזה לא אמיתי.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.ولكنهم لا زالوا يسمعون عن أفرادٍ يغتنون. وبعد ذلك في عام 1850م، لا زالوا يسمعون هذا. وهم يظنون أنه غير حقيقي.
Ama insanların zengin olduklarını duymaya devam ettiler, ve sonra 1850'de hala duyuyorlardı.まだ信じられませんでした 3年後の1852年には 自分がカリフォルニアに
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Bueno, resulta que eso los pone muy incómodos.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Eh bien il s'avère qu'ils répugnent beaucoup à le faire.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Ei bine, se pare că nu sunt deloc confortabili făcând asta.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Het blijkt dat ze zich daar gewoon enorm ongemakkelijk bij voelen.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Hóa ra là họ không hề thoải mái với việc này.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.남성들은 그렇게 하는 것을 단지 매우 불편해하는 것으로 나타났습니다.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Mas eles sentem-se muito desconfortáveis a com isso.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Nos, kiderült, hogy ez számukra nagyon kényelmetlen helyzet lenne.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Nun, es stellt sich heraus, dass sie sich dabei sehr unwohl fühlen.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Okazuje się, że oni po prostu źle się z tym czują.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Ukazuje se, že je jim to moc nepříjemné.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Vien fuori che semplicemente sono a disagio nel farlo.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Λοιπόν απ'ότι φαίνεται νιώθουν απλά πολύ άβολα για να το κάνουν αυτό.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Ами оказва се, че те са чувстват много неудобно да направят това.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Виявляється, їм просто незручно так робити.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.Оказывается, им просто некомфортно это делать.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.מסתבר שפשוט מאד לא נוח להם לעשות זאת.
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.فكانت إجاباتهم أنهم فقط لا يحسون بالراحة لعمل ذلك .
Anlaşılan şu ki bunu yapmaktan çok rahatsızlık duyuyorlar.彼らには自分は扶養する人という固定観念があり
Bilgi ürünleri veya belgelere ihtiyaç duyuyorlarsa,Centrele Euro Info locale le pot ajuta.
Bilgi ürünleri veya belgelere ihtiyaç duyuyorlarsa,Har brug for oplysninger om produkter ellerdokumentation, eller
Bilgi ürünleri veya belgelere ihtiyaç duyuyorlarsa,Információs anyag szolgáltatása
Bilgi ürünleri veya belgelere ihtiyaç duyuyorlarsa,Informatieproducten of documentatie
Bilgi ürünleri veya belgelere ihtiyaç duyuyorlarsa,Necessitem de produtos de informação oudocumentação,
Bilgi ürünleri veya belgelere ihtiyaç duyuyorlarsa,So kann Unternehmen eine vorteilhafte Positionierung auf dem europäischen Marktermöglicht werden.
Bilgi ürünleri veya belgelere ihtiyaç duyuyorlarsa,Ζητούν piληροφορίες για piροϊόντα ή έγγραφα, ή
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Ihre Eltern müssen sehr stolz auf Sie sein.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.I vostri genitori devono essere molto orgogliosi di voi.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.여러분의 부모님들은 정말 자랑스러우시겠어요.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Saben, sus padres deben estar muy orgullosos.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Ştiţi, eu cred că părinţii voştri sunt foarte mândri.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Tudják, a szüleik biztosan büszkék Önökre.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Vous savez, vos parents doivent être si fiers.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Wasi rodzice muszą być z was bardzo dumni.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Ваши родители, наверное, гордятся вами.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.Знаете ли, родителите ви сигурно много се гордеят с вас.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.ההורים שלכם בטח גאים בכם מאוד.
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.تعلمون ، لا بد أن أهلكم فخورين بكم للغايه .
Biliyorsunuz, ebeveynleriniz sizinle gurur duyuyorlardır.あと、そう、多様性にも感謝してるの
Bu kültürün nasıl olduğunu. Neye saygı duyuyorlardı?Na czym polega ich kultura, co darzą szacunkiem?
Bu kültürün nasıl olduğunu. Neye saygı duyuyorlardı?¿qué sucedía en esta comunidad, qué respetaban?
Bu kültürün nasıl olduğunu. Neye saygı duyuyorlardı?Was respektierten sie in ihrer Kultur?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod