Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Poza tym słyszy polecenia, które mu wydajemy.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Și el aude și instrucțiunile noastre când îi spunem să facă lucruri.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Y también está escuchando nuestras instrucciones cuando le pedimos que haga cosas.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.Και επίσης ακούει τις οδηγίες μας όταν του λέμε να κάνει πράγματα.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.И он слышит наши инструкции, когда мы говорим ему, что делать.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.И той също слуша нашите инструкции, когато му казваме да прави неща.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.והוא גם שומע את ההוראות שלנו כשאנחנו אומרים לו לעשות דברים.
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.وهو يستمع الى تعليماتنا ايضاً عندما نطلب منه تنفيذها
Aynı zamanda biz ona birşeyler yapmasını söylediğimizde bizim komutlarımızı da duyuyor.命令を聞いています この信号は脳の奥深くで発せられていますが
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.És egy kicsit le is nyűgöznek.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Estoy un poco subyugado por ellos.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.E também tenho por eles uma certa reverência.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Ich bewundere sie auch ein wenig.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Ik ben er ook enigszins van onder de indruk.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Jag är också ganska förundrad över dem.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Jeg har også en smule ærefrygtig for dem.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.J'en ai aussi un peu peur.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Jsem z nich docela unešený.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.약간의 경외심도 가지고 있습니다.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Mă fascinează
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Ne sono anche leggermente soggiogato.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Saya juga mengaguminya
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Tôi khá là ngưỡng mộ chúng.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Trochę je podziwiam.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Επίσης μου προκαλούν δέος.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Дори съм леко възхитен от тях.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.Я даже немного восхищаюсь ими.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.אני גם נדהם מהם מעט
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.أنا أيضا في رهبة منها بعض الشيء.
Aynı zamanda hayranlıkla karışık bir saygı da duyuyorum.その想像力 技術力
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.De asemenea mândru că m-am mutat aici în Boston, unde de fapt am crescut.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Ebenso stolz wieder hier nach Boston gezogen zu sein, wo ich eigentlich aufgewachsen bin.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.E orgoglioso di vivere qui a Boston dove poi sono cresciuto.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Fier également d'avoir déménagé ici à Boston, où j'ai en fait grandi.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.그리고 저는 제가 자라났던 곳인 보스턴에 다시 오게 된 것을 자랑스럽게 생각합니다.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Også stolt af at være flyttet her til Boston, hvor jeg faktisk voksede op.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Ook trots dat ik hier naar Boston ben verhuisd, waar ik zelfs ben opgegroeid.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Szintén büszke arra, hogy ide Bostonba költöztem, ide, ahol egyébként felnőttem.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.También orgulloso de haber sido trasladado aquí a Boston donde crecí en realidad.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Επίσης περήφανος που έχω επανεγκατασταθεί εδώ στη Βοστώνη, όπου μάλιστα μεγάλωσα.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.А также тем, что переехал сюда, в Бостон, где я вырос.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Също така съм горд, че са преместих тук, в Бостън, където всъщност израстнах.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.אני גם גאה שהועברתי לכאן, לבוסטון, היכן שלמעשה גדלתי.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.و فخور أيضاً بإنتقالي هنا إلى بوسطن حيث ترعرعت في الواقع
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.私の誇りです イェーイ ボストン!
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Du kan kontakta rådgivningen om du tror att du har blivit utsatt för diskriminering.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Puede pedir asesoramiento si siente que es víctima de discriminación.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Si vous pensez avoir été victime de discrimination, vous pouvez contacter le service de conseil.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Voit ottaa yhteyttä neuvontaan, jos epäilet, että sinua on syrjitty.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.Вы можете обратиться в службу, если подозреваете, что подверглись дискриминации.
Ayrımcılığa maruz kaldığınızdan şüphe duyuyorsanız rehberlik hizmeti ile iletişime geçebilirsiniz.بإمكانك التواصل مع الاستشارات، إذا كنت تشك بأنه قد تم تهميشك.
"Bak, aklın böyle şeylere ilgi duyuyor mu bilmiyorum ama her eyalette çekim yaptın, biliyorsun di mi?자네가 이런 이야기에 관심이 있을진 모르겠지만, 그래도 이 나라 모든 주에서 촬영을 했잖아?
"Bak, aklın böyle şeylere ilgi duyuyor mu bilmiyorum ama her eyalette çekim yaptın, biliyorsun di mi?Nie wiem, czy cię to intelektualnie zainteresuje, ale wiesz, że kręciłeś we wszystkich stanach?
"Bak, aklın böyle şeylere ilgi duyuyor mu bilmiyorum ama her eyalette çekim yaptın, biliyorsun di mi?Tôi không biết cậu có hứng thú về vấn đề này hay không, nhưng cậu có nhận ra cậu đã quay ở tất cả các bang?
"Bak, aklın böyle şeylere ilgi duyuyor mu bilmiyorum ama her eyalette çekim yaptın, biliyorsun di mi?אינני יודע אם המוח שלך מתעניין בעניינים כאלו או לא, אבל שמת לב שצילמת בכל מדינה ומדינה בארצות הברית?
"Bak, aklın böyle şeylere ilgi duyuyor mu bilmiyorum ama her eyalette çekim yaptın, biliyorsun di mi?أنظر لا أعرف ما إذا كان دماغك مهتماً بهذه النوعية من الأشياء أو لا، هل تدرك لقد صورت المشاهد في كل دولة؟
"Bak, aklın böyle şeylere ilgi duyuyor mu bilmiyorum ama her eyalette çekim yaptın, biliyorsun di mi?全ての州で撮影が行われているのに気付いてるか? 鉱山で働き 釣りにでかけ
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Dia tidak mendengar aku datang, tapi berputar seolah-olah sedikit kontak jari saya telah dirilis menangkap.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Ele não me ouviu chegar, mas girou como se o ligeiro contacto do meu dedo tinha liberada a pesca.
Bana gelip duyuyorum, ama benim parmak hafif temas sanki yuvarlak bükülmüş vermedi bir yakalama yayınlandı.Él no me oyó llegar, pero se dio la vuelta como si el leve contacto de mi dedo había publicó una captura.