Ana içeriğe geç
Sözlük

duyuyor ile cümle

duyuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Met haar doofde deze familietak uit.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.De samenwerking beviel de dames prima.
Gizliden gizliye Charlie Brown'a ilgi duyuyor.Teleurgesteld vraagt Charlie Lucy om advies.
Salvador Dalí, Vermeer'e büyük saygı duyuyordu.Salvador Dalí was een groot bewonderaar van El Greco.
Bir şekilde başkalarının acılarıyla ilişkilendirilmekten büyük üzüntü duyuyorum.Die putten vreugde uit het onheil van anderen.
Andrei hala babasına saygı duyuyor gözükürken, Ivan ise inatla savunmada kalır.Als de vader van Ivan ook valt voor Zareda, besluit Ivan zelf naar het front te vertrekken.
Ben, iyi bir tenis oyuncusu olduğunu duyuyorum.Ik heb gehoord dat je een goede tennisspeler bent.
Brezilya'daki insanlar onunla gurur duyuyordu.De mensen in Brazilië waren trots op hem.
Gülme duyuyorum.Ik hoor lachen.
Japon diline çok ilgi duyuyor.Hij is zeer geïnteresseerd in de Japanse taal.
Sizi pekâlâ duyuyorum, o kadar yüksek sesle konuşmak gerekmez.Ik hoor u wel, het is niet nodig zo luid te spreken.
Okumaktan zevk duyuyorum.Ik heb plezier in lezen.
Seninle gurur duyuyoruz!Jesteśmy z ciebie dumni!
Poe kriptografiye büyük ilgi duyuyordu.Poe mocno interesował się dziedziną kryptografii.
Yaptığım işten gurur duyuyorum, keyfini çıkarın."Jestem dumny z pracy, którą wykonałem, więc dobrze się bawcie słuchając go."
Bu benim; ve kendi iç yüzümü 18 Kasım'da insanlarla paylaşacak olmaktan mutluluk duyuyorum.To po prostu ja i dlatego jestem bardzo podekscytowana, by podzielić się tym ze światem 18 listopada.”
Burada oynadığım için onur duyuyorum.Byłem bardzo zadowolony z mojej gry na odstawnych.
Fransız kültürü ve diline büyük ilgi duyuyordu.Kultura i język francuski pozostały dominujące.
En çok radyoya ilgi duyuyordu.Interesował się szczególnie elektrycznością.
Altızlardan biri olmaktan gurur duyuyor.Jest to jedna z Sześciu Jog Naropy.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Gardzi wszystkim co dziewczęce.
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Jest dumą rodziny.
Slater’in gençlikte mekanik, kimya ve elektriğe ilgi duyuyordu.Jako nastolatek, Drake interesował się elektroniką i chemią.
HOW DO YOU READ: Beni nasıl duyuyorsun?Czy słyszysz, co oni ze mną robią?”.
Onlar onun dakikliğinden gurur duyuyordu.Jest dumny ze swojej skrupulatności.
Poe kriptografiye büyük ilgi duyuyordu.Poe var mycket intresserad av kryptografi.
Seninle gurur duyuyoruz!Jag är så stolt över dig!".
Saygı duyuyorum.Värda respekt. .
Çocukluğunda futbola ilgi duyuyordu.Fotbollsintresset har funnits sedan barnsben.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Hon kände sig hedrad att få närvara och var stolt över sitt arbete.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Alla är ett kvinnonamn.
Seninle gurur duyuyoruz!Ми вами пишаємося!
Burada oynadığım için onur duyuyorum.Для мене було справжнім задоволення грати за цю команду.
Yeni albümdeki aranjmalarla gurur duyuyoruz."Плануєтья запис нового альбому.
1260ların başlarında, Bizans donanması hala zayıftı ve büyük oranda Ceneviz yardımına ihtiyaç duyuyordu.На початку 1260-х візантійський флот був ще слабким, та значною мірою залежав від генуезької допомоги.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Уживається здебільшого жінками.
HOW DO YOU READ: Beni nasıl duyuyorsun?Наприклад: Чи ти чула, чи ти їла?
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Цей чоловік самовпевнений і пишається собою.
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.А Надія стає пасербицею цієї родини.
Bir şekilde başkalarının acılarıyla ilişkilendirilmekten büyük üzüntü duyuyorum.При цьому відбувається нехтування інтересами інших.
Ancak ilk plan, eldeki araziden biraz daha fazla yere ihtiyaç duyuyordu.На першому поверсі розташовувався сад, який було розташовано нижче рівня землі.
Seninle gurur duyuyorum.Я пишаюся тобою.
Baba arabasıyla gurur duyuyor.Батько пишається своєю машиною.
Tom size saygı duyuyor.Том вас поважає.
Sadece seni duyuyorum.Я чую лише тебе.
Beyaz Rusya'da yaşıyorum ve bu durumdan gurur duyuyorum.Живу в Білорусі й цим пишаюся.
Gerçekten sana saygı duyuyorum.Я насправді тебе поважаю.
Gerçekten onunla gurur duyuyorum.Я дуже нею пишаюся.
Gerçekten onunla gurur duyuyorum.Я дуже ним пишаюся.
Onlarla gurur duyuyorum.Я пишаюся ними.
Müziğe ilgi duyuyorum.Я цікавлюся музикою.
Benimle gurur duyuyor musun?Ти мною пишаєшся?
Bununla gurur duyuyorum.Я пишаюся цим.
Tom bir asker olmaktan gurur duyuyordu.Том пишався тим, що він солдат.
1920 başlarında, Sovyet Rusya çaresizce Bakü'nün petrol kaynaklarına ihtiyaç duyuyordu.Počátkem roku 1920 sovětské Rusko zoufale potřebovalo zásoby ropy z Baku.
Dünya çapında genç Avusturyalılar, Naziler tarafından işlenen suçlar için sorumluluk duyuyorlar.Mladí Rakušané tím celosvětově přebírají zodpovědnost za zločiny spáchané i rakouskými národními socialisty.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Chci, aby věděl, že jsem na něj pyšný.
Futboluna saygı duyuyorum."K fotbalu to patří."
Rabi çocukken bilime ilgi duyuyordu.Už jako dítě se zajímal o vědu.
Saygı duyuyorum.Vážím si toho.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod