Bu kadar tembel bir oğlum olduğu için utanç duyuyorum.Мне стыдно, что у меня такой ленивый сын.
Onun anlattığı hikâyenin doğruluğundan şüphe duyuyordu.Он усомнился в достоверности её истории.
Sadece kendi yankımı duyuyorum.Я просто слушаю своё эхо.
Kitapta en önemli söz şudur: "Neden kendine Bulgar demekten utanç duyuyorsun?"Самая известная фраза книги «Отчего ты стыдишься нарекаться болгарином и не читаешь и на своём языке?»
Bu benim; ve kendi iç yüzümü 18 Kasım'da insanlarla paylaşacak olmaktan mutluluk duyuyorum.Это я и я так рада поделиться этим со всем миром 18 ноября».
1260ların başlarında, Bizans donanması hala zayıftı ve büyük oranda Ceneviz yardımına ihtiyaç duyuyordu.В начале 1260-х византийский флот был ещё слаб и в значительной степени зависел от генуэзской помощи.
Kendisine saygı duyuyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.Мы сделали это и очень гордимся собой.
Altızlardan biri olmaktan gurur duyuyor.При этом он был меньше любого из шестёрки.
(Sizi seviyoruz ve gurur duyuyoruz) Rusya: Российский футбол, победа за нами.Ниже даны приблизительные переводы девизов: Россия: «Российский футбол, победа за нами.
Arjuna yeğeniyle büyük gurur duyuyordu ve kalbi gururla dolmuştu.Старик Державин был высокого мнения о племяннике и много пёкся о его судьбе.
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.Прости ему все оскорбления, что сошли с его уст!»
Bu ailenin ferdi olmaktan gurur duyuyorum.Это было родовое поместье данного семейства.
Seninle gurur duyuyoruz!И давайте гордиться тобой!
Saygı duyuyorum.А я уважаю.
Ayrıca, Kazuma’nın aileden atılmasını engelleyemediği için üzüntü duyuyor.Также сожалеет, что не смог остановить высылку Кадзумы из клана.
Sprickmann, Blücher büyük bir sempati duyuyordu.Оливер был прав, Флэш может вдохновлять людей.
Salondaki pek çok kişi bu sözleri ilk kez duyuyordu.На Ассамблее многие из нас впервые познакомились друг с другом.
HOW DO YOU READ: Beni nasıl duyuyorsun?For «Can You Hear Me?
Bana emanet etmiş olduğu şey için gurur duyuyorum." dedi."Я буду делать лишь то, что она приказывает мне».
Bir şekilde başkalarının acılarıyla ilişkilendirilmekten büyük üzüntü duyuyorum.Глубоко переживает несчастье других.
Hidrojen motorlarıyla birlikte trimes sadece MR 5 e ihtiyaç duyuyordu.QM5 имел в комплектациях те-же двигатели, что и Koleos.
Bankalar, bu teknolojiye ilgi duyuyor çünkü arka ofis yerleşim sistemlerini hızlandırma potansiyeli var.البنوك مهتمة بهذه التكنولوجيا لأن لديها القدرة على تسريع أنظمة المكاتب الخلفية.
Manet'nin siyahi bir zenci ve kedi kullanmasının sebebi de bu renge ihtiyaç duyuyor olmasıydı.بسبب استخدام مانت للقطة والخادمة السوداء فشعر بالإحتياج لهذا اللون.
Yazdıklarının fazla ilgi görmemesi sebebiyle küskünlük ve kırgınlık duyuyordu.وقد شعر بالانكسار والحزن عندما لم تلق كتابته أي اهتمام.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.سيدة النساء كلهن.
Ayrıca Çin Komünist Partisi'nin elinde tuttuğu siyasal ve toplumsal yetkiler hakkında endişe duyuyorlardı.وكانوا منزعجين من السيطرة الإجتماعية والسياسية للحزب الشيوعي الصيني.
Slater’in gençlikte mekanik, kimya ve elektriğe ilgi duyuyordu.في شبابه، كان دريك مولعاً بالإلكترونيات والكيمياء.
Seninle gurur duyuyoruz!ولكني مهتم بأمرك.
Altızlardan biri olmaktan gurur duyuyor.وهو أحد كتب الستة .
(Sizi seviyoruz ve gurur duyuyoruz) Rusya: Российский футбол, победа за нами.قد يقصد بـ من روسيا مع حبي: من روسيا، مع حبي (رواية) من روسيا مع الحب (فيلم)
Bir şekilde başkalarının acılarıyla ilişkilendirilmekten büyük üzüntü duyuyorum.من الناحية النفسية تتضمن تعاطف الشخص مع الآخرين.
Hızlı ve Öfkeli'den bu yüzden gurur duyuyorum.يمتاز بسوء الحظ وسرعة الغضب.
Modernizasyon kampanyası sırasında, "Biz Avrupa ilerlemesine sadece bizi çevrelediği için ihtiyaç duyuyoruz.لقد اتفقنا على أنه من أجل تجاوز الرداء المتوسط، كنا نحتاج إلى الذهاب إلى أوروبا لمواصلة تعليمنا ".
Ali Al Deek Lafarfash: Kudüs için şarkı söylemekten onur duyuyorum↑ علي الديك لفرفش: يشرفني أن أغني للقدس نسخة محفوظة 06 أغسطس 2018 على موقع واي باك مشين.
Ancak, bir DJ'e ihtiyaç duyuyordu.Ele precisava de um novo nome de dj.
Poe kriptografiye büyük ilgi duyuyordu.Poe tinha um grande interesse em criptografia.
1920 başlarında, Sovyet Rusya çaresizce Bakü'nün petrol kaynaklarına ihtiyaç duyuyordu.No início de 1920, a Rússia Soviética precisava desesperadamente dos suprimentos de petróleo de Baku.
Osmanlı Devleti, daha fazla askere ihtiyaç duyuyordu.Para isso, eles precisam de mais soldados.
Seninle gurur duyuyoruz!Eu estou tão orgulhosa!
1260ların başlarında, Bizans donanması hala zayıftı ve büyük oranda Ceneviz yardımına ihtiyaç duyuyordu.No início da década de 1260, a frota bizantina ainda era fraca e ainda dependia muito do apoio genovês.
Çocukluğunda futbola ilgi duyuyordu.Quando criança, ele tinha interesse no futebol.
Anouk küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duyuyordu çünkü annesi bir şarkıcıydı.Anouk, nascida em Haia, começou a se interessar pela música porque sua mãe era uma cantora de blues.
Futboluna saygı duyuyorum."Gosto do futebol dele."
Bu dizide olduğum için gurur duyuyorum."Tenho orgulho neste disco."
Gizliden gizliye Charlie Brown'a ilgi duyuyor.Assim como sua amiga, possui uma queda secreta por Charlie Brown.
Ancak, etkili gücü kullanmak için taraftarlara ihtiyaç duyuyordu ve bu sebeple Tiberius'u yandaş olarak seçti.Mas, como regente, ela necessitava de aliados e escolheu Tibério como colega no poder.
Salondaki pek çok kişi bu sözleri ilk kez duyuyordu.Para muitos colecionadores se trata da primeira ocasião de poder ouvi-lo.
Küçüklüğünden beri dansa ilgi duyuyordu ve Gumi'nin caddelerinde performans sergiliyordu.Ela foi matriculada na escola de dança em uma idade ainda jovem, e realizava performance nas ruas de Gumi.
Tiberius açık şekilde karısının ve kızlarının güvenliğinden endişe duyuyordu.O novo imperador aparentemente temia pela segurança de sua esposa e filhas.
Yaptığım işten gurur duyuyorum, keyfini çıkarın."Tudo funciona muito bem, juro."
Burada oynadığım için onur duyuyorum.É uma honra estar nesta competição.
Burada onunla birlikte çalışmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum.Sinto uma grande alegria de ter feito esse trabalho com o grupo.
Tüm bayanlara saygı duyuyorum.Todos respeitavam muito Senhora.
Seninle çok gurur duyuyoruz.Estamos muito orgulhosos de você.
O bu eski eve büyük bir bağlılık duyuyordu.Ela tinha muito apego àquela velha casa.
Sen benden daha fazla bir şey ihtiyaç duyuyor musun?Você precisa de mais alguma coisa de mim?
Tom bir peçeteye ihtiyaç duyuyor.Tom precisa de um guardanapo.
Fransız kültürü ve diline büyük ilgi duyuyordu.Met name de Chinese taal en cultuur hadden zijn belangstelling.
Altızlardan biri olmaktan gurur duyuyor.Deze was een van de Grote Zes.
Seninle gurur duyuyoruz!We zijn er trots op.