İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Apoi le -a zis: ,,Duceţi-vă în toată lumea, şi propovăduiţi Evanghelia la orice făptură.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.A povedal im: Iďte po celom svete a kážte evanjelium každému stvoreniu!
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.A řekl jim: Jdouce po všem světě, kažte evangelium všemu stvoření.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Ngài phán cùng các sứ đồ rằng: Hãy đi khắp thế gian, giảng Tin Lành cho mọi người.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Ngài phán cùng các sứ đồ_rằng : Hãy đi khắp thế_gian , giảng Tin_Lành cho mọi người .
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Och han sade till dem: »Gån ut i hela världen och prediken evangelium för allt skapat.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Og han sagde til dem: "Går ud i al Verden og prædiker Evangeliet for al Skabningen!
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Og han sa til dem: Gå ut i all verden og forkynn evangeliet for all skapningen!
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Puis il leur dit: Allez par tout le monde, et prêchez la bonne nouvelle à toute la création.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun."Trek de wereld in", zei Hij tegen hen,
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Und er sprach zu ihnen: Gehet hin in alle Welt und prediget das Evangelium aller Kreatur.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Y les dijo: "Id por todo el mundo y predicad el evangelio a toda criatura
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.Και ειπε προς αυτους Υπαγετε εις ολον τον κοσμον και κηρυξατε το ευαγγελιον εις ολην την κτισιν.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.И рече им: Идете по целия свят и проповядвайте благовестието на всяка твар.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.И сказал им: идите по всему миру и проповедуйте Евангелие всей твари.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.І рече їм: Ійдїть по всьому сьвіту й проповідуйте євангелию усякому твориву.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.ויאמר אליהם לכו אל כל העולם וקראו את הבשורה לכל הבריאה׃
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.وقال لهم اذهبوا الى العالم اجمع واكرزوا بالانجيل للخليقة كلها.
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.他 又 對 他 們 說 、 你 們 往 普 天 下 去 、 傳 福 音 給 萬 民 聽 。 〔 萬 民 原 文 作 凡 受 造 的
İsa onlara şöyle buyurdu: ‹‹Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.他 又 對他們說 、 你 們往 普天 下去 、 傳福音 給萬 民聽 。 〔 萬民 原文 作凡 受 造 的
İş yerinizdeki duyuruları takip edin.Följ informationen på arbetsplatsen.
İş yerinizdeki duyuruları takip edin.Seuraa tiedotusta työpaikallasi.
İş yerinizdeki duyuruları takip edin.Siga las instrucciones en su puesto de trabajo.
İş yerinizdeki duyuruları takip edin.Suivez la communication sur votre lieu de travail.
İş yerinizdeki duyuruları takip edin.Следите за информацией на своем рабочем месте.
İş yerinizdeki duyuruları takip edin.تابع نشرات المعلومات في مكان عملك.
İş yerinizdeki duyuruları takip edin.每个单位都有自己独特的交流方式,例如通报栏、电子邮件或员工专用的邮箱。在工作单位里,请注意跟踪获取通知。
Japonya bir duyuru yaptı.Japan hat eine Ankündigung gemacht.
Japonya bir duyuru yaptı.Japan heeft aankondigingen gedaan.
Japonya bir duyuru yaptı.Japán is tett egy bejelentést.
Japonya bir duyuru yaptı.Japón hizo un anuncio.
Japonya bir duyuru yaptı.Japonia wydała oświadczenie.
Japonya bir duyuru yaptı.미국의 입장을 분명히 한것을 축하합니다. 일본은 기후변화에 대한 발표를 했고
Japonya bir duyuru yaptı.Le Japon a fait une annonce.
Japonya bir duyuru yaptı.Nhật Bản đã ra một thông báo.
Japonya bir duyuru yaptı.O Japão fez uma declaração.
Japonya bir duyuru yaptı.יפן עשתה הכרזה.
Japonya bir duyuru yaptı.موافقة الكونجرس عليها. و أدلت اليابان بتصريحاً.
Japonya bir duyuru yaptı.日本は告知をしました 中国とインドは科学的エビデンス に関する協調を受け入れた
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Ik heb een paar kledingstukken gedrapeerd om mij heen en ging inch
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves chảy với thông báo rằng ông đã chỉ loosed cô vào ngồi phòng.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves coulait dans l'annonce qu'il venait de lui délié dans le salon- ambiante.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves curgea in cu anunţul că a dezlegat-o tocmai în şedinţa- cameră.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves flödade in med beskedet att han just hade löst in henne i sittande- rum.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves flossen in mit der Ankündigung, dass er gerade sie in die gelöst Wohn- Raum.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves folyt az a bejelentés, hogy ő éppen kilőtte őt az ülés- szobában.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves je tekla v z napovedjo, da je samo jo loosed v dnevno- sobo.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves는 그가 단지로 그녀를 loosed했다는 발표와 함께 성장을 거듭하여 앉아 -
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves płynęła z ogłoszeniem, że właśnie rozwiązał ją w siedzi- pokój.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves scorreva con l'annuncio che aveva appena sciolto la seduta in- stanza.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves strømmede ind med meddelelsen om, at han netop havde løst hende ind i dagligstuen værelse.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves tekla s oznámením, že právě propuštěn ji do obývacího pokoj.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves tiekla s oznámením, že práve prepustený ju do obývacej izba.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Jeeves virtasi ilmoittamalla, että hän oli juuri päästi hänet istuma- huone.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.Я кілька драпіровані одягу навколо мене і пішов дюйм
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.تدفقت في جيفيس مع الاعلان انه اطلق لها فقط في الجلوس.
Jeeves o sadece içine onu çözülmüş olduğu duyuru ile aktı oturma oda.部屋。私は私の周りにいくつかの服装をおおい、そしていなくなった
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:dall'alto delle mura essa chiama, pronunzia i suoi detti alle porte della città
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Do alto dos muros clama; �s entradas das portas e na cidade profere as suas palavras:
Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:Elle crie à l`entrée des lieux bruyants; Aux portes, dans la ville, elle fait entendre ses paroles: