Örümceklerin mükemmelliğini ve onlardan neler öğrenebileceğimizi dünyaya duyurmak için buradayım.Mi trovo qui per parlare a tutti della magnificenza dei ragni e di quanto possiamo imparare da loro.
Örümceklerin mükemmelliğini ve onlardan neler öğrenebileceğimizi dünyaya duyurmak için buradayım.Tôi đến đây để chia sẻ với mọi người về sự kì diệu của loài nhện và những gì chúng ta có thể học từ chúng.
Örümceklerin mükemmelliğini ve onlardan neler öğrenebileceğimizi dünyaya duyurmak için buradayım.Tulin tänne levittämään sanaa hämähäkkien suurenmoisuudesta, ja siitä, kuinka paljon niiltä on opittavaa.
Örümceklerin mükemmelliğini ve onlardan neler öğrenebileceğimizi dünyaya duyurmak için buradayım.Είμαι εδώ για να σας παρουσιάσω τον μαγικό κόσμο της αράχνης και πόσα μπορούμε να μάθουμε από αυτή.
Örümceklerin mükemmelliğini ve onlardan neler öğrenebileceğimizi dünyaya duyurmak için buradayım.Я здесь для того, чтобы рассказать, в чем состоит великолепие пауков, и сколькому мы можем научиться у них.
Örümceklerin mükemmelliğini ve onlardan neler öğrenebileceğimizi dünyaya duyurmak için buradayım.אני כאן כדי להפיץ את הבשורה בדבר נפלאות העכבישים וכמה אנחנו יכולים ללמוד מהם.
Örümceklerin mükemmelliğini ve onlardan neler öğrenebileceğimizi dünyaya duyurmak için buradayım.أنا متواجدة هنا لأخبركم عن روعة العناكب وإلى أي مدى يمكننا التعلم منها.
Örümceklerin mükemmelliğini ve onlardan neler öğrenebileceğimizi dünyaya duyurmak için buradayım.クモがもっている特徴から どれほど多くのことが学べるのかお話しします クモは本当に全世界に生息します
Örümceklerin mükemmelliğini ve onlardan neler öğrenebileceğimizi dünyaya duyurmak için buradayım.我喺度傳播吓呢堆字,就喺 蜘蛛幾勁 同埋,我地點樣喺佢度學幾多嘢。
Sadece düşüncelerini duyurmak isteyen kişiler için son derece uygunsuz bir durum.Foi um exagero. As pessoas só queriam dar a sua opinião.
Sadece düşüncelerini duyurmak isteyen kişiler için son derece uygunsuz bir durum.Είμαι επίσης εδώ για να διαμαρτυρηθώ για τη βία που προκλήθηκε ενάντια στο λαό μου, τους Καταλανούς.
Sadece düşüncelerini duyurmak isteyen kişiler için son derece uygunsuz bir durum.Оно абсолютно не оправдано, эти люди только хотят показать своё мнение.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Bài hát là một trong những cách cổ điển nhất giúp chúng ta được lắng nghe và thấu hiểu.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Cantare è uno dei modi più antichi che abbiamo per farci sentire e capire.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Cântecul e unul din cele mai vechi moduri prin care ne facem auziţi şi înţeleşi.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Chanter est une des façons les plus anciennes que nous ayons pour nous faire entendre et comprendre.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Das Lied ist eine der ältesten Möglichkeiten, uns Gehör zu verschaffen und verstanden zu werden.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Gezang is een van de oudste methoden om van ons te laten horen en elkaar te begrijpen.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.노래는 인간이 자신을 표현하고 공감을 얻는 가장 오래된 방법 중 하나입니다.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.La canción es una de las formas más viejas de hacernos escuchar y entender.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Śpiew jest jednym z najstarszych sposobów aby dać się usłyszeć i zrozumieć.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Το τραγούδι είναι ένας από τους πιο παλιούς τρόπους μας να ακουστούμε και να γίνουμε κατανοητοί.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Песента е един от най-старите начини да бъдем чути и разбрани.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.Песня - один из самых древних способов добиться того, чтобы тебя услышали и поняли.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.שירה היא אחת הדרכים העתיקות שלנו לגרום לעצמנו להישמע ולהיות מובנים.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.الاغنية هي واحدة من أقدم طرقنا لجعل أنفسنا نسمع ونفهم.
Şarkı söylemek kendimizi duyurma ve anlatmanın en eski yolu.理解してもらうための 最も古くからある方法です 私はゲシュタルト心理学の父と呼ばれる
Sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.Nous continuerons à nous faire entendre.
Sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.Seguiremos haciendo ruido.
Sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.Мы продолжим заявлять об этом в открытую.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Dă glas celor ce altminteri nu ar avea glas.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Dà una voce a chi altrimenti non l'avrebbe.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Dává to volbu těm, kteří by jinak neměli na výběr.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Dá voz a todos aqueles que, de outra forma, não teriam voz.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Elle donne une voix à ceux qui sinon n'auraient pas de voix.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Het geeft een stem aan hen die anders geen stem hebben.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.이는 달리 발언권이 없었을 사람들의 목소리가 되어주었습니다.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Le da una voz a aquellos que de otra manera no tienen voz.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Memberikan suara pada mereka yang tidak punya suara.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Nó trao tiếng nói cho những người mà, không có nó, thì sẽ không có tiếng nói.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Olyanokat képes megszólaltatni, akiknek másként nem lenne hangja.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Sie gibt denjenigen eine Stimme, die sonst keine hätten.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.TEDに対する願い。語るべき重要な話です。
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Udziela głosu tym, których w przeciwnym razie, nikt by nie słyszał.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Она даёт голос тем, у кого иначе этого голоса не было бы.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.Тя дава глас на онези, които иначе не биха имали глас.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.היא נותנת קול לאלו שבלעדיה היו נעדרי קול.
Sesi olmayan insanlara sesini duyurma şansı tanıyor.إنه يعطي الصوت للذين بدونه لن يكون لديهم صوت
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Az embereket, akik végigvonultak az utcákon és felemelték a hangjukat, megpróbálták megölni.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Gente ispirata a scendere in piazza per far sentire la propria voce, che si cercava di ridurre al silenzio.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.거리로 나서서 그들의 목소리를 높이도록 영감을 받았던 사람들을 그들은 죽이려고 했습니다.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Ludzi, którzy skłonni byli wyjść na ulicę, i głośno domagać się swego, próbowano zabić.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Menschen, die ermutigt waren auf die Straße zu gehen und ihre Stimme zu erheben, sie versuchten sie zu töten.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Mensen die geïnspireerd werden om op straat te komen en om hun stem te verheffen, probeerden ze te doden.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Những người dân đã được thôi thúc xuống phố và nói lên tiếng nói của mình, họ muốn xóa bỏ chế độ.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Personas que inspiradas salieron a las calles a hacer escuchar sus voces arriesgando sus vidas.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Pokúšali sa zabiť ľudí, ktorí vyšli do ulíc a kričali.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Tentaram matar as pessoas que foram inspiradas a ir para as ruas e levantar as suas vozes.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Людей, що вийшли на вулиці і заявили про свій голос, намагалися вбити.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Народа, который выходил на улицы и говорил во весь голос, который они пытались убивать.