Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.Хората, които бяха вдъхновени да излязат на улицата и гласовете им да бъдат чути, се бяха превърнали в мишени.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.אנשים שקיבלו השראה לרדת לרחוב ולהרים את קולם, ניסו להרגם.
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.الناس الذين ألھموا أن يخرجوا إلى الشارع، ليرفعوا أصواتهم. حاولوا قتلھم،
Sokaklara inmeye ve seslerini duyurmaya niyetlenmiş insanları öldürmeye çalıştılar.声をあげようと触発された人々を 政府は殺そうとしたのです フェイスブックやツイッター上の
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.Apoi i -a trimes să propovăduiască Împărăţia lui Dumnezeu, şi să tămăduiască pe cei bolnavi.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.A poslal ich kázať kráľovstvo Božie a uzdravovať nemocných
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.Daarna stuurde Hij hen erop uit om iedereen over het Koninkrijk van God te vertellen en zieken te genezen.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.e enviou-os a pregar o reino de Deus, e fazer curas,
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.E li mandò ad annunziare il regno di Dio e a guarire gli infermi
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.És elküldé õket, hogy prédikálják az Isten országát, és betegeket gyógyítsanak.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.Il les envoya prêcher le royaume de Dieu, et guérir les malades.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.In pošlje jih oznanjevat kraljestvo Božje in ozdravljat bolnike.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.I poslal je, aby kázali království Boží, a uzdravovali nemocné.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.I rozesłał je, żeby kazali królestwo Boże, i uzdrawiali niemocne.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.Ja hän lähetti heidät julistamaan Jumalan valtakuntaa ja parantamaan sairaita.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.하나님의 나라를 전파하며 앓는 자를 고치게 하려고 내어 보내시며
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.Los envió a predicar el reino de Dios y a sanar a los enfermos
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.Och han sände ut dem till att predika Guds rike och till att bota sjuka.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.Og han sendte dem ud for at prædike Guds Rige og helbrede de syge.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.og han sendte dem ut for å forkynne Guds rike og helbrede syke.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.Rồi Ngài sai để rao giảng về nước Ðức Chúa Trời cùng chữa lành kẻ có bịnh.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.Rồi_Ngài sai để rao_giảng về nước Ðức_Chúa_Trời cùng chữa lành kẻ có bịnh .
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.und sandte sie aus, zu predigen das Reich Gottes und zu heilen die Kranken.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.και απεστειλεν αυτους δια να κηρυττωσι την βασιλειαν του Θεου και να ιατρευωσι τους ασθενουντας,
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.И изпрати ги да проповядват Божието царство и да изцеляват болните.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.и послал их проповедывать Царствие Божие и исцелять больных.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.І післав їх проповідувати царство Боже та оздоровлювати недужих.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.וישלחם לקרא את מלכות האלהים ולרפא את החלים׃
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.وارسلهم ليكرزوا بملكوت الله ويشفوا المرضى.
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.又 差 遣 他 們 去 宣 傳 神 國 的 道 、 醫 治 病 人
Sonra onları Tanrının Egemenliğini duyurmaya ve hastalara şifa vermeye gönderdi.又 差遣 他 們去 宣傳 神國 的 道 、 醫治 病人
Ve bence, en önemlisi, bu onlara seslerini duyurmaları adına fırsat sunuyor.Dan menurut saya, yang paling penting, ini memberikan mereka kesempatan untuk memiliki suara.
Ve bence, en önemlisi, bu onlara seslerini duyurmaları adına fırsat sunuyor.E o mais importante é isso: dar-lhes a oportunidade de ter essa voz.
Ve bence, en önemlisi, bu onlara seslerini duyurmaları adına fırsat sunuyor.Et je pense que, surtout, cela leur donne la chance de se faire entendre.
Ve bence, en önemlisi, bu onlara seslerini duyurmaları adına fırsat sunuyor.Ik denk dat het belangrijkste is dat het ze een kans geeft om mee te praten.
Ve bence, en önemlisi, bu onlara seslerini duyurmaları adına fırsat sunuyor.그리고 제일 중요한 것은 팬들에게 발언권을 주는 것입니다. 트위터는
Ve bence, en önemlisi, bu onlara seslerini duyurmaları adına fırsat sunuyor.Это самое важное и даёт им возможность высказаться.
Ve bence, en önemlisi, bu onlara seslerini duyurmaları adına fırsat sunuyor.وأعتقد أن الأكثر أهمية أنه يعطيهم الفرصة ليكون لهم صوت. أنا فقط أعتقد أن تويتر
Ve, dergi okumayı daha da eğlenceli kılacağına inandığım Zinio Reader ürünümüzü duyurmak üzereyiz.Y estamos a punto de presentar el Zinio Reader que creo que hará aún más placentera la lectura de revistas.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.(25:7) чтобы возвещать гласом хвалы и поведать все чудеса Твои.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.Abych tě hlasitě chválil, a vypravoval všecky divné skutky tvé.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.Abym ci oddawał chwałę głośną, a opowiadał wszystkie cuda twoje.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.aby som ťa hlasne chválil a rozprával všetky tvoje divy.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.antaakseni kuulua kiitokseni äänen ja julistaakseni kaikkia sinun ihmeitäsi.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.ca să izbucnesc în mulţămiri, şi să istorisesc toate minunile Tale.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.da man hört die Stimme des Dankens, und da man predigt alle deine Wunder.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.da zapojem hvalno pesem in oznanjam vsa čuda tvoja.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.for å synge med lovsangs røst og fortelle alle dine undergjerninger.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.for at istemme Takkesang, fortælle om alle dine Undere.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.för att höja min röst till tacksägelse och förtälja alla dina under.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.Hầu cho nức tiếng tạ ơn, Và thuật các công việc lạ lùng của Chúa.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.Hầu cho nức_tiếng tạ ơn , Và thuật các công_việc lạ_lùng của Chúa .
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.Hogy hallatós szóval dicsérjelek téged, és elbeszéljem minden csodatettedet.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.Ik zing daar uit volle borst een lied om U te loven en vertel er over Uw wonderen.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.감사의 소리를 들리고 주의 기이한 모든 일을 이르리이다
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.para fazer ouvir a voz de louvor, e contar todas as tuas maravilhas.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.para proclamar con voz de agradecimiento y contar todas tus maravillas
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.per far risuonare voci di lode e per narrare tutte le tue meraviglie
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.Pour éclater en actions de grâces, Et raconter toutes tes merveilles.
Yüksek sesle şükranımı duyurmak Ve bütün harikalarını anlatmak için.sambil menyanyikan lagu syukur, dan mewartakan perbuatan-Mu yang mengagumkan