Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Estos muchachos entraron a la cuenta de Twitter de Fox News para anunciar el asesinato del presidente Obama.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Ezek a srácok bejutottak a Fox News Twitter hozzáférésébe, hogy bejelentsék az Obama elnök elleni merényletet.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Mereka meretas akun Twitter Fox News untuk mengumumkan pembunuhan Presiden Obama.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Sono entrati illecitamente nel Twitter account di Fox News per annunciare l'assassinio del presidente Obama.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Tihle týpci napadli Twitter účet Fox News, aby oznámili zavraždění prezidenta Obamy.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Tipii ăștia au pătruns în contul Twitter al Fox News cu intenția să anunțe asasinarea președintelui Obama.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Títo chalani hackli Twitter účet Fox News, aby oznámili zavraždenie prezidenta Obamu.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Тези хора хакнаха Туитър акаунта на Fox News и обявиха убийството на Президента Обама.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Ці хлопці зламали Твітер Fox News, щоб повідомити про вбивство президента Обами.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Эти парни взломали твиттер Fox News, чтобы объявить об убийстве президента Обамы.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için이들은 폭스 뉴스 트위터 계정을 해킹해 들어와서
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak içinהחבר'ה האלה פרצו לתוך חשבון הטוויטר של מערכת חדשות פוקס
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak içinهذه المجموعة اخترقت حساب وكالة فوكس للأخبار على تويتر
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak içinオバマ大統領が暗殺されたと投稿しました
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Anak-anak di negara -- hal lainnya: saya ingin menyuarakan orang-orang asli.
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Außerdem wollte ich indigenen Menschen eine Stimme geben.
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Ces enfants -- une autre chose : je voulais donner une voix aux peuples indigènes.
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Copiii din -- inca un lucru: am vrut sa dau voce oamenilor indigeni.
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Los niños de nuestro... eso es lo otro, quería dar voz a los pueblos indígenas.
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Một điều nữa là: tôi muốn mang lại tiếng nói cho những dân tộc thiểu số.
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Nog iets: ik wilde de inheemse mensen een stem geven.
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Το άλλο είναι πως ήθελα να δώσω φωνή στους αυτόχθονες.
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.И още нещо, осках да дам възможност на местните хора да бъдат чути.
Bu çocuklar -- başka bir şey daha var: Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Ще одне: я хотів дати можливість корінному населенню бути почутими.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.Aceasta este misiunea TED-Ed: să captureze și să amplifice vocea celor mai buni profesori ai lumii.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.C'est au cœur de la mission de TED-Ed : capturer et amplifier la voix des plus grands enseignants du monde.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.Đó là sứ mệnh lớn nhất của TED-Ed: thu giữ lại và phổ biến rộng rãi tiếng nói của những giáo viên vĩ đại nhất.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.Esa es la misión central de TED-Ed: captar y amplificar las voces de los mejores profesores del mundo.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.LS: To główna misja TED-Ed: uchwycenie i wzmocnienie głosu najlepszych nauczycieli świata.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.그것이 TED-Ed의 핵심적인 사명이죠, 세상의 위대한 선생님들의 목소리를 찾아내고, 증폭시키는 것입니다.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.В этом основное предназначение TED-Ed: записать и распространить голоса лучших учителей мира.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.זו המשימה העיקרית של TED-Ed: ללכוד ולהגביר את הקולות של המורים הטובים בעולם.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.هذا هو هدف تيد-إد الأساسي: أن يسجل وينشر أصوات أفضل المعلمين في أنحاء الأرض.
Bu da TED-Ed'in ana görevidir: dünyanın en harika öğretmenlerinin sesini kaydetmek ve herkese duyurmak.世界中から優秀な教育者の声を 捕らえ拡散すること (アダム)なんと1849年のことです
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Chciałem dać ludziom z plemion głos.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Chtěl jsem dát domorodým lidem hlas.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.És a másik dolog: hangot akartam adni az őslakos embereknek.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.제가 이런일을 하는 가장 큰 동기는
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Questo era uno degli elementi importanti di motivazione.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Я хотел дать коренным народам право голоса.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.רציתי לתת לילידים קול.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.أريد ان اعطي السكان الاصلين صوتاً
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.それは 一つの大きな原動力になりました
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Älkää ilmoittako sitä Gatissa, älkää, älkää itkekö. Minä vieriskelen tuhassa Beet-Leafrassa.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Chớ rao tai nạn nầy ra trong Gát! Chớ khóc lóc chi hết! Tại Bết-Lê-Áp-ra, ta lăn-lóc trong bụi đất.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Förkunnen det icke i Gat; gråten icke så bittert. I Bet-Leafra vältrar jag mig i stoftet.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Forkynd det ikke i Gat, græd ikke i Bokim! Vælt jer i Støvet i Bet-Leafra!
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Forkynn det ikke i Gat, gråt ikke der! I Bet-Leafra velter jeg mig i støvet.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Gáthban hírül ne adjátok; sírván ne sírjatok; Beth-le- Afrában porba heveredtem.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.가드에 고하지 말며 도무지 호곡하지 말지어다 베들레아브라에서 티끌에 굴찌어다
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Laat het niet in Gath bekend worden, houd uw verdriet vccr u. Wentel u wanhopig in het stof in Afra.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Não o anuncieis em Gate, em Aco não choreis; em Bete-Le-Afra revolvei-vos no pó.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Ne l`annoncez point dans Gath, Ne pleurez point dans Acco! Je me roule dans la poussière à Beth Leaphra.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Neoznámte toho v Gáte, ani plakať neplačte; v Bét-leafre som sa pováľal v prachu.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Neoznamujtež v Gát, aniž hned plačte; v domě Ofra v prachu se válej.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Ne povejte tega v Gatu, nikar ne jokajte! V Betleafri se valjam po pepelu.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.¡No lo digáis en Gat, ni os entreguéis al llanto! ¡En Bet-le-ofra revuélcate en el polvo
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Non l'annunziate in Gat, non piangete in Acri, a Bet-le-Afrà avvoltolatevi nella polvere
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Nu spuneţi lucrul acesta în Gat, şi nu plîngeţi în Aco; tăvăliţi-vă în ţărînă la Bet-Leafra.
Bunu Gata duyurmayın, Ağlamayın sakın! Beytofrada toz toprak içinde yuvarlanın.Verkündigt's ja nicht zu Gath; laßt euer Weinen nicht hören zu Akko; in Beth-Leaphra setzt euch in die Asche.