Ana içeriğe geç
Sözlük

duyurma ile cümle

duyurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1975 yılında Hisaişi ilk halk konserini vermiş ve adını duyurmaya başlamıştır.1975. aastal tegi Hisaishi oma esimese avaliku esinemise ja levitas oma nime oma kogukonnas.
Ama farkediyoruz ki bu savaş kan dökmek, güç hırsı yüzünden değildi seslerini duyurmak istediler.- Ale uvědomujeme si, že tato válka nebyla o krveprolití a převzetí moci, ale o tom být vyslechnut.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.A chápal jsem, že dokumentární fotografie, má tu možnost interpretovat události z jejich úhlu pohledu.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.E ho capito che il documentario fotografico ha la capacità di interpretare gli eventi dal loro punto di vista.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.Eu percebi que a fotografia documental tem o dom de interpretar os acontecimentos do ponto de vista deles.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.그리고 저는 기록사진이 일반인들의 시각으로 사건을 바라보고 전달 할 수 있다는 것을 알았습니다.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.Và tôi hiểu rằng ảnh tài liệu có khả năng diễn giải các sự kiện theo quan điểm của chúng.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.Y entendí que la fotografía documental tiene la capacidad de interpretar los hechos desde su punto de vista.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.Zrozumiałem więc, że fotografia dokumentalna umożliwia nam pokazywanie wydarzeń z ich punktu widzenia.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.И разбрах, че документалната фотография има способността да интерпретира събитията от тяхната гледна точка.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.И я понял, что документальная фотография обладает способностью показывать события с их точки зрения.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.והבנתי שלעיתונות דוקומנטרית יש את היכולות לפרש מאורעות מנקודת המבט שלהם.
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.وفهمت أن التصوير الوثائقي لديه القدرة على ترجمة الأحداث من وجهة نظرها
Anladım ki, fotoğraf haberciliği, kendine özgü bakış açısıyla haberleri duyurma yeteneğine sahip.一般市民の視点で出来事を解釈できると理解しています。 また、声なき人々に声を与えます。
Ayağa kalkıp sesinizi duyurmak için iç sesinize geçit yaratır.Ça crée une passerelle pour que votre voix intérieure soit entendue.
Ayağa kalkıp sesinizi duyurmak için iç sesinize geçit yaratır.Deschide o poartă pentru ca vocea interioară să crească şi să fie auzită.
Ayağa kalkıp sesinizi duyurmak için iç sesinize geçit yaratır.Megnyit egy kaput a belső hangunknak, hogy az feltörhessen és hallhatóvá váljon.
Ayağa kalkıp sesinizi duyurmak için iç sesinize geçit yaratır. Ve "Tanrı",Abre camino a tu voz interior para que se eleve y sea oída. y "Dios",
Ayağa kalkıp sesinizi duyurmak için iç sesinize geçit yaratır.זה יוצר שער שדרכו יכול קולכם הפנימי לבקוע ולהישמע.
Benim, devletimin ya da dinimin bana birşey duyurmasına, ifşaat yapmasına ihtiyacım yok.- dans les cieux.
Benim, devletimin ya da dinimin bana birşey duyurmasına, ifşaat yapmasına ihtiyacım yok.h ­•{"â ¢ŠE"ÌŽw"±ŽÒ"½"¿"Í "È"º"Þ"ç"Ì"¶ Ý"ð "F"ß"æ"¤"Æ"µ"È"¢"Ì"¾"ë"¤"© B "Þ"ç"͉½"ð
Benim, devletimin ya da dinimin bana birşey duyurmasına, ifşaat yapmasına ihtiyacım yok.Nun, ich sage, ich muss nicht auf meine Regierung oder Religion warten, um irgendetwas zu enthüllen.
Benim, devletimin ya da dinimin bana birşey duyurmasına, ifşaat yapmasına ihtiyacım yok.Тогда я скажу, что мне не нужно ждать, пока мое правительство или религия объявит или раскроет что-либо.
Blogerların gazeteci olmak istediğini düşünseler de onların tek istediği seslerini duyurmak.Ale to dziennikarze myślą, że blogerzy chcą uprawiać ich zawód. A oni chcą tylko zabrać głos.
Blogerların gazeteci olmak istediğini düşünseler de onların tek istediği seslerini duyurmak.Mas eles não querem ser jornalistas. Os jornalistas julgam que os bloguistas querem ser jornalistas.
Blogerların gazeteci olmak istediğini düşünseler de onların tek istediği seslerini duyurmak.ジャーナリスト自身はよく分かっていないようだが ブロガーはただ発信したいのです ジミーが言ったようにただ議論や会話がしたい
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.A kázal v galilejských synagógach.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Daarna reisde Hij rond door Judea en sprak in de synagogen.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.E andava predicando nelle sinagoghe della Giudea
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.E iba predicando por las sinagogas de Galilea
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.E pregava nas sinagogas da Judéia.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.És prédikál vala Galilea zsinagógáiban.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Et il prêchait dans les synagogues de la Galilée.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.I kázal v školách Galilejských.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.I kazał w bóżnicach Galilejskich.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.In propovedoval je po shodnicah galilejskih.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Ja hän saarnasi Galilean synagoogissa.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Karena itu Yesus berkhotbah di dalam rumah-rumah ibadat di seluruh negeri Yudea
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.갈릴리 여러 회당에서 전도하시더라
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Och han predikade i synagogorna i Judeen.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Og han forkynte ordet i synagogene i Galilea.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Og han prædikede i Galilæas Synagoger.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Şi propovăduia în sinagogile Galileii.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Und er predigte in den Schulen Galiläas.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Vậy Ngài giảng dạy trong các nhà hội xứ Ga-li-lê.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Vậy_Ngài giảng_dạy trong các nhà hội xứ Ga-li-lê .
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.Και εκηρυττεν εν ταις συναγωγαις της Γαλιλαιας.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.И проповедывал в синагогах галилейских.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.И проповядваше в галилейските синагоги.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.і проповідував по школах галилейських.
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.ויהי קורא בבתי הכנסיות אשר בגליל׃
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.فكان يكرز في مجامع الجليل
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.於 是 耶 穌 在 加 利 利 的 各 會 堂 傳 道
Böylece Yahudiye'deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.於是 耶穌 在 加利利 的 各會堂 傳道
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Ces types ont piraté le compte Twitter de Fox News pour annoncer l'assassinat du Président Obama.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Ci goście włamali się na konto Twittera Fox News by ogłosić, że prezydent Obama został zamordowany.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.De her gutter hackede Fox News Twitter konto for at annoncere Præsident Obama's snigmord.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Deze jongens hackten het Twitter-account van Fox News om te berichten over de moord op President Obama.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Diese Leute haben sich in Fox News' Twitter account gehackt um den Mord an Präsident Obama zu verkünden.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.Estes tipos entraram na conta do Twitter da Fox News para anunciar o assassínio do Presidente Obama.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod