Ana içeriğe geç
Sözlük

duyurma ile cümle

duyurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Marshall bu olayı Marshall Planını duyurmak için kullandı.Marshall used the occasion to announce the Marshall Plan.
Barındırılan oyunlar için, bunları genel sunucu listesinde duyurma seçeneği vardır.For hosted games, there is an option to announce them at the public server list.
İlk olarak Nilüfer’e verdiği güzel şarkılarla ismini duyurmaya başladı.Zuallererst legte er der türkischen Sängerin Nilüfer seine ersten Lieder vor.
İlk mekanik saatler, saati göstermek değil duyurmak üzere yapılmışlardı.Vor der Einführung der mechanischen Uhren wurde sie zum Bestimmen der Tageszeit ausschließlich benutzt.
Fakat bu keşfi duyurmakta başarısız oldu.Die Entdeckung geriet jedoch in Vergessenheit.
Çevirmen olarak da adını duyurmayı başardı.Außerdem trat er als Übersetzer hervor.
İlk olarak birkaç yeni düzenlemeyi duyurmak istiyorum.Tout d'abord, je voudrais annoncer quelques nouvelles réglementations.
Çevirmen olarak da adını duyurmayı başardı.Il se fit également un nom en tant que traducteur.
Tüm dünyada adını duyurmayı başardı.Il a fait connaître le nom de la ville dans le monde entier.
Fakat bu keşfi duyurmakta başarısız oldu.Il reste intrigué par cette découverte.
İspanya, Portekiz, İngiltere ve İskandinav ülkerlerinde de adlarını duyurmaya başladı.Il enjoint les souverains d'Espagne, du Portugal et d'Angleterre de faire de même.
Mart 2015'te yeni bir animasyon serisi duyurmak üzere bir römork serbest bırakıldı.En marzo de 2015, se anunció el lanzamiento de una nueva serie animada.
Şöhretinden ve Charlotte Buff'a duyduğu gençlik aşkını halka duyurmasından pişmanlık duydu.Lamentó su fama y haber hecho público su amor juvenil a Charlotte Buff.
Bu şekilde seslerini tüm dünyaya duyurmaya başladılar.Ellos empiezan a oír ruidos en toda la casa.
İşte böyle bir dönemde rock adını duyurmaya başladı.En esta década el rock comienza a afirmarse.
Fakat bu keşfi duyurmakta başarısız oldu.Ella escapó sin revelar esta artimaña.
Genç erkekler gönlündeki kızlara seslerini duyurmaları yanında büyüdükleri de kabul edilmiş olur.El joven insiste en que simplemente son voces que suenan en su cabeza.
Ferhat son bir çare olarak bir televizyon şovuna çıkıp adını duyurmaya çalışır.Comincia a provare ad offrire ad Elsa l'offerta di apparire in televisione e avere il suo show personale.
1975 yılında Hisaişi ilk halk konserini vermiş ve adını duyurmaya başlamıştır.Nel 1975 prende il nome d'arte e pubblica il suo primo singolo.
Ve ismini iyice duyurmaya başladı.In questo modo il nome divenne famoso.
Ve ismini iyice duyurmaya başladı.Его имя начало приобретать определённую известность.
Tavernier burada, ismini manzara ve portre ressamı olarak duyurmayı başardı.Брейн приобрёл известность в качестве алтарного живописца и портретиста.
Fakat bu keşfi duyurmakta başarısız oldu.Но и это открытие оказалось ошибочным.
Çevirmen olarak da adını duyurmayı başardı.Прославился он и как переводчик.
Matkap hedefe yaklaştıkça kötü niyetli bir varlık kendini duyurmaya başlar.À medida que a broca se aproxima de seu alvo, uma presença maligna começa a se revelar.
Hayranları, Swift'in yeni bir albüm duyurmak üzere olabileceğini düşündü.Com isto, fãs e jornalistas especularam que Swift estava prestes a anunciar seu futuro sexto álbum.
Albümle adını duyurmayı başardı ve müzikleri insanlar tarafından beğenildi.O álbum foi aclamado pela crítica e agradou os fãs da banda.
Bu şekilde seslerini tüm dünyaya duyurmaya başladılar.E assim o método começou a difundir-se pelo mundo.
1990'lı yıllarda bir pop grubu olan D:Ream'in klavyecisi olarak da adını bir nebze duyurmayı başarabilmiştir.Hij genoot ook enige bekendheid in de jaren 90 van de vorige eeuw als toetsenist van de popgroep D:Ream.
Çevirmen olarak da adını duyurmayı başardı.In die tijd maakte hij naam als vertaler.
1986 yılında piyasaya sürülen Reign in Blood albümü ile adını duyurmayı başardı.In 1986 verschijnt het album Reign In Blood.
Küçük radyo istasyonlarında sesini duyurmaya çalışır.Op de Kleine Club staat de radio aan.
İspanya, Portekiz, İngiltere ve İskandinav ülkerlerinde de adlarını duyurmaya başladı.Uit hun land van oorsprong -Portugal of Spanje- namen ze handelscontacten mee.
Ve ismini iyice duyurmaya başladı.Het kreeg de naam Getting Serious.
1990'lı yıllarda bir pop grubu olan D:Ream'in klavyecisi olarak da adını bir nebze duyurmayı başarabilmiştir.W pracach Murakamiego od lat dziewięćdziesiątych możemy spotkać postać o nazwie Mr.
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Oni zobaczą chwałę Pana, wspaniałość naszego Boga.”
Çevirmen olarak da adını duyurmayı başardı.Poza tym zdobył sobie uznanie jako tłumacz.
Çevirmen olarak da adını duyurmayı başardı.Завжди звертаю увагу на ім´я перекладача.
Bu toplantı sonucunda belli bölgelerde özgürce dinini duyurmasına izin verildi.На відзнаку цієї події, по багатьох селах було встановлено хрести свободи.
Bu şekilde seslerini tüm dünyaya duyurmaya başladılar.Autor pokládal podobné dotazy svým posluchačům po celém světě.
Miller takipçilerinin ısrarlarına rağmen beklenen İkinci Geliş için hiçbir zaman kesin bir tarih duyurmadı.În ciuda dorinței adepților lui, Miller nu fixase la început o dată exactă a celei de a doua veniri.
Ve ismini iyice duyurmaya başladı.Végül a lányok neveket kezdtek mondogatni.
Yurtçapında verdikleri konserlerle grup adını duyurmaya devam etmiştir.Ennek ellenére a továbbiakban is születési nevén tartotta koncertjeit.
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Minusta kirjoittaa apostoli: "Minä annan sinulle taivasten valtakunnan avaimet."
Salvatore, Toni Cipriani'nin yardımıyla Leone suç ailesini Liberty City'de duyurmak istemektedir.Toni Cipriani on Liberty Cityssä vaikuttavan Salvatore Leonen miehiä.
Yaydığı Müjde'yi, Tanrı'nın kendisini duyurmaya çağırdığı bildiriyi bu mektupta açıklamaktadır.Σταδιακά, αρχίζει να κατανοεί το μήνυμα που του έστειλε ο Θεός.
Genellikle önemli bir sorunu kamuoyuna duyurmak maksadıyla yazılır. ^ "açık mektup".Ofte støttes dette af et gældsbrev, se dette.
Mart 2015'te yeni bir animasyon serisi duyurmak üzere bir römork serbest bırakıldı.Sesongen 2015 ble en ny type lyddemper tatt i bruk.
Hayranları, Swift'in yeni bir albüm duyurmak üzere olabileceğini düşündü.Para penggemar Swift menduga bahwa Swift akan mengumumkan rilisnya sebuah album baru.
Hayranları, Swift'in yeni bir albüm duyurmak üzere olabileceğini düşündü.Người hâm mộ đồn đoán rằng Swift chuẩn bị phát hành một album mới.
Ve ismini iyice duyurmaya başladı.使得他声名鹊起。
Ve ismini iyice duyurmaya başladı.이후 세상에 이름을 서서히 알리기 시작했다.
Bu eleştirilere "birilerinin bu savaşın iğrençliğini duyurması gerekiyordu" diyerek karşı koymuştur.언젠가는 이 전쟁의 실상을 글로 써주셨으면 좋겠다"라는 통고를 받았던 것이다.
İkinci 45likleri olan "House of the Rising Sun" grubun adını duyurmasına yol açtı.אבל היה זה הלהיט השני שלהם "The House of the Rising Sun" שהביא אותם לפסגה.
Fakat bu keşfi duyurmakta başarısız oldu.אך חשש מלפרסם את תגליתו.
Arkadaşlarınıza Duyurma: Tek başınıza savaşmak yorucu mu?יש לי רק דבר אחד לומר לכם, ידידי: שמרו בחוזקה על משפחותיכם.
2) Kefil ile borçlu arasındaki ilişki: Kefil, alacaklıya borcu ödediğinde borçluya bu ödemeyi duyurmalıdır.(2) Неплатежоспособността се предполага, когато длъжникът е спрял плащанията.
Çevirmen olarak da adını duyurmayı başardı.Изявява се и като преводачка.
Söylediklerimizi kimseye duyurmamak için çok dikkatli olmalıyız.Трябва да сме много внимателни, за да не позволим на някого да чуе какво си говорим.
Hayranları, Swift'in yeni bir albüm duyurmak üzere olabileceğini düşündü.Cohen ubezpečil fanúšikov, že vyrovnanejší album bude nasledovať.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod