Ana içeriğe geç
Sözlük

duyurdu ile cümle

duyurdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.أعلنا عن الفصل في 29 من يوليو وخلال اسبوعين قام 50.000 شخص بالاشتراك فيه
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.二週間後には5万人もの人が 授業に登録しました 最終的には209カ国から 16万人の学生が集まりました
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Az összeesküvők bejelentették, hogy Chavez lemondott.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Die Verschwörer behaupteten, dass Chávez zurückgetreten sei.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.I cospiratori annunciarono che Chavez si era dimesso.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Konspiratörerna informerade att Chavez hade avgått.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Os generais golpistas anunciaram a renúncia de Chávez.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Para pengkudeta mengumumkan bahwa Chavez mengundurkan diri
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Spiskowcy oświadczyli, że Chavez podał się do dymisji
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Sprisahanci oznámili, že Chávez rezignoval.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Zarotniki so oznanili, da je Chavez odstopil.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Οι συνομώτες ανακοίνωσαν ότι ο Τσάβες είχε παραιτηθεί.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Заговорщики объявили, что Чавес отрекся.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.Конспираторите обявяват, че Чавес си е подал оставката.
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular..הקריין הודיע שצ'אבס התפטר
Entrikacılar Chávez'in istifa ettiğini duyurdular.彼は辞任せず 誘拐されたのです
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Az Occupy mozgalom megtalálta a hangját, nekem pedig még mindig állandóan angolul kell beszélnem.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.De Occupy-beweging heeft een stem gevonden, en ik moet nog steeds de hele tijd Engels praten.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Die Occupy-Bewegung verschaffte sich Gehör und ich muss immer noch ständig Englisch reden.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Doszedł do głosu ruch Occupy, a ja wciąż muszę mówić po angielsku.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.El movimiento Occupy ha encontrado una voz, y yo aún tengo que hablar en inglés constantemente.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Hnutie Occupy našlo konečne svoj hlas, a ja som stále nútený hovoriť po anglicky.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Hnutí Occupy našlo svůj hlas a já pořád mluvím anglicky.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Il movimento Occupy ha trovato spazio, e devo ancora costantemente parlare inglese.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.월가 점령 운동도 목소리를 내고 있죠. 그리고 저는 여전히 영어로 끊임없이 말해야만 합니다.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Le mouvement Occupy a trouvé sa voie, et je dois encore parler l'anglais constamment.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Mişcarea Occupy s-a făcut auzită, iar eu, încă trebuie să vorbesc în engleză, în mod constant.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.O movimento Occupy encontrou uma voz, e eu ainda tenho que falar inglês constantemente.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Phong trào chiếm đóng tìm thấy tiếng nói, và tôi vẫn phải nói tiếng Anh liên tục.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Το Κίνημα Κατάληψης απέκτησε φωνή και εγώ πρέπει να μιλώ διαρκώς Αγγλικά.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Движение "Occupy" обрело голос, и мне всё ещё приходится постоянно говорить по-английски.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.Движението Окюпай намери изява, а аз все още непрекъснато трябва да говоря на английски .
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.תנועת אוקיופיי מצאה קול, ואני עדיין צריך לדבר אנגלית כל הזמן.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.حركة "احتلوا" وجدت لها صوتا، ولا يزال يتوجب علي أن أتحدث الإنكليزية باستمرار.
Eşitlik Hareketi sesini duyurdu, ve ben hala sürekli İngilizce konuşmak zorundayım.僕はまだ 常に英語を話す羽目になっています とにかく いろいろな変化がありました
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.L'anno scorso, Francesi e Italiani annunciarono che, lavorando assieme, avevano sequenziato il Pinot Nero.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.Letztes Jahr haben Franzosen und Italiener sich zusammengetan und Spätburgunder sequenziert.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.Năm ngoái những người Pháp và Ý tuyên bố rằng họ đã cùng nhau xâu chuỗi được bộ gen của nho Pinot Noir.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.No ano passado, os franceses e os italianos anunciaram que se juntaram e sequenciaram a Pinot Noir.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.W zeszłym roku Francuzi i Włosi ogłosili, że razem udało im się zsekwencjonować genom Pinot Noir.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.Миналата година французите и италианците обявиха, че те работят съвместно и са разкодирали Пино Нуар.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.Так в прошлом году французские и итальянские коллеги объявили о том, что они секвенировали геном Пино Нуар.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Când mi-am lansat dorinţa anul trecut, sute de oameni s-au ridicat şi au spus că vor să ne ajute.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Cuando pedí mi deseo el año pasado, cientos de personas se movilizaron y quisieron ayudarnos.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Gdy wystartowałem z tym marzeniem w zeszłym roku, setki ludzi wstało i powiedziało, że chcą nam pomóc.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Keď som vyslovil moje prianie minulý rok stovky ľudí sa postavili a povedali,že nám chcú pomôcť.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Khi tôi đưa ra mong muốn của tôi năm ngoái, hàng trăm người đứng dậy và nói rằng họ muốn giúp chúng tôi.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.작년에 저의 희망 프로젝트를 시작했을 때, 많은 사람들이 일어나서 저희를 돕고 싶다고 말했습니다.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Loni, když jsem začínal, za mnou přišly stovky lidí a chtěli mi pomoci.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Mikor tavaly elindítottam a mozgalmat, több száz ember csatlakozott, hogy segítsen.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Quando lancei meu desejo ano passado, centenas de pessoas vieram e disseram que queriam nos ajudar.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Toen ik vorig jaar mijn wens lanceerde, meldden honderden mensen zich om ons te helpen.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Όταν έκανα την ευχή μου πέρυσι, εκατοντάδες άνθρωποι θέλησαν να μας βοηθήσουν.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Когато аз оповестих желанието си миналата година, стотици хора се изправиха и казаха, че искат да ни помогнат.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Когда я запустил своё желание в прошлом году, тысячи людей поддержали и сказали, что хотят нам помочь.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Коли я загадав бажання минулого року, сотні людей встали і сказали, що хочуть нам допомогти.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.כשהשקתי את המשאלה שלי בשנה שעברה, מאות אנשים עמדו ואמרו שהם רוצים לעזור לנו.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.حين أطلقت أمنيتي في السنة الماضية، مئات الناس وقفوا وقالوا أنهم يريدون مساعدتنا.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.たくさんの人が 手伝いたいと言ってくれました ただし 僕自身が守ってきた
General George Custer, Lakota bölgesinde altın bulunduğunu duyurdu; özellikle Siyah Tepeler'de.Annonserade general George Custer upptäckten av guld i Lakotas marker, speciellt i Black Hills.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod