Ana içeriğe geç
Sözlük

duyurdu ile cümle

duyurdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Δεν είναι κάτι που καλύπτεις μόνο γιατί πρέπει να καλύψεις ένα μεγάλο συμβάν.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Не е нещо, което отразяваш само защото е някакъв голям инцидент.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Не просто что-то, о чем вы рассказываете, потому что вам необходимо осветить важное событие.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Яку ми висвітлили не тільки, як гарячу новину.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.זה לא משהו שאתה רק מסקר בגלל שאתה חייב לסקר תקרית גדולה.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.فھي ليست قصة تود تغطيتھا فقط لأنھا تشكل حدثا كبيرا،
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.任務として取材した ということではないのです 人々は歴史に残る大きな変化と
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.1980 erklärten wir die Pocken für ausgerottet.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.우리는 1980년에 천연두가 근절되었음을 공표했습니다.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.Abbiamo dichiarato il vaiolo sradicato nel 1980.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.Am declarat variola eradicată în 1980.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.Declarámos a varíola erradicada em 1980.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.Declaramos erradicada la viruela en 1980.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.Ospa została uznana za zwalczoną w 1980 r.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.We verklaarden de pokken uitgeroeid in 1980.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.Мы провозгласили оспу побеждённой в 1980-м.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.Ние заявихме, че дребната шарка е изчезнала през 1980.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.הכרזנו על הכחדת האבעבועות השחורות ב1980.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.لقد أعلنا القضاء على الجدري عام 1980.
Çiçek hastalığının 1980'de bittiğini duyurduk.こちらは公衆衛生を語る上で最も重要なスライドです
Cidde'de yaşayan Suudi bir kadın, araba kullandı ve bunu duyurdu fakat video kaydetmemişti.그녀는 제다시에 사는 사우디 여성이었습니다. 그녀는 차를 운전하고 이를 공개했지만 그녀는 영상을 녹화하지 않았습니다.
Cidde'de yaşayan Suudi bir kadın, araba kullandı ve bunu duyurdu fakat video kaydetmemişti.Saúdská žena z města Jeddah, oznámila, že řídila auto, ale nenahrála to na video.
Cidde'de yaşayan Suudi bir kadın, araba kullandı ve bunu duyurdu fakat video kaydetmemişti.Saudyjka z miasta Dżudda, głośno mówiła o prowadzeniu auta, ale nie nagrała filmu.
Cidde'de yaşayan Suudi bir kadın, araba kullandı ve bunu duyurdu fakat video kaydetmemişti.שהיא אשה סעודית מהעיר גִ'ידָה, נהגה ברכב ובכך בעצם יצאה בהצהרה אבל היא לא תיעדה את זה בוידיאו.
Cidde'de yaşayan Suudi bir kadın, araba kullandı ve bunu duyurdu fakat video kaydetmemişti.وهي امرأة سعودية تسكن في جدة، قامت بقيادة سيارة وأعلنت عن ذلك ولكنها لم تقم بتصوير فيديو.
Cidde'de yaşayan Suudi bir kadın, araba kullandı ve bunu duyurdu fakat video kaydetmemişti.彼女は運転したことを公表しましたが その様子を撮影していませんでした 証拠となるものを残したかった
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.Depois, anunciei publicamente que ia bater o recorde de Sieta.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.Kỷ lục của Sietas, một cách công khai.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.losgehen würde.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.Sietasin ennätyksen, julkisesti.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.그리고 나서 저는 제가 Sietas의 기록에 덤비겠다고 공개적으로 알렸습니다.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.Sietasov rekord, verejne.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.Sietas rekordját próbálom megdönteni.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.Sietas rekord, offentligt.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.Sietas rekord, offentligt.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.Toen kondigde ik aan dat ik het record van Sietas wilde breken, voor publiek.
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.ואז הודעתי שאני מתכוון לשבור את השיא של זידס בפומבי
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.ومن ثم أعلنت أنني سوف أحاول تحطيم رقم " سيتاس " علناً
Daha sonra basına Sietas'ın rekorunu kıracağımı duyurdum.シエタスの記録に挑戦すると発表しました シエタスはそれに反応し
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.드디어 우리는 온라인 강의를 하겠다고 7월29일에 발표했는데 2주내로 5만명이 강의에 등록했고
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Abbiamo annunciato il corso il 29 luglio, e nel giro di due settimane, 50 000 persone si erano iscritte.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Am anunţat cursul în 29 Iulie, şi în 2 săptămâni, 50.000 de oameni s-au înscris.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Anunciámos a turma a 29 de Julho e, no período de duas semanas, 50.000 pessoas já se tinham inscrito.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Anunciamos la clase el 29 de julio y en dos semanas se inscribieron 50 000 personas.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Chúng tôi đã công bố lớp học đó vào ngày 29 tháng bảy và trong vòng hai tuần, 50.000 người đã đăng ký học.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Der Kurs wurde am 29. Juli angekündigt, und innerhalb von zwei Wochen meldeten sich 50.000 Leute dafür an.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Július 29-én hirdettük meg a tanfolyamot és két héten belül 50.000 ember iratkozott be.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Kami meluncurkan kelas ini tanggal 29 Juli, dan dalam dua minggu, 50.000 orang sudah mendaftar.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Kurz jsme oznámili 29. července a během dvou týdnů se přihlásilo 50 000 lidí.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Kurz sme zverejnili 29. júla a za dva týždne sa naň prihlásilo 50 000 ľudí.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Nous avons lancé le projet le 29 juillet, et en deux semaines, 50 000 personnes s'étaient inscrites.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Ogłosiliśmy powstanie kursu 29 lipca, a w przeciągu dwóch tygodni 50 tysięcy ludzi się zapisało.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Predavanje sva napovedala 29. julija in v 2 tednih se je prijavilo 50.000 ljudi.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Vi annonserade klassen den 29 juli, och inom två veckor hade 50 000 personer anmält sig.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.We kondigden de cursus aan op 29 juli en binnen 2 weken hadden zich 50.000 mensen aangemeld.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Ανακοινώσαμε το μάθημα στις 29 Ιουλίου και μέσα σε δύο εβδομάδες, 50.000 άνθρωποι είχαν ήδη δηλώσει συμμετοχή.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Лекцію назначили на 29 липня, і вже за 2 тижні 50 000 людей підписалися на участь.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Мы объявили о курсе 29-го июля, и в течение 2 недель 50 000 человек зарегистрировались на него.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.Обявихме началото на класа на 29-и юли и за две седмици 50 000 души се записаха.
Dersi, 29 Haziran'da duyurduk ve iki hafta içerisinde 50,000 kişi kaydolmuştu.הכרזנו על הקורס ב-29 ביולי, ותוך שבועיים, 50,000 אנשים כבר נרשמו אליו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod