Ana içeriğe geç
Sözlük

duyurdu ile cümle

duyurdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
10 Mart 2010 tarihinde NRK, yarışmanın sunucularını duyurdu.10. märtsil 2010 avalikustas NRK õhtujuhid.
Eyalet valisinin kendilerinden yardım talep etmediğini duyurdu.Rootsi valitsus teatas, et ei kavatse Saabi päästa.
27 Haziran 1996'da Williams Chrysalis Records ile anlaşma imzaladığını resmi olarak duyurdu.27. juunil 1996 alustas Robbie Williams soolokarjääri Chrysalis Recordsi artistina.
1839 - Fransız Bilimler Akademisi, Daguerreotype adı verilen bir fotoğrafçılık işlemini duyurdu.1839 – Louis Daguerre esitles fotografeerimistehnikat, mis tema järgi sai nimeks dagerrotüüpia.
Birkaç gün sonra gazeteler kızın geri döndüğünü duyurdu.Kolm päeva hiljem teatas ta oma lahkumisest ansamblist.
2015 Haziran ayında, FIBA, yeni bir turnuva başlatacağını duyurdu.2015. aasta juunis teatas bänd, et nad võtavad loomingulise puhkuse.
Şimdiki ilişkisini instagram hesabından paylaştığı fotoğraflarla beraber duyurdu.Tema tegelik isik sai selgeks tänu Interpoli kaudu levitatud fotole.
Rusya başbakanı Vladimir Putin, yarışmanın Moskova'da düzenleneceğini duyurdu.Venemaa peaminister Vladimir Putin kinnitas lauluvõistluse toimumiskohaks riigi pealinna Moskva.
1981 - Buckingham Sarayı, Prens Charles ile Lady Diana'nın nişanlandıklarını duyurdu.1981 – Suurbritannias teavitati avalikkust prints Charlesi ja leedi Diana Spenceri kihlusest.
14 Ocak 2016'da DHÖ, Batı Afrika genelinde Ebola salgınının resmen bittiğini duyurdu.WHO deklareeris 20. oktoobri seisuga Ebola viirushaiguse leviku Nigeerias lõppenuks.
Bundan bir ay sonra grup albüm kayıtlarını bitirdi ve albümün adını duyurdu.Lõpuks laenas firma kusagilt raha kokku ja album ilmus.
2014 yılında Sadakov, kendisine ALS hastalığı teşhisi konduğunu duyurdu.1982. aastal nimetas Prusiner haigusttekitavaid valke prioonideks.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 dní naše kamery naživo vysielali hlasy ľudí na námestí Tahrír.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 Tage lang sendeten unsere Kameras live die Stimmen der Menschen vom Tahrir Platz.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 дней наши камеры в прямом эфире передавали события на площади Тахрир.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Durante 18 dias, as nossas câmaras difundiam em directo as vozes do povo na Praça Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Gedurende 18 dagen brachten onze camera's live-uitzendingen van de stemmen van de mensen op het Tahrir-plein.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Po 18 dní naše kamery živě vysílaly hlasy lidí na Tahrir náměstí.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Przez 18 dni nasze kamery nadawały na żywo głos ludzi na Midan Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Selama 18 hari, kamera kami menyiarkan secara langsung suara-suara dari orang-orang di Tahrir Square.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Timp de 18 zile, camerele noastre de luat vederi au transmis live vocile oamenilor din Piața Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Tizennyolc napon át a kameráink élőben közvetítették a Tahrír téri emberek hangjait.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Για 18 ημέρες, οι κάμερές μας μετέδιδαν ζωντανά τις φωνές των ανθρώπων στην πλατεία Ταχρίρ.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Осемнадесет дена камерите ни предаваха на живо гласовете на хората от площад Тахрир.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Протягом вісімнадцяти днів наші оператори транслювали наживо голоси людей з майдану Тахрір.
1940'ta kimya devi Dupont devrim niteliğindeki sentetik kumaşı duyurdu; naylon.V rece 1940, chemický gigant duPont představil revoluční syntetické vlákno - nylon.
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu]49 de ţări au raportat existenţa tuberculozei extrem de rezistente
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][49개국에서 광범위내성결핵이 보고되었습니다]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][49 landen hebben XDR-TB gerapporteerd]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][ 49 Länder haben bereits Fälle von XDR-TB gemeldet ]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][ 49 negara telah melaporkan kasus XDR-TB]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu]49 országban jelentettek XDR-TB tüneteket
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][ 49 países han reportado XDR-TB ]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][49 países já noticiaram casos de TBMR]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][ 49 pays ont signalé la TB-UR ]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][ 49 quốc gia đã báo cáo về bệnh XDR-TB. ]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][ 49 страни са докладвали за XDR-TB ]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][49 ארצות דיווחו על XDR-TB ]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu]CASI DI XDR-TB SONO STATI DENUNCIATI IN 49 PAESI.
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][ Obecność XDR-TB wykryto w 49 krajach ]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][ XDR-TB se vyskytuje ve 49 zemích ]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][XDR-TBは、世界的健康に対する深刻な脅威です。]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][ Об XDR-TB сообщили 49 стран ]
[49 ülke XDR-TB'nin varlığını duyurdu][أبلغت 49 دولة عن السُل XDR. ]
8 Mart 1964'te, Malcolm, İslam Ulusu'ndan ayrıldığını duyurdu.1964 년 3 월 8 일, 말 콤 이슬람 국가 떠난다 그가 발표 했다.
Afika Birliği Organizasyonu'nu örnek alan bir politik gurubun oluşturulduğunu duyurdu.말 콤 정치 단체의 결성을 발표 했다. 조직의 아프리카 단결 해외 모델로.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Ce n'est pas un événement que vous couvrez parce que vous devez couvrir un incident important.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Es ist nichts über das man einfach berichtet, weil man über einen großen Vorfall berichten muss.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Ez nem olyan, amiről csak azért számolunk be, mert egy fontos történésről kell tudósítani.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Het is niet iets dat je alleen maar rapporteert als een grote gebeurtenis.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Ini bukan sesuatu yang Anda liput hanya karena Anda harus meliput sebuat insiden yang besar.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.이것은 당신이 큰 사건을 다루어야 하기 때문에 단지 보도하는 그러한 것이 아닙니다.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Não é uma coisa que se relate só porque se tem de relatar um grande acontecimento.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Není to něco, o čem jen píšete, protože musíte popsat ohromnou událost.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Nie je to niečo, o čom len píšete, lebo musíte popísať veľkú udalosť.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.No es algo que uno tiene que cubrir porque así lo hace siempre con los grandes sucesos.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Nó không chỉ là những gì bạn đưa tin chỉ vì bạn phải đưa tin về một sự việc lớn xảy ra.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Non è solo una cosa che segui perché devi informare su un grande fatto.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Nu e ceva despre care faci un reportaj pentru că trebuie să scrii despre un incident foarte mare.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.To nie tylko coś, co pokazujesz, bo trzeba relacjonować ważne wydarzenie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod