[medikal aletlerin sesi duyulur][annuisce debolmente]
[medikal aletlerin sesi duyulur][ciche sygnały]
[medikal aletlerin sesi duyulur][heikkoja ääniä]
[medikal aletlerin sesi duyulur][instämmer svagt]
[medikal aletlerin sesi duyulur][klok slaat op de achtergrond]
[medikal aletlerin sesi duyulur][약한 신호음]
[medikal aletlerin sesi duyulur][slabé pípání]
[medikal aletlerin sesi duyulur][stille ringen]
[medikal aletlerin sesi duyulur][αμυδρός ήχος μηχανημάτων]
[medikal aletlerin sesi duyulur][тихий звон]
[medikal aletlerin sesi duyulur][صوت رنين خافت]
[medikal aletlerin sesi duyulur]スタッフには 本当に感謝しています
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.(18:11) они вожделеннее золота и даже множества золота чистого, слаще меда и капель сота;
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Bázeň Hospodinova čistá, zůstávající na věky, soudové Hospodinovi praví, a k tomu i spravedliví.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Bojaźó Pańska czysta, trwająca na wieki; sądy Pańskie są prawdziwe, a przytem i sprawiedliwe;
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Các điều ấy quí hơn vàng , thật báu hơn vàng_ròng ; Lại ngọt hơn mật , hơn nước_ngọt của tàng ong .
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Các điều ấy quí hơn vàng, thật báu hơn vàng ròng; Lại ngọt hơn mật, hơn nước ngọt của tàng ong.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Ele sînt mai de preţ decît aurul, decît mult aur curat; sînt mai dulci decît mierea, decît picurul din faguri.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Herran pelko on puhdas, se pysyy iäti. Herran oikeudet ovat todet, kaikki tyynni vanhurskaat.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.HERRENS fruktan är ren och består evinnerligen; HERRENS rätter äro sanning, allasammans rättfärdiga.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Herrens frykt er ren, den står fast evindelig; Herrens lover er sannhet, de er rettferdige alle tilsammen.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Hukum TUHAN lebih berharga dari emas murni, lebih manis dari madu asli
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Il timore del Signore è puro, dura sempre; i giudizi del Signore sono tutti fedeli e giusti
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.금 곧 많은 정금보다 더 사모할 것이며 꿀과 송이꿀보다 더 달도다
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.kostelige fremfor Guld, ja fint Guld i Mængde, søde fremfor Honning og Kubens Saft.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Sie sind köstlicher denn Gold und viel feines Gold; sie sind süßer denn Honig und Honigseim.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Son más deseables que el oro, más que mucho oro fino. Son más dulces que la miel que destila del panal
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.zaželjene bolj nego zlato, da, nego mnogo čistega zlata, in slajše nego med, nego samotok medeni.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.Желателни са повече от злато, Повече от изобилие чисто злато, И по-сладки от мед и от капките на медена пита.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.הנחמדים מזהב ומפז רב ומתוקים מדבש ונפת צופים׃
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.اشهى من الذهب والابريز الكثير واحلى من العسل وقطر الشهاد.
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.都 比 金 子 可 羨 慕 、 且 比 極 多 的 精 金 可 羨 慕 . 比 蜜 甘 甜 、 且 比 蜂 房 下 滴 的 蜜 甘 甜
Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur, Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.都比 金子 可 羨慕 、 且 比 極多 的 精金 可 羨慕.比蜜 甘甜 、 且 比 蜂房 下 滴 的 蜜甘甜
O yüzden korkum kalmadı. [etkileyici sakin müzik] [üst üste konuşmalar] [gökgürültüsü duyulur]Alors je n'ai plus peur.
O yüzden korkum kalmadı. [etkileyici sakin müzik] [üst üste konuşmalar] [gökgürültüsü duyulur]Ich habe keine Angst mehr.
[siren sesleri duyulur][dźwięk syren]
[siren sesleri duyulur][사이렌 소리]
[siren sesleri duyulur][řev sirén]
[siren sesleri duyulur][sireenit ulvovat]
[siren sesleri duyulur][sirener]
[siren sesleri duyulur][sirener tutar]
[siren sesleri duyulur]Многие из сотен тысяч любителей электронной музыки даже не знали о происходящей трагедии.
[siren sesleri duyulur][دوي صفارة الإنذار]
[siren sesleri duyulur]男(母国語): バカヤロウ!
[üst üste bağrışmalar] [siren sesleri duyulur][grida che si sovrappongono] [suono di sirene]
[üst üste bağrışmalar] [siren sesleri duyulur][kakofonie van geschreeuw] [sirenes loeien]
[üst üste bağrışmalar] [siren sesleri duyulur][összevissza kiáltozás] [szirénázás]
[üst üste bağrışmalar] [siren sesleri duyulur][άνθρωποι που ουρλιάζουν όλοι μαζί] [ήχος από σειρήνες]
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.A když to udělají, bílé světlo nad figurkou zčervená a začne hrát flétna.
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.A keď tak urobia, biele svetlo na figúrke sa zmení na červené a začne hrať hudba v tónoch flauty.
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.E quando lo fanno, la luce bianca sulla figura diventa rossa
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.E quando o fazem, a luz branca por cima da estatueta fica vermelha e começa a tocar uma música com flauta.
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.버튼을 누르면, 조각상을 쐬고있던 하얀빛이 빨갛게 변하고 플룻연주가 시작됩니다.
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.Und wenn sie es tun, wird das weiße Licht auf die Figur rot und eine Flöte beginnt leise zu spielen.
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.Y cuando lo hacen, la luz blanca en la estatuilla cambia a roja y comienza un poco de música de flauta.
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.И когато те го направят, бялата светлина върху фигурката става червена и се чува музика от флейта.
Ve bastıklarında, heykelciğin üstündeki beyaz ışık kırmızıya döner ve bir flüt sesi duyulur.Когда они это делают, белый свет, озаряющий фигурку сверху, сменяется красным, и звучит тихая мелодия флейты.
[Yerel dilde genel anons sesi duyulur] [korna çalar][årligt tillkännagivande på inhemskt språk] [trumpet som smattrar]
[Yerel dilde genel anons sesi duyulur] [korna çalar][hangosbeszélő anyanyelven] [dudálás]
[Yerel dilde genel anons sesi duyulur] [korna çalar] [Kız kendi dilinde konuşur]: Kask.[annuncio della metro in lingua] [clacson che strombazza] bambina: