Bu süreçte oksijene ihtiyaç duyulur.Então deixem-me clarificar, glicólise, o 1º passo, não é necessário oxigénio.
Bu süreçte oksijene ihtiyaç duyulur.그리고 이 과정은 산소를 필요로 하죠.
Bu süreçte oksijene ihtiyaç duyulur.Tenhle děj vyžaduje kyslík.
Bu süreçte oksijene ihtiyaç duyulur.Y esto requiere oxígeno.
Bu süreçte oksijene ihtiyaç duyulur.Και αυτή η διαδικασία απαιτεί οξυγόνο.
Bu süreçte oksijene ihtiyaç duyulur.Для от цього процесу потрібен кисень.
Bu süreçte oksijene ihtiyaç duyulur.ושלב זה דורש חמצן.
Bu süreçte oksijene ihtiyaç duyulur.وهي تحتاج إلى أوكسجين
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez bersiul sambil bekerja" [bunyi sander elektrik menyapu kanvas"
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez fischia mentre lavora" (suono di levigatrice elettrica sulla tela)
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez Pogwizduje Podczas Pracy" [dźwięk elektrycznej cykliniarki prowadzonej po płótnie]
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez Siffles En Travaillant" [Bruit de ponceuse électrique contre la toile]
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez silba al trabajar" [sonido de la lijadora eléctrica contra la lona]
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Ο Έντι Μαρτίνεζ σφυρίζει καθώς εργάζεται". [ήχος ηλεκτρικού εργαλείου λείανσης πάνω στον καμβά]
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"אדי מרטינז שורק תוך כדי עבודה" [קול של משייף חשמלי כנגד הבד]
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Als dit uitlekt, stort het hele sociale apparaat in.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Dacă o ştire ca asta ar scăpa, ar fi un colaps total peste noapte al serviciilor sociale de pe glob.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Gdyby wiadomość tego typu wyszła na jaw... ...sparaliżowałaby życie na całym świecie.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Ha kiszivárogna a hír, a világ szociális szolgáltatásai megbénulnának.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Jika berita ini tersebar, Akan ada kepanikan massa.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Jos tämä vuotaa, yhteiskuntien toiminnot pysähtyvät kaikkialla.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Kdyby se to zveřejnilo, společnost přestane fungovat.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Kommer det ud, bryder samfundets funktioner sammen verden over.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Läcker det ut, bryter samhällets funktioner ihop över hela världen.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Predsednik je odločil, da je to strogo zaupno. Če bi se razvedelo, bi bil to polom.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Se isto se souber, os serviços sociais básicos entram em colapso de repente.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Se si sapesse, il mondo precipiterebbe nell'anarchia.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Si ça se savait, le monde plongerait dans l'anarchie.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Si se supiera, los servicios básicos desaparecerian en todo el mundo.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Wenn das durchsickern würde, würden über Nacht alle sozialen Systeme zusammenbrechen.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Αν μαθευτεί, οι κοινωνικές υπη- ρεσίες της Γης θα καταρρεύσουν.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Ако се разчуе, обществото ще спре да функционира.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.Ако се разчуе, обществото ще спре да функционира.
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar..זה לא ישוגר למאדים .עכשיו זה נועד להצלת כדור הארץ .ועלינו לדעת מה לא בסדר פה
Eğer bu haber duyulursa... ...dünyada büyük sorunlara yol açar.لو تسربت أخبار كهذه سيكون هناك توقفاً ليلياً من الخدمات الاجتماعية الأساسية حول العالم
Evimizde ölü bir adam olduğu ya duyulursa Şehirdeki kimse evimize gelmez ve bizimle bir daha sevişmezAls het bekend raakt dat we een lijk in huis hebben zal niemand ooit nog komen neuken.
Evimizde ölü bir adam olduğu ya duyulursa Şehirdeki kimse evimize gelmez ve bizimle bir daha sevişmezSi jamais on vient à savoir que quelqu'un est mort ici plus personne ne va vouloir venir baiser avec nous.
Evimizde ölü bir adam olduğu ya duyulursaТы в своём уме?
Evimizde ölü bir adam olduğu ya duyulursa二度とこの家に人呼んでセックスなんてできないじゃない
[gökgürültüsü duyulur][åskan bullrar]
[gökgürültüsü duyulur][dunění hromu]
[gökgürültüsü duyulur][천둥 소리]
[gökgürültüsü duyulur][torden]
[gökgürültüsü duyulur][ukkonen jyrisee]
[gökgürültüsü duyulur][звук грома]
[gökgürültüsü duyulur][قصف الرعد]
[gökgürültüsü duyulur]女:
İşte onların işi de bunu gerektiriyor. [medikal aletlerin sesi duyulur]Das gehört zum Tag dazu.
İşte onların işi de bunu gerektiriyor. [medikal aletlerin sesi duyulur]Et tout cela fait partie de leur quotidien.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.Als kleines, junges Baby, hat man ein starkes sexuelles Begehren nach seiner Mutter.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.Cuando uno es un pequeño bebé, un bebé bebé, se tiene una fuerte atracción sexual hacia la madre.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.Jako małe dzieci mamy silny seksualny pociąg do matki.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.여러분이 유아기였을 때, 어머니에게 강한 성적매력을 느꼈다는 것입니다.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.lorsque vous êtes un bébé, un nourrisson, vous éprouvez une forte attraction sexuelle envers votre mère.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.När du var en liten bebis, en ung bebis, kände du en stark sexuell attraktion till din mor.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.Коли ви були немовлям, маленькою дитиною, в вас було сильне сексуальне тяжіння до матері.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.כשהיה תינוק, תינוק קטן מאוד, הייתה שלו משיכה מינית חזקה לאמא שלו.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.حينما كنت طفلا صغيرا، طفلا حديث السن، كان لديك انجذاب جنسي شديد لأمك.
Küçük bir bebekken, yeni bebek, anneye karşı güçlü bir cinsel istek duyulur.性的魅力を感じていたという見解です いわゆる エディプス コンプレックス です
[medikal aletlerin sesi duyulur][alig hallhatóan kuncog]