Ana içeriğe geç
Sözlük

duyuldu ile cümle

duyuldu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Haberi uluslar arasında duyuldu. Kurdukları tuzağa düştü, Onu çengellerle Mısıra sürüklediler.И народите чуха за него; Хванат биде в ямата им, И с куки го закараха в Египетската земя.
Haberi uluslar arasında duyuldu. Kurdukları tuzağa düştü, Onu çengellerle Mısıra sürüklediler.И услышали о нем народы; он пойман был в яму их, и в цепях отвели его в землю Египетскую.
Haberi uluslar arasında duyuldu. Kurdukları tuzağa düştü, Onu çengellerle Mısıra sürüklediler.וישמעו אליו גוים בשחתם נתפש ויבאהו בחחים אל ארץ מצרים׃
Haberi uluslar arasında duyuldu. Kurdukları tuzağa düştü, Onu çengellerle Mısıra sürüklediler.فلما سمعت به الامم أخذ في حفرتهم فأتوا به بخزائم الى ارض مصر.
Haberi uluslar arasında duyuldu. Kurdukları tuzağa düştü, Onu çengellerle Mısıra sürüklediler.列 國 聽 見 了 、 就 把 他 捉 在 他 們 的 坑 中 、 用 鉤 子 拉 到 埃 及 地 去
Haberi uluslar arasında duyuldu. Kurdukları tuzağa düştü, Onu çengellerle Mısıra sürüklediler.列國聽見 了 、 就 把 他 捉 在 他 們 的 坑 中 、 用鉤 子 拉到 埃及 地去
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Actuellement, un bruit a été entendu, sans émeutes.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Attualmente un rumore disordini è stato ascoltato senza.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Atualmente um barulho foi ouvido sem tumultos.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Danes je bilo slišati hrup nemirih brez.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Derzeit ein Ausschreitungen Lärm war, ohne zu hören.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.En la actualidad un ruido se escuchó, sin disturbios.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.För närvarande ett upplopp hördes utan.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Hiện nay một tiếng động bạo loạn đã được nghe mà không có.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.În prezent un zgomot sa auzit gălăgie, fără.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.I øjeblikket en uroligheder støj hørtes uden.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Jelenleg a zavargások zaj hallatszott nélkül.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.현재 폭동 잡음이없이 들었습니다.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Momenteel is een oproer lawaai was gehoord zonder.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Obecnie hałasu zamieszek było słychać bez.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Saat kerusuhan suara terdengar tanpa.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Tällä hetkellä yksi mellakointi ääntä kuultiin ilman.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.V současné době jedna vzpoura zvuk byl slyšen bez.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.V súčasnej dobe jedna vzbura zvuk bol vypočutý bez.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Επί του παρόντος, ένας θόρυβος ταραχές ακούστηκε χωρίς.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.В момента безредици шум се чу без.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Настоящее беспорядки послышался шум снаружи.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.Справжнє заворушення почувся шум зовні.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.כיום רעש מהומות נשמע בלי.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.في الوقت الحاضر سمع صوت ضوضاء دون أعمال شغب.
Halen bir isyan gürültü olmadan duyuldu.起動、家主はそれはグランパスの乗組員だ"、叫んだ。
Her şey duyuldu, sonuç şu: Tanrıya saygı göster, buyruklarını yerine getir, Çünkü her insanın görevi budur.Enden på Sagen, når alt er hørt, er: Frygt Gud og hold hans Bud! Thi det bør hvert Menneske gøre.
Her şey duyuldu, sonuç şu: Tanrıya saygı göster, buyruklarını yerine getir, Çünkü her insanın görevi budur.일의 결국을 다 들었으니 하나님을 경외하고 그 명령을 지킬지어다 이것이 사람의 본분이니라
Her şey duyuldu, sonuç şu: Tanrıya saygı göster, buyruklarını yerine getir, Çünkü her insanın görevi budur.Summa všeho, což jsi slyšel: Boha se boj, a přikázaní jeho ostříhej, nebo na tom všecko člověku záleží.
Her şey duyuldu, sonuç şu: Tanrıya saygı göster, buyruklarını yerine getir, Çünkü her insanın görevi budur.Выслушаем сущность всего: бойся Бога и заповеди Его соблюдай, потому что в этом все для человека;
Her şey duyuldu, sonuç şu: Tanrıya saygı göster, buyruklarını yerine getir, Çünkü her insanın görevi budur.סוף דבר הכל נשמע את האלהים ירא ואת מצותיו שמור כי זה כל האדם׃
Her şey duyuldu, sonuç şu: Tanrıya saygı göster, buyruklarını yerine getir, Çünkü her insanın görevi budur.فلنسمع ختام الأمر كله. اتّق الله واحفظ وصاياه لان هذا هو الانسان كله.
Her şey duyuldu, sonuç şu: Tanrıya saygı göster, buyruklarını yerine getir, Çünkü her insanın görevi budur.這 些 事 都 已 聽 見 了 . 總 意 就 是 敬 畏 神 、 謹 守 他 的 誡 命 、 這 是 人 所 當 盡 的 本 分 。 〔 或 作 這 是 眾 人 的 本 分
Her şey duyuldu, sonuç şu: Tanrıya saygı göster, buyruklarını yerine getir, Çünkü her insanın görevi budur.這些 事 都 已 聽見 了 . 總意 就 是 敬 畏神 、 謹守 他 的 誡命 、 這是人 所 當盡 的 本分 。 〔 或 作這 是 眾人 的 本分
Hinton'un ölmek üzere olduğu duyulduğunda,단어 확산 하는 경우 그 힌 튼은 죽어가 고,
Hinton'un ölmek üzere olduğu duyulduğunda, Malcolm Müslüman'ların sokağa dökülmesi emrini verdi.Als sich ein Gerücht verbreitete, dass Hinton im Sterben lag befahl Malcolm die Muslime auf die Strassen.
Hinton'un ölmek üzere olduğu duyulduğunda,عندما انتشر كلام أن هينتون كان يموت
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.A bolo čuť hlas zponad oblohy, ktorá bola nad ich hlavou. A keď tedy stály, spustily svoje krýdla.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.A gdy stały i spuszczały skrzydła swoje, tedy był szum z wierzchu nad rozpostarciem, które było nad głową ich.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Byl také zvuk svrchu nad oblohou, kteráž byla nad hlavou jejich, když stála a spustila křídla svá.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Ci fu un rumore al di sopra del firmamento che era sulle loro teste
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Det drønede oven over Hvælvingen over deres Hoveder; men når de stod, sænkede de Vingerne.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.그 머리 위에 있는 궁창 위에서부터 음성이 나더라 그 생물이 설때에 그 날개를 드리우더라
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.lõn kiáltás a mennyezeten felül, a mely vala fejök felett, [és] õk megállván, leeresztik vala szárnyaikat.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Lúc chúng nó dừng lại và xủ cánh xuống, thì từ nơi vòng khung trên đầy có tiếng vang ra.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Lúc chúng_nó dừng lại và xủ cánh xuống , thì từ nơi vòng khung trên đầy có tiếng_vang ra .
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Og det lød en røst ovenover hvelvingen som var over deres hode; når de stod, senket de sine vinger.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.tetapi dari atas kubah yang di atas kepala mereka, masih terdengar bunyi suara
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.Und wenn sie stillstanden und die Flügel niederließen, so donnerte es in dem Himmel oben über ihnen.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.И глас се издаде от горе из простора, който бе над главите им; и като се спряха спуснаха крилата си.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.И голос был со свода, который над головами их; когда они останавливались, тогда опускали крылья свои.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.ויהי קול מעל לרקיע אשר על ראשם בעמדם תרפינה כנפיהן׃
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.فكان صوت من فوق المقبب الذي على رؤوسها. اذا وقفت ارخت اجنحتها.
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.在 他 們 頭 以 上 的 穹 蒼 之 上 有 聲 音 . 他 們 站 住 的 時 候 、 便 將 翅 膀 垂 下
Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.在 他 們頭 以上 的 穹蒼 之上 有 聲音 . 他 們 站住 的 時候 、 便 將 翅膀 垂下
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod