Kaza esnasında bir patlama sesinin duyulduğu ve iki helikopterin havada çarpıştığı açıklanmıştır.Bevis från explosionen pekade på ett försök att spränga två trafikflygplan samtidigt.
Onların çığlıkları uzun mesafeden duyuldu.Їх крики можно було почути здалеку.
Bunun için yeni bir tank tasarımına ihtiyaç duyuldu.Було ясно, що потрібна нова концепція важкого танка.
Bu sırada iki-üç el silah sesi duyuldu.Потім пролунало ще 2-3 вистріли.
Yayınlanan fetva duyulduğuna fetvanın, Fransa hükümeti ile ulemanın uzlaşarak yayınladığı ortaya çıktı.Причиною закриття стало непорозуміння з власником французького видання .
Kısa zamanda namı her tarafta duyuldu.Krátce všude budil pozornost.
2001 yılı başlarında adı tekrar, Pepsi ile 8 milyon dolarlık reklam antlaşması yaptığında duyuldu.Na začátku roku 2001 podepsala reklamní smlouvu s firmou Pepsi, za kterou obdržela 8 milionů dolarů.
Özellikle bu yıllar, yörede duyulduğu ve sevildiği dönemdir.Tyto poslední léta prožíval převážně v Paříži, kterou miloval a obdivoval.
Ayrıca dört el silah sesi duyuldu.Dále nesly 4 protiletadlová děla.
Bunun için yeni bir tank tasarımına ihtiyaç duyuldu.To byl důvod k rozhodnutí o pořízení nového tanku.
Sesinin de çok güzel olduğu ve dünyanın öbür ucundan bile duyulduğu söylenir.Měl prý pěkný zvuk a bylo jej daleko slyšet.
Fakat bu komplo uygulanamadan imparator tarafından duyuldu .Nu se știe nimic despre el după ce s-a declarat împărat.
Allah-ü Teala ondan razı olmuştur!” sesi duyuldu.Îi mulțumesc lui Dumnezeu că sunt de ajuns inimii ei nemărginite!"
Allah-ü Teala ondan razı olmuştur!” sesi duyuldu.Mindeközben mondja: Allah hallja azokat, akik magasztalják Őt.
Onların çığlıkları uzun mesafeden duyuldu.Üvöltésük messzire elhangzik.
Yeni bir topa ihtiyaç duyulduğu açıktı.Egy labdára van szükség.
"Do Want U Want"ın bir bölümü ilk olarak 17 Ekim 2013'te Best Buy/Beats'in ABD tanıtımlarında duyuldu.A Do What U Want egy részlete a Best Buy és a Beats közös amerikai reklámjában debütált 2013. október 17-én.
Tembel değerlendirmeli dillerde değerler, ihtiyaç duyulduğu anda üretilir, daha önce değil.Lusta kiértékelésű nyelvekben a lista csak addig lesz kiszámítva, ameddig szükség van rá.
Tam o anda Mr. Money in the Bank The Miz'in müziği duyuldu.Itt írta Money in the Bank című regényét.
Yahudilerden şüphe duyuldu.Zsidóknak zsidókról.
Köy'de yağmur ihtiyacı duyulduğu zaman.Tämä artikkeli kertoo kylästä Vihdissä.
Ses duyulduğu anda ok atılır.Soitinta ravistettaessa se helisee.
Saat 8.18'de otobüsten silah sesleri duyuldu.Poliisi sai ilmoituksen ampumistapauksesta kello 10.08.
Aynı zamanda ihtiyaç duyulduğunda çok uzaktaki yerlere de taşınabilir.Se voi myös tarpeen vaatiessa siirtää pennut turvallisempaan paikkaan.
Ayrıca dört el silah sesi duyuldu.Lisäksi ammuskeluissa kuoli neljä siviiliä.
Aynı zamanda, güçlü bir parlamentonun ve buna karşı sorumlu bir hükümete ihtiyaç duyulduğunu vurguladılar.Hän halusi perustuslain myös varmistavan vahvan hallitusvallan ja vastusti yksinvaltiutta.
Aynı zamanda, güçlü bir parlamentonun ve buna karşı sorumlu bir hükümete ihtiyaç duyulduğunu vurguladılar.Ταυτόχρονα, υπογράμμιζαν την ανάγκη για ισχυρό κοινοβούλιο και κυβέρνηση που θα ήταν υπόλογη σε αυτό.
Britanya'da bazıları artık müttefiklere ihtiyaç duyulduğunu düşünmektedir.Ορισμένοι εντός της Βρετανίας υποστήριζαν πως η χώρα χρειαζόταν συμμάχους.
Ayrıca dört el silah sesi duyuldu.Έφερε οπλισμό 4 πυροβόλων.
Bu sırada iki-üç el silah sesi duyuldu.Εκείνη τη στιγμή δέχεται δύο πυροβολισμούς εξ επαφής.
Onların çığlıkları uzun mesafeden duyuldu.Το κροτάλισμά του ακούγεται σε μεγάλη απόσταση.
Buna rağmen, saldırı planı Paris'teki Türk elçiliği tarafından duyuldu.Επίσης διετέλεσε στρατιωτικός ακόλουθος στην ελληνική πρεσβεία στο Παρίσι.
Bu sezonda, özellikle gemiyi görünce, Yeni Commonwealth'e yeniden ihtiyaç duyulduğu görülmüştür.Σύμφωνα με τη μακροχρόνια παράδοση επανάχρησης κατειλημμένων σκαφών, το νέο πλοίο έλαβε το όνομα CSS Virginia.
İngiliz aksanında Amerikanlara tenezzül ediliyor gibi duyuldu.Βρετανοί ηθοποιοί έπαιζαν τους Αμερικανούς.
Yahudilerden şüphe duyuldu.Οι Ιουδαίοι ανέλαβαν δράση.
Ayrıca dört el silah sesi duyuldu.Der var 4 skydebaner.
Aynı zamanda, güçlü bir parlamentonun ve buna karşı sorumlu bir hükümete ihtiyaç duyulduğunu vurguladılar.Alliancen krævede en folkevalgt lovgivende forsamling og en regering udgået af denne.
Ayrıca dört el silah sesi duyuldu.Han ble truffet av fire skudd.
"Do Want U Want"ın bir bölümü ilk olarak 17 Ekim 2013'te Best Buy/Beats'in ABD tanıtımlarında duyuldu.Sebuah potongan "Do What U Want" pertama kali diperdengarkan di Best Buy/Beats pada 17 Oktober 2013.
Haber duyulduktan sonra Eflak ve yanındaki bazı Baasçılar Irak'tan Suriye'ye kaçtı.Saat mendengar kabar tersebut, Aflaq dan beberapa Ba'athis pergi dari Irak ke Suriah.
Yakında onun sesi en ateşli savaş alanlarından duyuldu.Sebaliknya, bawa aku ke tempat di mana suara pertempuran paling keras.
Allah-ü Teala ondan razı olmuştur!” sesi duyuldu.Sekarang telah kamu dengar hujat-Nya terhadap Allah.
Bu sezonda, özellikle gemiyi görünce, Yeni Commonwealth'e yeniden ihtiyaç duyulduğu görülmüştür.Ketika sebuah perahu berlayar ke laut pada saat malam tahun baru, perahu itu pasti akan bertemu funayurei.
Bu sırada iki-üç el silah sesi duyuldu.Hai nạn nhân đều bị bắn 2-3 phát đạn.
Kısa bir süre sonra makineli tüfek sesleri ve üç patlama duyuldu.やがて、3つの爆発音と船体破壊音が聞こえてきた。
Saat 8.18'de otobüsten silah sesleri duyuldu.その結果、18時16分に海中の誘爆音を聴取した。
Yahudilerden şüphe duyuldu.ユダヤ人に敵対心を持っている。
Bunun için yeni bir tank tasarımına ihtiyaç duyuldu.そのため、新たな装甲車が開発されることになった。
13 sayısına karşı nefret duyulduğu için 13 sürüm numarası atlandı.13回失恋したことをきっかけに占い師になった。
Bu "ıslık sesi" birkaç kilometre uzakta olan Hulme semtinden bile duyulduğu iddia edilmektedir.爆発音は数十km離れた場所でも聞こえたといわれる。
II. Constantius yardım sözü verdi ama ihtiyaç duyulduğunda bu yardımı sağlayamadı.君士坦提烏斯二世答允了會幫助他,但當需要之時卻沒能提供援助。
13 sayısına karşı nefret duyulduğu için 13 sürüm numarası atlandı.在很多的任務與載具系列因為十三恐懼症而跳過編號13。
Haber duyulduktan sonra Eflak ve yanındaki bazı Baasçılar Irak'tan Suriye'ye kaçtı.得知政变的消息后,阿弗拉克和其他一些复兴党人从伊拉克逃往叙利亚。
Onların çığlıkları uzun mesafeden duyuldu.尖哨声可以在很远的距离被听见。
Bu ara iki el ateş sesi duyuldu...OVA로 총 2화로 이루어져 있다..
Madonna'nın Pepsi reklamlarından birinde "Like a Prayer" şarkısı ilk kez duyuldu.진나라의 갈홍은 《보박자》에서 처음으로 '약초'라는 단어를 기재하였다.
Onların çığlıkları uzun mesafeden duyuldu.צרחותיהם נשמעו למרחקים.
Kureyşliler arasında olay Rıdvan Biatı olarak duyuldu ve Müslümanlardan korkmaya başladılar.בין הנוסעים התעוררה בהלה והם החלו לנוס.
Kısa zamanda namı her tarafta duyuldu.לפתע, מה שהיה אני היה בכל מקום.
Bu ara iki el ateş sesi duyuldu...מיד נשמעו שתי יריות.