Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.On n'a pas besoin de produits animaux, et on n'a certainement pas besoin de pain blanc ou de Coca.
Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.We hebben geen dierlijke producten nodig, en zeker géén witbrood of cola.
Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.Wir brauchen keine Tierprodukte, und ganz sicher brauchen wir kein Weißbrot und keine Cola.
Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.Δεν χρειαζόμαστε ζωικά προϊόντα, και σίγουρα δεν χρειαζόμαστε άσπρο ψωμί ή Κόκα Κόλα.
Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.Нам не нужны продукты животного происхождения, и нам точно не нужен белый хлеб или кока-кола.
Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.Не ни трябват животински продукти, и ние със сигурност не се нуждаем от бял хляб или Кока Кола.
Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.אנחנו לא זקוקים למוצרים מן החי, ואנחנו בהחלט לא זקוקים ללחם לבן וקולה.
Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.لا نحتاج للمنتجات الحيوانيّة كما أننا بالتأكيد لسنا بحاجة إلى الخبز الابيض ولا إلى الكولا
Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.ぜったい精白パンとコーラも要りません 第二、どちらも激しくマーケティングされているから
Hayvan ürünlerine ihtiyacımız yok, ve kesinlikle beyaz ekmek ve kolaya da ihtiyaç duymuyoruz.我哋唔需要肉類製品 當然我哋亦唔需要白麵包同可樂
Hey.Duymuyor musunuz beni?Hei. Apa kamu tidak dengar apa yang saya katakan?
Hey.Duymuyor musunuz beni?Hei. Ettekö kuule minua?
Hey.Duymuyor musunuz beni?Hej! Nie słyszeliście mnie?
Hey.Duymuyor musunuz beni?Hé, nem hallotok?
Hey.Duymuyor musunuz beni?Hey. Könnt Ihr mich nicht hören?
Hey.Duymuyor musunuz beni?Hey. Mi sentite?
Hey.Duymuyor musunuz beni?Hey. Vous m'entendez ?
Hey.Duymuyor musunuz beni? Kapıyı açın dedim!Hey1Nu ma auziti? am spus sa deschideti usa
Hey.Duymuyor musunuz beni?Này. Mấy người ko nghe à?
Hey.Duymuyor musunuz beni?Έι.Δεν με ακούτε;
Hey.Duymuyor musunuz beni?Эй! Ты меня не слышишь?
Hey.Duymuyor musunuz beni?هااااى ألا تسمعونني؟...
Hey.Duymuyor musunuz beni?開けろって言ってるだろ!
Hey!Kapıyı açın dedim Hey.Duymuyor musunuz beni? Kapıyı açın dedim!문열어!
Hızlı ve özel. Kendi başınızasınız ve kimse sizi duymuyor, sadece mesaj atıyorsunuz.SMS-anje je hitro in kar zasebno, saj te nihče ne sliši na WC-ju, lepo v tišini pošlješ SMS.
Izdırabını ben senin. -Niye bir bok duymuyorsun?Chce svoje utrpení rozšířit. -jakto, že nic neslyšíš?
Izdırabını ben senin. -Niye bir bok duymuyorsun?Dia ingin menyebarkan penderitaannya. -kenapa kau tak bisa dengar apa pun?
Izdırabını ben senin. -Niye bir bok duymuyorsun? -Seks, uyuşturucular ve endüstri!Quiere contagiar su miseria. -¿Por qué no puedes escuchar nada? -¡Sexo, drogas e industrial!
Jungwoo ve ben birbirimizi seviyoruz! Kulakların duymuyor mu senin? Dediklerimizi anlamadın galiba.Но Вие сте истинска принцеса.
Jungwoo ve ben birbirimizi seviyoruz! Kulakların duymuyor mu senin? Dediklerimizi anlamadın galiba.יקשיב. זה נכון שBoeun ואני יוצאים.
Jungwoo ve ben birbirimizi seviyoruz! Kulakların duymuyor mu senin? Dediklerimizi anlamadın galiba.إسمعوا.الحقيقة أنّ بويون وأنا نتواعد
Jungwoo ve ben birbirimizi seviyoruz! Kulakların duymuyor mu senin?Odjebi.
Katillerin ve hırsızların varlığı pişman hissetmemize yol açıyor. Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Възмутени сме от убиец или крадец, но не сме възмутени от войната.
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?De ce nu simţim compasiune faţă de pietre?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Dlaczego nie mamy współczucia dla skał?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?왜 우리는 바위에 대해 연민을 느끼지 않는걸까요?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Miért nem szánjuk a köveket?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Miksi emme tunne myötätuntoa kiviä kohtaan?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Perché non proviamo compassione per i sassi?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Porque é que não sentimos compaixão pelas rochas?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?¿Por qué no sentimos compasión por las rocas?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Pourquoi n"éprouvons-nous pas de la compassion pour les pierres?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Prečo necítime súcit s kameňmi?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Proč s nimi nemáme soucit?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Tại sao chúng ta không có lòng trắc ẩn gì với đá?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Waarom leven we niet mee met een steen?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Warum haben wir keine ethischen Verpflichtungen gegenüber Steinen?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Γιατί δε νιώθουμε συμπόνοια για τις πέτρες;
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Защо не съчувстваме на камъните?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?Почему мы не чувствуем сострадания по отношению к камням?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?מדוע איננו חשים חמלה כלפי אבנים?
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?لماذا لا نشعر بالتعاطف مع الاحجار ؟
Kayalara neden merhamet duymuyoruz?思っているからです
Kendi başınızasınız ve kimse sizi duymuyor, sadece mesaj atıyorsunuz.Không có ai nghe thấy bạn trong một gian hàng, bạn đang nhắn tin một cách lặng lẽ.
Kendi başınızasınız ve kimse sizi duymuyor, sadece mesaj atıyorsunuz.대화를 듣는 사람도 없고 혼자 조용히 문자를 보낼 수 있으니까요.
Kendi başınızasınız ve kimse sizi duymuyor, sadece mesaj atıyorsunuz.Nadie te oye en una cabina, envías los mensajes en silencio.
Kendi başınızasınız ve kimse sizi duymuyor, sadece mesaj atıyorsunuz.Nessuno vi può sentire, state solo messaggiando silenzionsamente.
Kendi başınızasınız ve kimse sizi duymuyor, sadece mesaj atıyorsunuz.Niemand hoort je, je sms't in stilte.
Kendi başınızasınız ve kimse sizi duymuyor, sadece mesaj atıyorsunuz.Niemand kann Ihnen lauschen, Sie schicken einfach leise eine SMS.
Kendi başınızasınız ve kimse sizi duymuyor, sadece mesaj atıyorsunuz.Nikdo vás při tom nemůže slyšet, smskujete prostě potichu.