Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.No escuchas hablar de ataques de león así que no hay muchos leones alrededor.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.Nu auziți despre atacuri de lei, deci nu sunt mulți lei în jur.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.O útocích lvů neslýcháváte, takže je kolem málo lvů.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.Sebaliknya karena jarang terdengar adanya serangan singa, maka jumlah singa seolah tidak banyak.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.Se non sentite parlare di attacchi di leoni, non ci sono tanti leoni in giro.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.Vous n'etendez pas beaucoup parler d'attaques de lions, il n'y a pas beaucoup de lions dans le coin.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.Wenn sie nicht viel über Löwenangriffe hören, dann sind nicht viele Löwen in der Gegend
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.Δεν ακούτε για επιθέσεις από λιοντάρια, άρα δεν υπάρχουν πολλά λιοντάρια τριγύρω.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.Если о нападениях львов ничего не слышно — львов в округе не много.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.Не чуватe за нападения на лъвове, значи наоколо няма много лъвове.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.לא שומעים על תקיפות אריות, אז אין הרבה אריות באיזור.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.لا تسمعون عن هجوم الأسود، لا توجد أسود كثيرة هنا.
Aslan saldırılarını duymuyorsanız, etrafta pek aslan yoktur.こう考えられるのも新聞が出回るまでです
Aslına bakarsanız çıtayı yükseltmek istemiyorum veya buna gerek duymuyorum.Eu não quero e não preciso de aumentar a fasquia.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Aquí ella mira hacia afuera y nos pasa por alto, y no hay duda que es una reina.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Doslova nás přehlíží. Není pochyb o tom, že je to královna.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Jej wzrok jest nieobecny i wyniosły. Nie ma wątpliwości, że jest królową.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Вона дивиться повз нас, без сумніву - цариця.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Она смотрит вдаль мимо нас, и мы понимаем, что имеем дело с королевой.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Тя гледа през нас и няма никакво съмнение, че тя е кралица.
Beni duymuyor musun, seni koca aptal?!Hör du dåligt, din stora buse?
Beni duymuyor musun, seni koca aptal?!Hører du dårligt, din store bølle?
Beni duymuyor musun, seni koca aptal?!Kuulitko, senkin iso tomppeli?
Beni duymuyor musun, seni koca aptal?!Não me ouves, grande palerma?!
Beni duymuyor musun, seni koca aptal?!Nie słyszysz, przygłupie?
Beni duymuyor musun, seni koca aptal?!¿No me has oído, cabeza hueca?
Beni duymuyor musun, seni koca aptal?!Non mi stai proprio a sentire, brutto stupido.
Beni duymuyor musun, seni koca aptal?!Δεν με ακούς, βόδι;
Beni duymuyor musun, seni koca aptal?!Ты что, не слышишь меня, болван?!
Bilimi anlamak bundan daha zor değil. Daha karmaşık bir enteklektüel faaliyete ihtiyaç duymuyor.A compreensão da ciência não é mais difícil do que isso, não envolve maiores atividades intelectuais.
Bilimi anlamak bundan daha zor değil. Daha karmaşık bir enteklektüel faaliyete ihtiyaç duymuyor.Capire la scienza non è poi così difficile,non necessità di grandi attvità cerebrali.
Bilimi anlamak bundan daha zor değil. Daha karmaşık bir enteklektüel faaliyete ihtiyaç duymuyor.Wissenschaft zu verstehen ist auch nicht komplizierter als so etwas, es benötigt keine Genies dafür.
Bilimi anlamak bundan daha zor değil. Daha karmaşık bir enteklektüel faaliyete ihtiyaç duymuyor.Разбирането на науката не е по-трудно.
Bilimi anlamak bundan daha zor değil. Daha karmaşık bir enteklektüel faaliyete ihtiyaç duymuyor.ただし、科学の主な役割は宇宙の解明であり、人を人たらしめることではありません
Bir gemiye ihtiyaç duymuyorsun, değil mi? -Hayır. Ya da araba?Et tarvitse laivaa vai?
Bir gemiye ihtiyaç duymuyorsun, değil mi?[Papaji] Nu ai nevoie de un vapor?
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.Apenas pensamos nele quando algo não está bem, quando temos um braço partido ou um ataque cardíaco.
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.우리는 어딘가 이상이 있을 때만 몸에 대해 생각합니다.
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.Το σκεφτόμαστε μόνο όταν κάτι δεν πάει καλά μ' αυτό, όταν σπάσουμε ένα χέρι όταν πάθουμε έμφραγμα.
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.Мы вспоминаем о нём, только когда что-то не так, например, когда ломаем руку или когда случается инфаркт.
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.אנחנו חושבים עליו רק כשמשהו לא עובד, אז
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.نحن فقط نفكر بأجسامنا عندما يحصل بها خلل، إذا، عندما
Bir şeyler ters gitmediği müddetçe genelde düşünme gereği duymuyoruz.腕の骨が折れたり 心臓発作が起きたり
Bu da nedir? dediğinizi duyar gibiyim. Yok, duymuyorum. (Gülüşmeler)"Ma che è?" vi sento chiedere... in realtà no... (Risate)
Bu da nedir? dediğinizi duyar gibiyim. Yok, duymuyorum.어떻습니까?
Bu da nedir? dediğinizi duyar gibiyim. Yok, duymuyorum.אז מה זה? אני שומע אתכם שואלים. לא, אני לא.
Bu da nedir? dediğinizi duyar gibiyim. Yok, duymuyorum.فما هذا؟ أسمعكم جميعاً تسألون. لا ، لا أسمعكم.
Bu da nedir? dediğinizi duyar gibiyim. Yok, duymuyorum.(笑)
Çünkü sana saygı duymuyorum.Mert nem bízom benned.
Çünkü sana saygı duymuyorum.Parce que je ne t'aime pas.
Çünkü sana saygı duymuyorum.Επειδή δεν μπορώ να σε σέβομαι.
Çünkü sana saygı duymuyorum.لانني لا استطيع احترامك
Dünya Mirası kongresi ulusal yargı alanının dışında kalan yerleri koruma ihtiyacı duymuyor.국가 영유권을 넘어서는 지역에 대한 보호의 필요성을 인지하지 못하고 있습니다.
Dünya Mirası kongresi ulusal yargı alanının dışında kalan yerleri koruma ihtiyacı duymuyor.Territorien geschützt werden müssen.
Dünya Mirası kongresi ulusal yargı alanının dışında kalan yerleri koruma ihtiyacı duymuyor.לצערנו, ועידת המורשת העולמית לא מכירה בצורך להגן על אזורים
Dünya Mirası kongresi ulusal yargı alanının dışında kalan yerleri koruma ihtiyacı duymuyor.الحاجة لحماية مناطق وراء السيطرة القومية في الوقت الحاضر
Dünya Mirası kongresi ulusal yargı alanının dışında kalan yerleri koruma ihtiyacı duymuyor.保護の必要性について書いていません つまりコスタリカ・ドームのような場所は
Duymuyor musun?Apa kau dengar aku?
Duymuyor musun?Cô nghe thấy không?
Duymuyor musun?Mi senti?