Çünkü hisler gerçekliğe yakındır. Modele ihtiyaç duymazsınız.Тъй като чувството е близко до реалността, нямате нужда от модел.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.(17:45) по одному слуху о мне повинуются мне; иноплеменники ласкательствуют предо мною;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.(18:45) Ils m`obéissent au premier ordre, Les fils de l`étranger me flattent;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Ao ouvirem de mim, logo me obedecem; com lisonja os estrangeiros se me submetem.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Apenas oían de mí, me rendían obediencia. Los hijos de los extranjeros me adulaban
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.El ascultă de mine la cea dintîi poruncă, fiii străinului mă linguşesc.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.es gehorcht mir mit gehorsamen Ohren. Ja, den Kindern der Fremde hat's wider mich gefehlt;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.hører de om mig, lyder de mig, Udlandets Sønner kryber for mig;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.저희가 내 풍성을 들은 즉시로 내게 순복함이여 이방인들이 내게 복종하리로다
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Le slišali so o meni, in so se mi pokorili, tujci so se mi vdajali z laskanjem.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Orang-orang asing tunduk kepadaku dan taat bila mendengar perintahku
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Ty jsi mne vyprostil z různic lidu, a postavils mne v hlavu národům; lid, kteréhož jsem neznal, sloužil mi.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Vừa khi nghe nói về tôi; chúng nó sẽ phục tôi; Các người ngoại bang sẽ giả bộ vâng theo tôi.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Vừa khi nghe_nói về tôi ; chúng_nó sẽ phục tôi ; Các người ngoại_bang sẽ giả_bộ vâng theo tôi .
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Vyslobodil si ma zo svárov ľudu; učinil si ma hlavou národom; ľud, ktorého som neznal, mi slúži.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Wyrwałeś mię od zwad ludzkich, a postawiłeś mię głową narodom; lud, któregom nie znał, służył mi.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Μολις ηκουσαν, και υπηκουσαν εις εμε ξενοι υπεταχθησαν εις εμε.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Щом чуха за мене, те ме и послушаха; Даже чужденците се преструваха, че ми се покоряват.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.לשמע אזן ישמעו לי בני נכר יכחשו לי׃
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.من سماع الاذن يسمعون لي. بنو الغرباء يتذللون لي.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.他 們 一 聽 見 我 的 名 聲 、 就 必 順 從 我 . 外 邦 人 要 投 降 我
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.他 們一聽見 我 的 名聲 、 就 必順從 我 . 外邦人 要 投降 我
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.(37:15) и стал я, как человек, который не слышит и не имеет в устах своих ответа,
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.(38:15) Je suis comme un homme qui n`entend pas, Et dans la bouche duquel il n`y a point de réplique.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Actué como un hombre que no oye, y en cuya boca no hay amonestación
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Ale já jako hluchý neslyším, a jako němý, kterýž neotvírá úst svých;
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Ale ja som ako hluchý, nečujem, a jako nemý, ktorý neotvorí svojich úst.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Alem ja niby głuchy nie słyszał, a jako niemy, który ust swoich nie otwiera.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Assim eu sou como homem que não ouve, e em cuja boca há com que replicar.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.De én, mint a siket, nem hallok, és olyan vagyok, mint a néma, a ki nem nyitja föl száját.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Het lijkt wel of ik doof ben, ik hoor niets; dat ik niet kan spreken, ik krijg mijn mond niet open.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Io, come un sordo, non ascolto e come un muto non apro la bocca
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.나는 듣지 못하는 자 같아서 입에는 변박함이 없나이다
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Men jag är lik en döv, som intet hör, och lik en stum, som icke upplåter sin mun;
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Mutta minä olen kuin kuuro, en mitään kuule, kuin mykkä, joka ei suutansa avaa.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Og jeg er som en døv, jeg hører ikke, og som en stum, som ikke later op sin munn.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Res, postal sem kakor on, ki ne sliši in ki mu ni dokazov v ustih.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Sînt ca un om, care n'aude, şi în gura căruia nu este niciun răspuns.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.som en Mand, der ikke kan høre, i hvis Mund der ikke er Svar.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Sungguh, aku seperti orang yang tidak mendengar, dan karena itu tidak membantah
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Tôi đã trở nên như người không nghe, Như người chẳng có lời đối lại ở trong miệng mình.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Tôi đã trở_nên như người không nghe , Như người chẳng có lời đối lại ở trong miệng mình .
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.und muß sein wie einer, der nicht hört und der keine Widerrede in seinem Munde hat.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Και ημην ως ανθρωπος μη ακουων και μη εχων αντιλογιαν εν τω στοματι αυτου.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.Да! съм като човек, който не чува, В чиито уста няма изобличения.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.ואהי כאיש אשר לא שמע ואין בפיו תוכחות׃
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.واكون مثل انسان لا يسمع وليس في فمه حجة.
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.我 如 不 聽 見 的 人 、 口 中 沒 有 回 話
Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.我 如 不 聽見 的 人 、 口中 沒 有 回話
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.ale ste pustili naprázdno každú moju radu a môjho karhania ste nechceli,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Anobrž strhli jste se všeliké rady mé, a trestání mého jste neoblíbili:
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.antes desprezastes todo o meu conselho, e não fizestes caso da minha repreensão;
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.avete trascurato ogni mio consiglio e la mia esortazione non avete accolto
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.eftersom I läten allt mitt råd fara och icke villen veta av min tillrättavisning
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.És elhagytátok minden én tanácsomat, és az én feddésemmel nem gondoltatok:
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.fiindcă lepădaţi toate sfaturile mele, şi nu vă plac mustrările mele,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.fordi I forsmådde alle mine råd og ikke vilde vite av min tilrettevisning,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.도리어 나의 모든 교훈을 멸시하며 나의 책망을 받지 아니하였은즉
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.(más bien, desechasteis todo consejo mío y no quisisteis mi reprensión)
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.men I lod hånt om alt mit Råd og tog ikke min Revselse til jer,