Ana içeriğe geç
Sözlük

duymaz ile cümle

duymaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bunu duymazdan gelme eğilimimiz var, şöyle düşünüyoruz:「俺は男だ 女の子の問題なんか」とね
Ancak Dutchman'i duyar duymaz hendekte parmağıyla bir çocuk resmi anımsarsınız,어쨌든, 여러분은 네덜란드인이라는 말을 듣는 즉시 아이가 제방에 손을 대고 있는 장면을 상상합니다.
Ancak Dutchman'i duyar duymaz hendekte parmağıyla bir çocuk resmi anımsarsınız,אבל ברגע ששומעים איש-הולנדי, אתם תראו את התמונה הזו של ילד עם האצבע בסכר,
Ancak Dutchman'i duyar duymaz hendekte parmağıyla bir çocuk resmi anımsarsınız,ولكن ما ان تسمع عبارة الهولندي حتى يخرج الى بالك مشهد الطفل عند السد
Ancak Dutchman'i duyar duymaz hendekte parmağıyla bir çocuk resmi anımsarsınız,少年が堤防の裂け目に指をつっこんで 決壊してオランダが洪水になるのを防いでいるような イメージが浮かぶでしょう
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.Czasami, organizmy chorobotwórcze nie polegają na przemieszczaniu się nosiciela.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.Khi bạn nhiễm bệnh, không dựa vào sự di chuyển của vật chủ để lan truyền.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.숙주의 이동성에 의존하지 않고서도 전염이 될 수 있는 병균들이 있습니다.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.Qualche volta ci sono dei patogeni che non hanno bisogno della mobilità dell'ospite per muoversi
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.Soms heb je ziekteverwekkers die voor overdracht niet afhankelijk zijn van de mobiliteit van de gastheer.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.Понякога получавате болестни организми, които не зависят на движението на домакина, за да се прехвърлят.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.לפעמים נתקלים באורגניזמי מחלה אשר אינם תלויים על ניידות הפונדקאי בשביל העברה.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.و أحياناً تجد كائنات مرضية لا تعتمد على حركة العائل كى تنتقل.
Bazen hastalık yapan organizmalar konağın hareketliliğine ihtiyaç duymazlar.病原菌に感染することもあります そうした場合 進化論の教えるところでは
Bazıları bunu duyar duymaz, 'Hah', 'Ey Tanrım, bunu duymak ne kadar güzel.Néhány létező pusztán ezt meghallva, már olyasmit érez, hogy "Ó, Istenem!"
Bazıları bunu duyar duymaz, 'Hah',Ne samo, nekateri, ko to slišijo, "Huh"
Bazıları bunu duyar duymaz, 'Hah',Nicht nur, einige Wesen hören das, 'Hah', schon fühlt etwas:
Belki de duymaz. ?leyse 汚k oraya.Est-ce qu'on aura chang?/i en deux ans ?
Belki de duymaz. ?leyse 汚k oraya.ربما نعم وربما لا
" Ben bunu yapamam" Aslında, bunu yapamayacak olan egomdu ve tabii egom bunu tamamen duymazdan geldi."Non posso farlo", il che significa che il mio Ego non può farlo e lui mi ignorò.
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.Andai aku tahu kita akan bertemu secara dramatis seperti ini, kita tidak perlu kencan buta!
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.Ha tudtam volna, hogy ilyen drámaian egymásba botlunk, nem kellett volna részt vennünk a szokásos vakrandin.
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.Si j'avais su que nous nous rencontrerions de cette façon, nous aurions pu éviter notre rencontre arrangée.
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.Sớm biết chúng ta sẽ có cuộc gặp "định mệnh" này, ngay từ đầu đừng nên làm mặt lạnh với nhau.
Böyle etkileyici bir şekilde karşılaşacağımızı bilseydim... ...o geleneksel sürpriz buluşmaya gerek duymazdık.إذا كنت أعلم بأننا سنتصادف هكذا دراميا فلن نحتاج إلى الموعد المدبر
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.A listán szerepel, hogy meglátogathatjuk a börtönben, de remélhetőleg erre sosem lesz szükség.
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.감옥에서의 면회도 포함되어 있는데, 다행히도 그걸 필요로 하지는 않겠지요.
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.La lista include anche il diritto di visita in carcere, ma spero non ne avrete mai bisogno.
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.Una lista que incluye derecho de visita en prisión, pero con suerte nunca lo necesitarán.
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.Список, в котором есть право на посещение в тюрьме, но, надеюсь, вам никогда не пригодится это.
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.У цей список входить навіть право відвідувати партнера у в'язниці. Сподіваюся, вам не потрібна така перевага.
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.רשימה שכוללת גם זכויות ביקור בכלא, אבל נקווה שלא תזדקקו לזה.
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.قائمة تتضمن حقوق الزيارة في السجن لكن على الأرجح لن تحتاج هذه
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.こんな権利は行使したくないものですね こういった政府からの役得以外にも 既婚者の給料は
Bu listede hapishanede ziyaret hakkıda bulunuyor, ama umarım buna hiç ihtiyaç duymazsınız.福利服務包括探監嘅權利, 希望你唔需要呢項服務啦。
Bunların hepsi benim için müzikti. Sınırları duymazdım.Para mi todo era música sin fronteras.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.만약 제가 이 소리를 2분이상 지속시킨다면 당신은 말그대로 이 소리를 더이상 듣지 않을겁니다.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Ak tento hluk nechám pustený dlhšie ako pár minút, doslova ho prestanete počuť.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Als ik deze roze ruis langer dan een paar minuten aan laat staan, zou je hem letterlijk niet meer te horen.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Dacă las acest zgomot roz mai mult de două minute, pur și simplu nu îl veți mai auzi.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Gdybym puścił ten szum na kilka minut, dosłownie przestalibyście go słyszeć.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Ha hagynám ezt a rózsaszín zajt pár percig szólni, akkor a szó szoros értelmében már nem hallanák.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Jika saya membiarkan kebisingan ini selama beberapa menit Anda akan mengabaikannya.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Nếu tôi để mặc tiếng ồn ào này tiếp tục hơn hai phút chính xác là quý vị sẽ không nghe nó nữa
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Pokud nechám tento absolutně zdravý zvuk puštěný na několik minut, přestanete ho vnímat.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Se eu deixar este barulho ligado por mais de dois minutos, vocês literalmente deixariam de ouvi-lo.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Se lasciassi attivo questo rumore rosa per più di due minuti letteralmente smettereste di udirlo.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Si dejo este ruido fluctuante por más de un par de minutos, literalmente lo dejan de escuchar.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Ако пусна този розов шум за повече от няколко минути, буквално ще престанете да го чувате.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Если я оставлю этот розовый шум на две минуты, вы буквально перестанете его слышать.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.Якщо я залишу цей рожевий шум більше ніж на пару хвилин, ви буквально перестанете чути його.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.אילו השארתי את הרעש הורוד הזה ליותר מכמה דקות, הייתם ממש מפסיקים לשמוע אותו.
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.ان استمرت هذه الضوضاء لمدة دقيقتين .. سوف تتوقف " حرفيا " عن الاحساس بها / الاستماع لها
Bu pembe gürültüyü iki dakikadan fazla açık bırakırsam, siz bu gürültüyü artık duymazsınız.皆さんは聴くのをやめるでしょう 私達は違いを聞き分けて
Çünkü Dutchman kelimesini duyar duymaz--Fantastic!
Çünkü Dutchman kelimesini duyar duymaz--왜냐하면, 비록 그것이 고풍적인 단어이고
Çünkü Dutchman kelimesini duyar duymaz--מאחר וברגע שאתם שומעים את המילה איש-הולנדי --
Çünkü Dutchman kelimesini duyar duymaz--لانه ما ان تسمع عبارة هولندي
Çünkü Dutchman kelimesini duyar duymaz--これは古い言葉なので 今はオランダ人のことをダッチマンとは呼びませんが --
Çünkü hisler gerçekliğe yakındır. Modele ihtiyaç duymazsınız.Weil das Gefühl der Realität so nah ist, brauchen sie kein Modell.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod