Vali ise hiçbir şey olmamış gibi güler ve konuşulanları duymazdan gelir.しかし王族は笑う事ははしたないとされ、笑うことが許されない。
Valf ihtiyacı duymaz.しかし、EOFは必要ではない。
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.这些人并不需要任何治疗。
Yerel port uzaktan erişim portu gibi aynı port numarasına ihtiyaç duymaz.本地埠號不用與遠地埠號一樣。
Uçma esnasında buna gerek duymaz.这并不利于飞行时使用。
Silah geritepme çukuruna ihtiyaç duymaz.这种吸液管不需要一次性枪头。
Craven "Lambamı alırsanız, hiçbir uyuşturucuya gerek duymazsınız...被沃克称为“买上一个,你再也不需要毒品”(If you buy my lamp, you won't need drugs)的神奇物品。
Valf ihtiyacı duymaz.武宗不能用。
Gerek duymaz.필요없을걸.
Uçma esnasında buna gerek duymaz.사실 비행기에서 굳이 통행증을 제시할 필요는 없다.
Islah olmayı kabullenmez ama suçluluk da duymaz.자살행위 그 자체는 물론,그 미수도 죄가 되지 않는다.
Düzenli beslenen insanlar genelde potasyum katkısına ihtiyaç duymazlar.그러나 식물은 일반적으로 배젖의 안료를 생산하지는 않는다.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.רוב המטופלים לא יכולים לעשות אימפרוביזציה בהתחלה.
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Повечето хора първоначално нямат нужда от инсулин.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Такива хора не се нуждаят от лечение.
Ritmi duyar duymaz başka bir yerlere ışınlandım.При бавна скорост и при престой не се е забелязвал никакъв шум.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Tim osobama nije potrebno liječenje.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^Velik dio oboljelih ne treba nikakvo liječenje.
Fısıldanan sırları seyirci duymaz.Tiché zvuky nie sú zaznamenané.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^Nekateri bolniki za obvladovanje bolezni ne potrebujejo nobenih zdravil.
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Voda je tudi hranilo.
Bu kişiler tedaviye de ihtiyaç duymazlar.Nekatere napake ne potrebujejo zdravljenja.
İndikatöre ihtiyaç duymaz.Ženklių intakų neturi.
Birçok hasta tedavi ihtiyacı duymaz. ^Daliai pacientų visiškai nereikia medikamentinio gydymo.
Valf ihtiyacı duymaz.Adolfas Nezabitauskas.
Erişim tarihi: 1 Ağustos 2009. ^ Duymaz, Ali (1998).Dominion: Conflict 1 (No More Noise) (1995 m.)
Çoğu insan, ilk başlarda insuline ihtiyaç duymaz.Enamik inimesi ei vaja esialgu insuliini.
Uzun uyun çalışma ihtiyacı duymaz.Kiirtejälituse protsess ise palju mälu ei tarvita.
Aşağıda da tartışılacağı üzere ikinci dalga ayrı bir varlığa sahip olmaya gerek duymaz.Nagu on allpool selgitatud, ei pea teisel lainel olema eraldi olemus.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.A najemnik ucieka, iż jest najemnik i nie ma pieczy o owcach.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.A nájomník uteká, pretože je nájomník a nedbá o ovce.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Ấy vì nó là kẻ chăn thuê , chẳng lo_lắng chi đến chiên .
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Ấy vì nó là kẻ chăn thuê, chẳng lo lắng chi đến chiên.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.béres pedig [azért] fut el, mert béres, és nincs gondja a juhokra.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Cel plătit fuge, pentrucă este plătit, şi nu -i pasă de oi.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Der Mietling aber flieht; denn er ist ein Mietling und achtet der Schafe nicht.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.egli è un mercenario e non gli importa delle pecore
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.fordi han er en Lejesvend og ikke bryder sig om Fårene.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.for han er en leiesvenn, og fårene ligger ham ikke på hjerte.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Han är ju lejd och frågar icke efter fåren.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Hän pakenee, sillä hän on palkattu eikä välitä lampaista.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Huye porque es asalariado, y a él no le importan las ovejas
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.달아나는 것은 저가 삯군인 까닭에 양을 돌아보지 아니함이나
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Nájemník pak utíká; nebo nájemník jest, a nemá péče o ovce.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.on pa beži, ker je najemnik, in ne mara za ovce.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Orang upahan itu lari, sebab ia bekerja untuk upah. Ia tidak mempedulikan domba-domba itu
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Ora, o mercenário foge porque é mercenário, e não se importa com as ovelhas.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Zo'n herdersknecht denkt alleen aan zichzelf. Het interesseert hem niet wat er met de schapen gebeurt.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Ο δε μισθωτος φευγει, διοτι ειναι μισθωτος και δεν μελει αυτον περι των προβατων.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.А наемник бежит, потому что наемник, и нерадит об овцах.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Наймит же втїкав, бо він наймит, і не журить ся про вівцї.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.השכיר ינוס כי שכיר הוא ולא ידאג לצאן׃
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.والاجير يهرب لانه اجير ولا يبالي بالخراف.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.雇 工 逃 走 、 因 他 是 雇 工 、 並 不 顧 念 羊
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.雇工 逃走 、 因 他 是 雇工 、 並不顧 念 羊
Ama bunu duymazdan gelme eğilimimiz var, şöyle düşünüyoruz: "Amaan, ben erkeğim.Viele Männer hören den Begriff "Frauenprobleme" und wir neigen dazu, das auszublenden und denken:
Ama bunu duymazdan gelme eğilimimiz var, şöyle düşünüyoruz:남성들과는 전혀 상관없는 문제로 생각하는 경향이 있습니다.
Ama bunu duymazdan gelme eğilimimiz var, şöyle düşünüyoruz:Se gândesc:
Ama bunu duymazdan gelme eğilimimiz var, şöyle düşünüyoruz:ומיד אנחנו נוטים לאבד קשב, ואנחנו חושבים,
Ama bunu duymazdan gelme eğilimimiz var, şöyle düşünüyoruz:ونميل إلى إبعادها عن أذهاننا، ونعتقد،